MESİAD BAŞKANI ADNAN GÜNDOĞDU: ‘ÜRETENİ YAŞATMAK, TÜRKİYE EKONOMİSİNİ YAŞATMAKTIR’
MESİAD BAŞKANI ADNAN GÜNDOĞDU: ‘ÜRETENİ YAŞATMAK, TÜRKİYE EKONOMİSİNİ YAŞATMAKTIR’
Mersin Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Başkanı Adnan Gündoğdu, yüksek kredi faizleri ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin sanayici, ihracatçı ve KOBİ’ler üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, başta kamu bankaları olmak üzere tüm bankalara kredi politikalarını yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu.
Mersin Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Başkanı Adnan Gündoğdu, yüksek kredi faizleri ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin sanayici, ihracatçı ve KOBİ’ler üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, başta kamu bankaları olmak üzere tüm bankalara kredi politikalarını yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu.
Mersin Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (MESİAD) Başkanı Adnan Gündoğdu, Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik politikaları iş dünyası olarak desteklediklerini ancak üretimin devamlılığını sağlayan işletmelerin finansman yükünün sürdürülebilir sınırları aştığını söyledi.
Güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomi için kalıcı fiyat istikrarının önemine dikkat çeken Gündoğdu, mevcut kredi maliyetlerinin sanayici, ihracatçı ve KOBİ’lerin üretim, yatırım ve istihdam kararlarını olumsuz etkilediğini ifade etti.
“İşletmeler ciddi bir nakit akışı sorunu yaşıyor”
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın, İstanbul Sanayi Odası iş birliğinde gerçekleştirilen “KOBİ’lere Değer Odaklı Dijitalleşme ve Büyüme Programı” tanıtım toplantısında ekonomiyi sıkışık bir ikinci yarının beklediğine yönelik değerlendirmesini hatırlatan Gündoğdu, bu tespitin sahada üretim yapan işletmelerin de ortak gözlemi olduğunu belirtti.
MESİAD üyelerinden aldıkları geri bildirimlere değinen Gündoğdu, sanayide üretim iştahının zayıfladığını, yatırım kararlarının ertelendiğini ve özellikle KOBİ’lerin ciddi nakit akışı sorunları yaşadığını söyledi.
Gündoğdu, birçok işletmenin üretim kabiliyeti bulunmasına rağmen finansmana ulaşamadığı veya ulaştığı finansmanın maliyetini karşılayamadığı için zorlandığını vurguladı.
Yüksek faiz üretim ve istihdamı baskılıyor
Son iki yılda uygulanan ekonomik program kapsamında iç talebin daraldığını, krediye erişimin zorlaştığını, finansman maliyetlerinin yüksek seviyelere ulaştığını ve işletme sermayelerinin eridiğini belirten Gündoğdu, bu gelişmelerin üretim, yatırım ve istihdam üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu kaydetti.
Üretim ekonomisinin lokomotifi olan KOBİ’lerin yüksek faiz oranları nedeniyle işletme sermayelerini yenileyemediğini ifade eden Gündoğdu, birçok işletmenin yeni yatırımlarını askıya aldığını, ihracatçı firmaların ise uluslararası pazarlardaki rekabet avantajını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Mersin’in ihracat, lojistik, tarım ve sanayi potansiyelinin yüksek olduğuna işaret eden Gündoğdu, finansmana erişimde yaşanan sorunların kentte çok daha belirgin şekilde hissedildiğini dile getirdi.
Bankalara faiz çağrısı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının enflasyonda aşağı yönlü eğilimin güçlendiğine ilişkin değerlendirmeleri ve faiz indirimi beklentileri doğrultusunda bankacılık sektörünün de yeni döneme uyum sağlaması gerektiğini belirten Gündoğdu, şunları söyledi:
“Başta kamu bankaları olmak üzere tüm bankalar kredi faiz politikalarını yeniden gözden geçirmelidir. Kamu bankalarının üretim odaklı, daha düşük maliyetli kredi mekanizmalarını hızla devreye alması, özel bankalar açısından da sağlıklı bir rekabet ortamı oluşturacaktır.”
