BARO BAŞKANI ÖZDEMİR: ‘CUMHURİYET, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE ADALETİN HER KOŞULDA SAĞLANMASI DEMEKTİR’
BARO BAŞKANI ÖZDEMİR: ‘CUMHURİYET, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE ADALETİN HER KOŞULDA SAĞLANMASI DEMEKTİR’
Mersin Barosu Başkanlığı, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103. yılı nedeniyle resepsiyon düzenledi. Baro Başkanı Av. Gazi Özdemir ve yönetim kurulu üyeleri, Cumhuriyet Bayramı’nı resepsiyonda meslektaşları ve kent protokolü ile birlikte kutladı. Özdemir konuşmasında, “Cumhuriyet, cübbelerimize büyük bir sorumluluk yüklemiştir. Cumhuriyet, hukukun üstünlüğü ve adaletin her koşulda sağlanması demektir. Cumhuriyeti yaşatmak, adaleti her yerde ve herkes için savunmakla mümkündür” dedi.
Mersin Barosu Başkanlığı, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103. yılı nedeniyle resepsiyon düzenledi. Baro Başkanı Av. Gazi Özdemir ve yönetim kurulu üyeleri, Cumhuriyet Bayramı’nı resepsiyonda meslektaşları ve kent protokolü ile birlikte kutladı. Özdemir konuşmasında, “Cumhuriyet, cübbelerimize büyük bir sorumluluk yüklemiştir. Cumhuriyet, hukukun üstünlüğü ve adaletin her koşulda sağlanması demektir. Cumhuriyeti yaşatmak, adaleti her yerde ve herkes için savunmakla mümkündür” dedi.
Mersin Barosu Gökdelen hizmet biriminde düzenlenen resepsiyona, Mersin Büyükşehir Belediye başkan vekilini temsilen Meclis Üyesi Av. Hamit Mert Avcı, Yenişehir Belediye Başkan Vekili Çağdaş Dutlu, Mezitli Belediye Başkan Vekili Turgut Selağzı, Mersin Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Emin levent Türkili, MESİAD Başkanı Adnan Gündoğdu, MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Mersin Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Sabit Ahmetler, Mersin Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan / Berdan Doğan, İyi Parti Toroslar İlçe Başkanı Av. Ali Murtaza Özdemir ve avukatlar katıldı.
“CUMHURİYET; HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE ADALETİN HER KOŞULDA SAĞLANMASI DEMEKTİR”
Gecede konuşma yapan Baro Başkanımız Av. Gazi Özdemir, Cumhuriyet’in karanlıktan aydınlığa, kulluktan yurttaşlığa, esaretten bağımsızlığa uzanan tarihsel bir iradenin adı olduğunu belirterek, “ Cumhuriyet aynı zamanda aklın dogmalara, bilimin cehalete, özgürlüğün baskıya karşı kazandığı büyük bir zaferdir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, büyük fedakârlıklarla kurulan Cumhuriyet; yalnızca bir yönetim biçimi değil, eşit yurttaşlık temelinde çağdaş bir toplum yaratma idealidir. Bu ideal, milletimizin bağımsız yaşama kararlılığının, onurunun ve geleceğe duyduğu inancın en güçlü ifadesidir. Cumhuriyet; hukukun üstünlüğü ve adaletin her koşulda sağlanması demektir.
Cumhuriyet, bizlere yalnızca geçmişten kalan bir tarihsel miras değil, bugününü ve yarınını özgürce kurabilen bir toplum olma sorumluluğu da yüklemiştir. Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında savaşların, çatışmaların, eşitsizliklerin ve ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı; kadınların ve çocukların yaşam haklarının tehdit edildiği, insanların kimlikleri ve düşünceleri nedeniyle ayrımcılığa uğradığı bir dünyada yaşıyoruz. Böylesi bir dönemde Cumhuriyet’in değerleri, her zamankinden daha büyük bir anlam taşımaktadır.
Çünkü Cumhuriyet; insan onurunun korunması, özgür düşüncenin yaşatılması, eşitliğin sağlanması ve adaletin herkes için erişilebilir olması demektir. Hiç kimsenin kendisini hukuk karşısında güçsüz, toplum karşısında değersiz hissetmediği bir ülke idealidir. Cumhuriyet; hukukun üstünlüğü ve adaletin her koşulda sağlanması demektir” diye konuştu.
