SİTESOL1
TOLGAGÖKÇELİ

İKLİM, ÇEVRE VE KADIN: YEŞİL DÖNÜŞÜMÜN KALBİ OSB’LERDE ATIYOR!

Gündem (mersindesonhaber) - mersindesonhaber | 05.10.2026 - 23:56, Güncelleme: 05.10.2026 - 23:56 222 kez okundu.
 

İKLİM, ÇEVRE VE KADIN: YEŞİL DÖNÜŞÜMÜN KALBİ OSB’LERDE ATIYOR!

TÜİOSB Gıda İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi Başkanı, OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi ve Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik İhtisas Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, Gaziantep’te düzenlenen “İklim, Çevre, Kadın” toplantıları kapsamındaki Yöneten Kadın Liderler Forumu’nda, Türkiye sanayisinin yeşil dönüşüm yolculuğunu OSB’ler perspektifinden değerlendirdi.

  Yeşil dönüşümün yalnızca teknoloji, enerji ve çevre yatırımlarından ibaret olmadığını vurgulayan Balta; ekonomik, çevresel ve sosyal dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, kadınların da bu sürecin uygulayıcısı olmanın ötesinde karar mekanizmalarında daha güçlü biçimde yer alması gerektiğine dikkat çekti.   “OSB’ler dönüşümün en güçlü uygulama alanlarından biri” Türkiye sanayisinin yaklaşık yarısının OSB’lerde üretildiğini hatırlatan Balta, organize sanayi bölgelerinin artık yalnızca üretim yapılan alanlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye genelindeki OSB’lerde 69 bini aşkın firma ve 2,7 milyonu aşan doğrudan istihdam bulunduğuna dikkat çeken Balta, OSB’lerin altyapıdan arıtmaya, mesleki eğitimden teknoparklara ve sosyal tesislere kadar uzanan yapılarıyla ekonomik, çevresel ve sosyal dönüşümün birlikte gerçekleştirilebileceği önemli ekosistemler olduğunu ifade etti ve şunları ekledi: “Şunu söyleyebiliriz: Yeşil dönüşüm sanayi bölgelerinde daha somut bir karşılık buluyor. Türkiye’deki 419 OSB’nin 302’si işletme aşamasında... 31 OSB, yeşil OSB statüsünde bulunuyor. OSB’lerde yenilenebilir enerji alanında da önemli bir kapasite oluşmuş durumda. 207 OSB’de 5.504 yenilenebilir enerji santrali, toplam 5.289 MW kurulu güce ulaştı; bunun 4.820 MW’ı güneş enerjisinden oluşuyor.”   “Bu bir yük değil, artık üretimin yeni gerçeği” İklim politikalarının ve yeşil dönüşümün sanayici açısından yeni bir yük oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Balta, özellikle ihracat odaklı üretim yapan Türkiye açısından dönüşümün bir tercih olmaktan çıktığını vurguladı ve şöyle konuştu:  “Biz yeşil dönüşümü sanayicinin üzerine gelen yeni bir yük olarak görmüyoruz. Dünya değişiyor, pazarların kuralları değişiyor. İhracatımızı sürdürmek, rekabet gücümüzü korumak ve küresel değer zincirlerinin içinde kalmak istiyorsak bu dönüşüm kaçınılmaz. Ancak sanayiciden dönüşüm beklerken, ihtiyaç duyduğu finansmana erişimini de mümkün kılmak zorundayız.”   KOBİ’lere “Terzi Usulü” yeşil finansman Dönüşümün önündeki en önemli konulardan birinin finansmana erişim olduğuna dikkat çeken Balta, özellikle KOBİ’ler için standart finansman paketlerinin yeterli olmayacağını söyledi ve şu öneride bulundu: “Her işletmenin ölçeği, sektörü, teknolojisi, yatırım ihtiyacı ve geri dönüş süresi farklı. Dolayısıyla herkese aynı finansman paketini sunamayız. Finansmanı işletmenin ihtiyacına göre tasarlamalı; tabiri caizse ‘terzi usulü’ modeller geliştirmeliyiz. Üretimin hammadde tedarikinden makine parkına, su ve enerji kullanımından atık yönetimine ve emisyonlara kadar bütüncül biçimde yeniden ele alınması gerekiyor. Bu modelde özkaynak, kredi, hibe, garanti mekanizmaları ve alternatif finansman araçları, işletmenin ihtiyacına göre bir araya getirilebilir. Kamunun teşvik mekanizmalarını ikiz dönüşüm odağında geliştirmesi, finans kuruluşlarının uzun vadeli ve uygun koşullu yeşil finansman araçları sunması, OSB’lerin ise saha bilgisi ve veri gücüyle süreci desteklemesi gerektiğini düşünüyorum.”   Yeşil dönüşüm aynı zamanda adil ve sosyal bir dönüşüm Balta, sanayinin dönüşümünü yalnızca karbon emisyonlarının azaltılması ya da yenilenebilir enerji yatırımları üzerinden değerlendirmenin eksik kalacağını belirtti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TSE ve OSBÜK iş birliğinde yürütülen Yeşil OSB Belgelendirmesi kapsamında çevresel kriterlerin yanı sıra kadın istihdamı, kadın yönetici oranı, çalışan hakları, sosyal sorumluluk, iş sağlığı ve güvenliği gibi kriterlerin de yer aldığını hatırlatan Balta, bunun yeşil dönüşüm ile sosyal dönüşüm arasındaki güçlü bağı ortaya koyduğunu söyledi ve ekledi: “Dönüşümün sürdürülebilir olması için aynı zamanda adil ve kapsayıcı olması gerekiyor. Kadınların üretimde, mühendislikte ve yönetimde daha güçlü yer alması; özellikle dönüşümün planlandığı ve kararların alındığı masalarda bulunması bu sürecin önemli bir parçasıdır.” TÜİOSB’nin bu yaklaşımın Türkiye’deki önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Balta, bölgenin Türkiye’nin ilk “Yeşil Doğan OSB” ekosistemi olarak daha kuruluş aşamasından itibaren yeşil ve dijital dönüşüm ilkeleriyle tasarlandığını ifade etti. TÜİOSB’de enerji ve su verimliliğinden yenilenebilir enerjiye, atık yönetiminden dijital altyapıya ve sosyal yaşam alanlarına kadar sürdürülebilirliğin bütüncül biçimde ele alındığını hatırlattı. Balta, OSBÜK Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik İhtisas Kurulu kapsamında hazırlanan Sürdürülebilirlik Strateji Belgesi ile yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, eğitim, iş geliştirme, Ar-Ge, kapasite geliştirme ve afet yönetiminden oluşan yedi stratejik alanın tüm OSB’lerin kullanımına sunulduğunu da kaydederek sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye'nin üretim gücünü korurken çevresel sorumluluğumuzu da yerine getirmek zorundayız. Bunu sanayiciyi yalnız bırakarak değil; kamu, finans sektörü, OSB'ler ve iş dünyasının birlikte hareket ettiği bir modelle başarabiliriz. Kadınların da bu dönüşümün karar masalarında güçlü biçimde yer aldığı, rekabetçi, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir sanayi geleceğini birlikte kurmalıyız.”  
TÜİOSB Gıda İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi Başkanı, OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi ve Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik İhtisas Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, Gaziantep’te düzenlenen “İklim, Çevre, Kadın” toplantıları kapsamındaki Yöneten Kadın Liderler Forumu’nda, Türkiye sanayisinin yeşil dönüşüm yolculuğunu OSB’ler perspektifinden değerlendirdi.