Kamu bankalarının öncülüğünde başlayacak makul bir faiz indirimi sürecinin özel bankaların kredi maliyetlerini yeniden değerlendirmesine katkı sunacağını ifade eden Gündoğdu, finansmana erişimin kolaylaşmasıyla üretimin yeniden ivme kazanacağını, yatırımların artacağını ve ekonomik çarkların daha güçlü döneceğini belirtti.
“Yüksek faizin maliyetini ülke ekonomisi ödüyor”
Faizlerin yüksek kalmasının maliyetini yalnızca işletmelerin değil, Türkiye ekonomisinin tamamının ödediğini söyleyen Gündoğdu, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme arasındaki bağlantıya dikkat çekti.
Gündoğdu, “Yatırım ertelendiğinde istihdam azalır. İstihdam azaldığında üretim düşer. Üretim düştüğünde ihracat zayıflar. İhracat zayıfladığında ise büyüme yavaşlar. Bu nedenle bugün atılacak finansman adımları yalnızca işletmeleri değil, Türkiye’nin ekonomik büyümesini de doğrudan etkileyecektir” dedi.
İşletmelerin yeni teşvik paketlerinden önce uygun maliyetli finansmana ihtiyaç duyduğunu belirten Gündoğdu, sanayicinin yatırım, üreticinin üretim, ihracatçının yeni pazarlara ulaşma, KOBİ’lerin ise büyüme isteğinin mevcut kredi maliyetleri nedeniyle engellendiğini ifade etti.
“Üreten işletmeler kaderine terk edilmemeli”
Yıllardır vergisini ödeyen, SGK yükümlülüklerini yerine getiren, kredi sicilini koruyan, istihdam sağlayan ve Türkiye’ye güvenerek yatırım yapan işletmelerin desteklenmesinin ekonomik bir zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Gündoğdu, şöyle devam etti:
“Borcuna sadık kalan, üretimden vazgeçmeyen, kayıtlı ekonomiye inanan, istihdam oluşturan ve ülkesine yatırım yapan iş insanlarını kaderine terk edemeyiz. Ekonominin yükünü omuzlayan bu işletmeler, bugüne kadar ülkesine olan güvenini kaybetmedi. Şimdi aynı güveni finans sisteminden ve kamu politikalarından görmeyi bekliyor.”
MESİAD’ın finansman talepleri
MESİAD’ın reel sektörün desteklenmesine yönelik beklentilerini açıklayan Gündoğdu, kamu bankalarının öncülüğünde üretim ve yatırım odaklı kredi faizlerinin hızla aşağı çekilmesi gerektiğini belirtti.
Gündoğdu, reel sektör için uzun vadeli ve öngörülebilir finansman modelleri oluşturulmasını, KOBİ’lerin işletme sermayesine erişimini kolaylaştıracak yeni kredi paketlerinin açıklanmasını, ihracatçı ve üretici firmalara yönelik Eximbank ve yatırım kredilerinin genişletilmesini istedi.
Bankaların reel sektörü yalnızca kredi kullanan bir müşteri olarak değil, ekonomik büyümenin stratejik ortağı olarak görmesi gerektiğini ifade eden Gündoğdu, Türkiye’nin üretim gücü ayakta kaldığı sürece ekonomik programın da başarıya ulaşacağını söyledi.
“Üreten kazansın ki Türkiye kazansın”
Üreticiyi rahatlatacak her adımın geleceğin yatırımına, ihracatına, istihdamına ve ekonomik büyümesine yapılmış bir yatırım olacağını belirten Gündoğdu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“ MESİAD olarak çağrımız nettir: Üreten kazansın ki Türkiye kazansın. Üreteni yaşatmak, Türkiye ekonomisini yaşatmaktır. Faiz politikaları artık yalnızca finans sektörünün değil, üretimin, istihdamın ve ekonomik büyümenin geleceğini belirleyen stratejik bir unsur haline gelmiştir. Tüm bankaları, özellikle kamu bankalarını reel sektörün sesine kulak vermeye, kredi faizlerini yeniden değerlendirmeye ve üretimin önünü açacak cesur adımlar atmaya davet ediyoruz.”
Mersin HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