“CUMHURİYET, CÜBBELERİMİZE BÜYÜK BİR SORUMLULUK YÜKLEMİŞTİR”
Özdemir konuşmasında, Cumhuriyet’in temelinde akıl, bilim, laiklik ve hukukun üstünlüğü olduğunu hatırlatarak, “Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük değerlerden biri, toplumun geleceğini aklın ve bilimin ışığında şekillendirme iradesidir. Ancak bir Cumhuriyet’in gücü yalnızca kurumlarının varlığıyla ölçülemez. O kurumların ne ölçüde bağımsız olduğu, hukukun herkese eşit uygulanıp uygulanmadığı ve yurttaşların haklarını ne ölçüde özgürce kullanabildiği de en az bunun kadar önemlidir. İşte bu noktada biz hukukçulara ve barolara önemli sorumluluklar düşmektedir. Çünkü Cumhuriyet, cübbelerimize büyük bir sorumluluk yüklemiştir. Hukukun üstünlüğünün zedelendiği, yargı bağımsızlığının tartışmalı hâle geldiği ve savunma hakkının sınırlandırıldığı bir yerde, Cumhuriyet’in demokratik niteliği de zarar görür. Bizim görevimiz, hukukun evrensel ilkelerini her koşulda savunmak; adaletin hiçbir gücün, makamın ya da çıkarın gölgesinde kalmasına izin vermemektir.
Cumhuriyet’i yaşatmak, yalnızca bayramlarda onu anmakla değil; haksızlık karşısında susmamakla, hak ihlallerine karşı durmakla, adaleti her yerde ve herkes için savunmakla mümkündür. Çünkü bağımsız savunma, bağımsız yargının ve demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez güvencelerinden biridir. Avukatın özgür olmadığı, savunmanın etkin biçimde yapılamadığı bir düzende, yurttaşın hak arama özgürlüğü de eksik kalır.
Mersin Barosu olarak inanıyoruz ki Cumhuriyet’in kazanımlarını korumanın yolu, hukukun üstünlüğünü güçlendirmekten, insan haklarını esas almaktan ve adaletin herkes için eşit biçimde tecelli etmesini sağlamaktan geçmektedir” şeklinde konuştu.
“CUMHURİYET’İ SAVUNMAK, YAŞAM HAKKINI SAVUNMAKTIR”
Baro Başkanı Özdemir konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Cumhuriyet; kadınların, gençlerin, emekçilerin, çocukların ve dezavantajlı grupların eşit haklara sahip olduğu bir ülke kurma mücadelesidir. Kadınların toplumsal yaşamda eşit ve özgür bireyler olarak var olabilmesi, çocukların güven içinde büyümesi, gençlerin düşüncelerini korkmadan ifade edebilmesi, basının özgürce görev yapabilmesi ve emeğin karşılığını bulması; demokratik Cumhuriyet’in vazgeçilmez koşullarıdır.
Cumhuriyet’in bizlere açtığı yol, yalnızca geçmişte elde edilmiş haklarla sınırlı değildir. Bu yol, eşitliğin hayatın her alanında gerçekleştiği, ayrımcılığın ortadan kalktığı ve insan haklarının tartışmasız biçimde güvence altına alındığı bir geleceğe uzanmaktadır.
Bu nedenle Cumhuriyet’i savunmak, aynı zamanda yaşam hakkını, kadınların özgürlüğünü, çocukların üstün yararını, ifade özgürlüğünü ve doğayı savunmaktır. Cumhuriyet’in değerleri, ancak toplumun tüm kesimleri bu değerlerden eşit biçimde yararlanabildiğinde gerçek anlamına ulaşır.
Cumhuriyet, geçmişten devraldığımız bir emanettir; ancak onu geleceğe taşımanın sorumluluğu bugünün kuşaklarına aittir. Cumhuriyet’i korumak kadar onu demokratik değerlerle güçlendirmek, özgürlük alanlarını genişletmek ve hukuk devletini sağlam temeller üzerine oturtmak da görevimizdir.
“CUMHURİYET’İ GÜÇLÜ KILAN; ONU HER GÜN YENİDEN YAŞATAN, KORUYAN VE GELİŞTİREN İNSANLARIN KARARLILIĞIDIR”
Mersin Barosu olarak, hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını, savunmanın özgürlüğünü ve insan haklarını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Hiçbir yurttaşın adalet arayışında yalnız kalmadığı, hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu, hukukun herkese eşit uygulandığı bir ülke için çalışmayı sürdüreceğiz. Biliyoruz ki Cumhuriyet’i güçlü kılan, yalnızca kuruluşundaki tarihsel irade değil; onu her gün yeniden yaşatan, koruyan ve geliştiren insanların kararlılığıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Onların bizlere bıraktığı en büyük miras olan Cumhuriyet’i, demokrasiyle, adaletle, özgürlükle ve eşitlikle geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir. Cumhuriyet, hepimizin ortak yaşam iradesidir.
Sözlerimi tamamlarken şunu özellikle ifade etmek istiyorum: Cumhuriyet, yalnızca geçmişte yazılmış bir destan değil, her gün yeniden yazılması gereken ortak geleceğimizdir. O geleceği; akılla, bilimle, hukukla, vicdanla ve dayanışmayla kuracağız.
Cumhuriyet’in ışığının hiçbir zaman sönmemesi, çocuklarımızın daha özgür, gençlerimizin daha umutlu, yurttaşlarımızın daha eşit ve adaletin daha güçlü olduğu bir ülkede yaşaması dileğiyle. Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın demokrasi. Yaşasın hukukun üstünlüğü ve özgür savunma.”
Mersin HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