 

Yeşil dönüşümün yalnızca teknoloji, enerji ve çevre yatırımlarından ibaret olmadığını vurgulayan Balta; ekonomik, çevresel ve sosyal dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, kadınların da bu sürecin uygulayıcısı olmanın ötesinde karar mekanizmalarında daha güçlü biçimde yer alması gerektiğine dikkat çekti.

 

“OSB’ler dönüşümün en güçlü uygulama alanlarından biri”

Türkiye sanayisinin yaklaşık yarısının OSB’lerde üretildiğini hatırlatan Balta, organize sanayi bölgelerinin artık yalnızca üretim yapılan alanlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Türkiye genelindeki OSB’lerde 69 bini aşkın firma ve 2,7 milyonu aşan doğrudan istihdam bulunduğuna dikkat çeken Balta, OSB’lerin altyapıdan arıtmaya, mesleki eğitimden teknoparklara ve sosyal tesislere kadar uzanan yapılarıyla ekonomik, çevresel ve sosyal dönüşümün birlikte gerçekleştirilebileceği önemli ekosistemler olduğunu ifade etti ve şunları ekledi:

“Şunu söyleyebiliriz: Yeşil dönüşüm sanayi bölgelerinde daha somut bir karşılık buluyor. Türkiye’deki 419 OSB’nin 302’si işletme aşamasında... 31 OSB, yeşil OSB statüsünde bulunuyor. OSB’lerde yenilenebilir enerji alanında da önemli bir kapasite oluşmuş durumda. 207 OSB’de 5.504 yenilenebilir enerji santrali, toplam 5.289 MW kurulu güce ulaştı; bunun 4.820 MW’ı güneş enerjisinden oluşuyor.”

