22 MART DÜNYA SU GÜNÜ: ‘SUYUN AKTIĞI YERDE, EŞİTLİK YEŞERİR’

Gündem (mersindesonhaber) - mersindesonhaber | 22.03.2026 - 22:22, Güncelleme: 22.03.2026 - 22:22 102 kez okundu.
 

22 MART DÜNYA SU GÜNÜ: ‘SUYUN AKTIĞI YERDE, EŞİTLİK YEŞERİR’

Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılı teması “Su ve Cinsiyet Eşitliği” olarak belirlenen Dünya Su Günü kapsamında yapılan açıklamada, su yönetiminin yalnızca teknik bir mesele değil; aynı zamanda bir insan hakkı ve sosyal adalet konusu olduğu vurgulandı.

Açıklamada, küresel su krizinin giderek derinleştiğine dikkat çekilerek, dünya genelinde yaklaşık 2,1 milyar insanın güvenli ve temiz suya erişimde sorun yaşadığı belirtildi. Özellikle suya erişimde yaşanan eşitsizliklerin en ağır yükünü kadınlar ve kız çocuklarının taşıdığına işaret edilerek, çözüm süreçlerinde bu kesimlerin merkeze alınması gerektiği ifade edildi. Birleşmiş Milletler, su krizine karşı geliştirilecek politikaların kadınların liderliğini, katılımını ve karar alma süreçlerindeki etkinliğini artıracak şekilde tasarlanmasının önemine vurgu yaptı. Kadınların su yönetiminde daha fazla söz sahibi olduğu toplumlarda hizmetlerin daha kapsayıcı ve sürdürülebilir hale geldiği belirtildi. Türkiye özelinde ise ülkenin sanıldığı gibi su zengini olmadığına dikkat çekildi. Kişi başına düşen yıllık yaklaşık 1305 metreküp su miktarıyla Türkiye’nin “su stresi çeken” ülkeler arasında yer aldığı ve artan nüfus ile iklim değişikliğinin etkileriyle gelecekte “su kıtlığı” riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi. Su kaynaklarının etkin yönetimi için bütüncül politikaların gerekliliğine işaret edilen açıklamada; tarım, sanayi ve kentsel alanlarda su kullanımının verimli hale getirilmesi, su ayak izinin azaltılması ve havza bazlı planlamaların önemine değinildi. Ayrıca dijital izleme sistemleri ve yapay zekâ destekli modellerle su yönetiminin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. 13 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe giren Ulusal Su Planı (2026–2035) kapsamında, yeraltı sularının stratejik rezerv olarak korunması, tarımda modern sulama sistemlerine geçilmesi ve kentsel su kayıplarının azaltılması gibi hedefler öne çıkıyor. Ancak planın, 2026 temasına rağmen toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini yeterince içermediği eleştirisi yapıldı. Açıklamada, su yönetimi politikalarının kadınların eşit temsiline olanak sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edilerek, tüm planlama süreçlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin gözetilmesi çağrısında bulunuldu. Son olarak, temiz ve yeterli suya erişimin temel bir insan hakkı olduğu vurgulanarak, su kaynaklarının kirletilmesi ve ticarileştirilmesine karşı çıkıldı. Açıklama, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Mersin İl Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Erkan Demir imzasıyla kamuoyuna duyuruldu.  
Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılı teması “Su ve Cinsiyet Eşitliği” olarak belirlenen Dünya Su Günü kapsamında yapılan açıklamada, su yönetiminin yalnızca teknik bir mesele değil; aynı zamanda bir insan hakkı ve sosyal adalet konusu olduğu vurgulandı.

Açıklamada, küresel su krizinin giderek derinleştiğine dikkat çekilerek, dünya genelinde yaklaşık 2,1 milyar insanın güvenli ve temiz suya erişimde sorun yaşadığı belirtildi. Özellikle suya erişimde yaşanan eşitsizliklerin en ağır yükünü kadınlar ve kız çocuklarının taşıdığına işaret edilerek, çözüm süreçlerinde bu kesimlerin merkeze alınması gerektiği ifade edildi.

Birleşmiş Milletler, su krizine karşı geliştirilecek politikaların kadınların liderliğini, katılımını ve karar alma süreçlerindeki etkinliğini artıracak şekilde tasarlanmasının önemine vurgu yaptı. Kadınların su yönetiminde daha fazla söz sahibi olduğu toplumlarda hizmetlerin daha kapsayıcı ve sürdürülebilir hale geldiği belirtildi.

Türkiye özelinde ise ülkenin sanıldığı gibi su zengini olmadığına dikkat çekildi. Kişi başına düşen yıllık yaklaşık 1305 metreküp su miktarıyla Türkiye’nin “ su stresi çeken” ülkeler arasında yer aldığı ve artan nüfus ile iklim değişikliğinin etkileriyle gelecekte “ su kıtlığı” riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi.

Su kaynaklarının etkin yönetimi için bütüncül politikaların gerekliliğine işaret edilen açıklamada; tarım, sanayi ve kentsel alanlarda su kullanımının verimli hale getirilmesi, su ayak izinin azaltılması ve havza bazlı planlamaların önemine değinildi. Ayrıca dijital izleme sistemleri ve yapay zekâ destekli modellerle su yönetiminin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

13 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe giren Ulusal Su Planı (2026–2035) kapsamında, yeraltı sularının stratejik rezerv olarak korunması, tarımda modern sulama sistemlerine geçilmesi ve kentsel su kayıplarının azaltılması gibi hedefler öne çıkıyor. Ancak planın, 2026 temasına rağmen toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini yeterince içermediği eleştirisi yapıldı.

Açıklamada, su yönetimi politikalarının kadınların eşit temsiline olanak sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edilerek, tüm planlama süreçlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin gözetilmesi çağrısında bulunuldu.

Son olarak, temiz ve yeterli suya erişimin temel bir insan hakkı olduğu vurgulanarak, su kaynaklarının kirletilmesi ve ticarileştirilmesine karşı çıkıldı.

Açıklama, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Mersin İl Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Erkan Demir imzasıyla kamuoyuna duyuruldu.

 

Mersin HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mersindesonhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.