 

“Bu bir yük değil, artık üretimin yeni gerçeği”

İklim politikalarının ve yeşil dönüşümün sanayici açısından yeni bir yük oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Balta, özellikle ihracat odaklı üretim yapan Türkiye açısından dönüşümün bir tercih olmaktan çıktığını vurguladı ve şöyle konuştu:

 “Biz yeşil dönüşümü sanayicinin üzerine gelen yeni bir yük olarak görmüyoruz. Dünya değişiyor, pazarların kuralları değişiyor. İhracatımızı sürdürmek, rekabet gücümüzü korumak ve küresel değer zincirlerinin içinde kalmak istiyorsak bu dönüşüm kaçınılmaz. Ancak sanayiciden dönüşüm beklerken, ihtiyaç duyduğu finansmana erişimini de mümkün kılmak zorundayız.”

 

KOBİ’lere “Terzi Usulü” yeşil finansman

Dönüşümün önündeki en önemli konulardan birinin finansmana erişim olduğuna dikkat çeken Balta, özellikle KOBİ’ler için standart finansman paketlerinin yeterli olmayacağını söyledi ve şu öneride bulundu:

“Her işletmenin ölçeği, sektörü, teknolojisi, yatırım ihtiyacı ve geri dönüş süresi farklı. Dolayısıyla herkese aynı finansman paketini sunamayız. Finansmanı işletmenin ihtiyacına göre tasarlamalı; tabiri caizse ‘terzi usulü’ modeller geliştirmeliyiz. Üretimin hammadde tedarikinden makine parkına, su ve enerji kullanımından atık yönetimine ve emisyonlara kadar bütüncül biçimde yeniden ele alınması gerekiyor. Bu modelde özkaynak, kredi, hibe, garanti mekanizmaları ve alternatif finansman araçları, işletmenin ihtiyacına göre bir araya getirilebilir. Kamunun teşvik mekanizmalarını ikiz dönüşüm odağında geliştirmesi, finans kuruluşlarının uzun vadeli ve uygun koşullu yeşil finansman araçları sunması, OSB’lerin ise saha bilgisi ve veri gücüyle süreci desteklemesi gerektiğini düşünüyorum.”

 

Yeşil dönüşüm aynı zamanda adil ve sosyal bir dönüşüm

Balta, sanayinin dönüşümünü yalnızca karbon emisyonlarının azaltılması ya da yenilenebilir enerji yatırımları üzerinden değerlendirmenin eksik kalacağını belirtti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TSE ve OSBÜK iş birliğinde yürütülen Yeşil OSB Belgelendirmesi kapsamında çevresel kriterlerin yanı sıra kadın istihdamı, kadın yönetici oranı, çalışan hakları, sosyal sorumluluk, iş sağlığı ve güvenliği gibi kriterlerin de yer aldığını hatırlatan Balta, bunun yeşil dönüşüm ile sosyal dönüşüm arasındaki güçlü bağı ortaya koyduğunu söyledi ve ekledi:

“Dönüşümün sürdürülebilir olması için aynı zamanda adil ve kapsayıcı olması gerekiyor. Kadınların üretimde, mühendislikte ve yönetimde daha güçlü yer alması; özellikle dönüşümün planlandığı ve kararların alındığı masalarda bulunması bu sürecin önemli bir parçasıdır.”

TÜİOSB’nin bu yaklaşımın Türkiye’deki önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Balta, bölgenin Türkiye’nin ilk “Yeşil Doğan OSB” ekosistemi olarak daha kuruluş aşamasından itibaren yeşil ve dijital dönüşüm ilkeleriyle tasarlandığını ifade etti. TÜİOSB’de enerji ve su verimliliğinden yenilenebilir enerjiye, atık yönetiminden dijital altyapıya ve sosyal yaşam alanlarına kadar sürdürülebilirliğin bütüncül biçimde ele alındığını hatırlattı.

Balta, OSBÜK Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik İhtisas Kurulu kapsamında hazırlanan Sürdürülebilirlik Strateji Belgesi ile yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, eğitim, iş geliştirme, Ar-Ge, kapasite geliştirme ve afet yönetiminden oluşan yedi stratejik alanın tüm OSB’lerin kullanımına sunulduğunu da kaydederek sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye'nin üretim gücünü korurken çevresel sorumluluğumuzu da yerine getirmek zorundayız. Bunu sanayiciyi yalnız bırakarak değil; kamu, finans sektörü, OSB'ler ve iş dünyasının birlikte hareket ettiği bir modelle başarabiliriz. Kadınların da bu dönüşümün karar masalarında güçlü biçimde yer aldığı, rekabetçi, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir sanayi geleceğini birlikte kurmalıyız.”

 

Mersin HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mersindesonhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.