SİTESOL1
TOLGAGÖKÇELİ

CHP MERSİN İL BAŞKANLIĞI ‘MERSİN BAŞKANLARINA SAHİP ÇIKIYOR’ BULUŞMASI DÜZENLEDİ

Siyaset (mersindesonhaber) - mersindesonhaber | 07.10.2026 - 21:00, Güncelleme: 07.10.2026 - 21:02 112 kez okundu.
 

CHP MERSİN İL BAŞKANLIĞI ‘MERSİN BAŞKANLARINA SAHİP ÇIKIYOR’ BULUŞMASI DÜZENLEDİ

Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer hakkında verilen tutuklu yargılama kararının ardından, CHP Mersin İl Başkanlığı tarafından ‘Mersin Başkanlarına Sahip Çıkıyor’ çağrısı ile Özgür Çocuk Parkı’nda basın toplantısı düzenlendi. Alanı dolduran kalabalık, attıkları sloganlarla seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasına ve operasyonlara tepki gösterdi.

Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer hakkında verilen tutuklu yargılama kararının ardından, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin İl Başkanlığı tarafından ‘Mersin Başkanlarına Sahip Çıkıyor’ çağrısı ile Özgür Çocuk Parkı’nda basın toplantısı düzenlendi. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın da katıldığı buluşmada alanı dolduran kalabalık, attıkları sloganlarla seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasına ve operasyonlara tepki gösterdi.   Ömür: “Başkanlarımız haksız ve hukuksuz uygulamalarla tutuklandılar” Konuşmasına destek veren tüm Mersinlilere ve dayanışma içinde olan kurumlara teşekkür ederek başlayan CHP İl Başkanı Koral Ömür, yurttaşların iradesine sahip çıktığını vurguladı. Mersinlilerin seçtiklerinin yanında olduğunu ve daima yanında olmaya devam edeceğini ifade eden Ömür, hukuksuz bir süreç işletildiğinin altını çizdi. Başkanların gözaltı ve tutuklanma sürecine değinen Ömür, “Mersin’in gururu, rekor oyla kenti ikinci kez kazanan Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanımız Ahmet Serkan Tuncer, halkın seçtiği ve şehr-i emin dediğimiz insanlar perşembe günü sabahın 5’inde evlerinden gözaltına alındılar. Biz bu muameleye karşıyız. Bu insanlar çağrıldığında gelecek olan insanlardı. Belediye başkanlarımız dört gün nezarethanelerde tutuldu. Haksız ve hukuksuz uygulamalarla tutuklandılar” dedi.   “Vahap Başkanımızı alıncaya kadar bu mücadeleye devam edeceğiz” Yargılamalara değil hukuksuzluğa karşı olduklarını dile getiren Ömür, adil yargılama ve hukuk devleti görmek istediklerini belirtti. Vahap Seçer’in 2 milyon nüfuslu Mersin’in iradesini temsil ettiğini söyleyen Ömür, “Vahap Başkan’ın haksız ve hukuksuz şekilde yargılanması, tutuklanması 2 milyon Mersinli’nin hakkının gaspı ve iradesinin yok sayılmasıdır. Mersin, Türkiye’nin barış ve huzurla yaşayan en örnek şehridir. Başkanımız da bu şehri Anamur’dan Tarsus’a adaletle ve eşitlikle yönetmiştir. Hizmetten başka bir şey düşünmemiştir. Ancak belediye başkanımıza iradeyi yok sayan bu muameleyi biz kabul etmiyoruz” diye konuştu. Hukuksuz süreç sona erinceye dek mücadele edeceklerini ve başkanların arkasında olacaklarını kaydeden Ömür, “Mersinlilerin içi rahat olsun. Vahap Başkanımızın tüm Mersin’e selamı var. Bu haksız muamelenin bir an önce sona ereceğine ve adalete inanıyor. Vahap Başkanımızı alıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.   Kış: “Başkanlarımız her zaman olduğu gibi çok güçlüler ve dik duruyorlar” CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Tarsus Cezaevi’nde bulunan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’i ziyaret ettiğini, 3 başkanın da Mersinlilere selamlarını iletti. Kış, yaptığı konuşmada başkanların moralinin yüksek olduğunu belirterek, “Çok büyük bir öfke ve kızgınlık içerisindeyim. Başkanlarımız her zaman olduğu gibi çok güçlüler ve dik duruyorlar. Çünkü kendileri, yaptıkları işin ne kadar halk odaklı olduğunu ve kentlerine ne kadar hizmet ettiklerini, siz Mersinli hemşehrilerim kadar iyi biliyorlar. Size 3 başkanımızın da kucak dolusu sevgi ve selamlarını getirdim” dedi.     “Belediye başkanlarımızın yeri cezaevi değildir” Mersin’in, bu hukuksuz uygulamaya ve bir buçuk yıldır Türkiye’de yaşanan bu yönteme; Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’a yapılan operasyonla birlikte şahit olduğunu hatırlatan Kış, Başkan Turgut’un suçsuz bir şekilde serbest bırakılmasını beklerken, 1 Ekim sabahı daha büyük bir karanlığa uyandıklarını kaydetti. Kış, “Mersin’in geleceğine, hizmetleriyle hayatını adamış belediye başkanlarımızın yeri cezaevi değildir. Belediye başkanlarımızın yeri makamlarıdır, sahadır, sokaklardır” diye konuştu.   “Başkanlarınızı Mersin’e getirene kadar mücadele vereceğim” Kış, başkanların kendisine Mersinlilere yönelik mesajlarını da aktardığından söz ederek, “Başkanlarımız dediler ki, ‘Biz iyiyiz. Mersinli hemşehrilerimize söyleyin, başlarını eğmesinler.’ Çünkü biliyorlar dışarıda koca bir Mersin var. Onlara inanan ve güvenen, iradesine sahip çıkan yüz binler var. 1 Ekim sabahı Mersin’in üzerine bir karanlık çöktü. 6 Ekim sabahı da o karanlık büyük bir hüzne dönüştü. Her birinizin gözündeki o gözyaşına tanık olan bir milletvekili olarak şu sözü veriyorum: Başkanlarınızı Mersin’e getirene kadar mücadele vereceğim” ifadelerine yer verdi.     “Şehrin inancını ve sevgisini o dört duvara hapsedemezsiniz” Kış, belediye başkanlarının tutuklanmasının kentteki destek ve dayanışmayı ortadan kaldırmayacağını vurgularken, “Vahap Başkanımızı ve değerli belediye başkanlarımızı tutuklamış olabilirler ama bir şeyi unutuyorlar; başkanlarımızı dört duvar arasına koyabilirsiniz ama işte burada bugün gördüğünüz gibi şehrin inancını ve sevgisini de o dört duvara hapsedemezsiniz” dedi. 3 belediye başkanının siyasi geçmişlerine ve belediye başkanlığı dönemlerindeki çalışmalarına da değinen Kış, “Bu kent başkanlarını çok iyi tanıyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer 2 dönem milletvekilliği, 2 dönem de belediye başkanlığını Türkiye’ye örnek ve rol model olacak şekilde yaptı. Başkanımız Mersin’i, herkesin imrendiği ve huzurun, mutluluğun olduğu bir kent haline getirdi. Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit bir dönem il başkanlığı yapmış ve başkanlığını hakkıyla yürüten ve günlerini halkına hizmetle geçiren bir belediye başkanımız. Mezitli Belediye Başkanımız Ahmet Başkan da örgütümüzün ilçe başkanlığını yapmış, partimizin ve Mersin’in mücadelesinde emek etmiş bir belediye başkanıdır” diye konuştu.   “Masumiyet karinesi göz ardı edilerek belediye başkanlarımızın içeride tutulmasını kabul etmiyoruz” Belediye başkanlarının tutukluluk durumuna ilişkin değerlendirmelerini de sürdüren ve henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını vurgulayan Kış, “Mustafa Turgut Başkanımız da dahil başkanlarımızın yeri cezaevi değildir. Henüz haklarında kesinleşmiş bir hüküm ve ceza yokken masumiyet karinesi göz ardı edilerek belediye başkanlarımızın içeride tutulmasını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. İsyanımız ve öfkemiz bunadır” ifadelerini kullandı.   “Fon vurgununu kapatmak için mi Mersin operasyonunu yaptınız?” 1 Ekim öncesinde Türkiye gündeminde fonlarla ilgili tartışmalar bulunduğunun altını çizen Kış, “1 Ekim’den önce Türkiye’de milyarlar, fonlar, paranın hangi hesaptan çıkıp, hangi hesaba gittiği konuşuluyordu. Bunların hiçbirinin hesabı sorulmazken Mersin’e operasyon yapıldı. Buradan soruyorum; fon vurgununu kapatmak için mi Mersin operasyonunu yaptınız? Fon vurgununu unutturmak için Vahap Seçer Başkanımızı manşet mi yaptınız? Biz bu soruları sormaktan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü mesele Mersin’in ve sandığın iradesidir” dedi. İktidarın, sandıkta alamadıkları makamları, haksız ve hukuksuz şekilde ele geçirmeye çalıştıklarına dikkat çeken Kış, “Bedel ödemeye hazır belediye başkanlarımıza sahip çıkalım ama kendisinden korkanlar koşa koşa gideceği adresi de çok iyi biliyor. Onlar bizden değildir, onlar bizim değildir. Bizler Mersinliler olarak bu hukuksuzluğa asla alışmayacağız. Vahap Başkanımızı ve yol arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız. Mersin, yapılacak ilk seçimde her zaman olduğu gibi iradesini yok sayanlara güçlü bir şekilde hesabını soracaktır. Vahap Seçer Başkanımız ve değerli yol arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşana kadar da bir adım geri atmayacağız, attırmayacağız” dedi.   Şevkin: “Tutuklu yargılama, hukuk devletinde kabul edilemez” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, 31 Mart 2024 seçimlerinde yüzde 46’lık bir oyla Adana halkının iradesiyle seçilen, ancak operasyonlar nedeniyle Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın hukuksuzca yargılandığını ve iktidarın aynı süreci yeniden yaşattığını söyledi. Mersin'de de aynı hukuksuzluğun yaşandığını ve belediye başkanları ile belediye emekçilerinin tutuklu yargılandığını söyleyen Şevkin, tüm belediye başkanlarının özgürlüğüne kavuşmalarını temenni etti. Şevkin, yürütülen operasyonların yalnızca muhalif belediyeler üzerinden olduğuna dikkat çekerek, “İnsanların baştan potansiyel suçluymuş gibi 4 gün gözaltında tutulması ve adeta suçlularmış gibi tutuklu bir şekilde yargılanmaları hukuk devletinde kabul edilebilecek bir şey değildir. Hukukun üstünlüğüne her zaman inanmak istiyoruz. Bu insanlar tutuksuz olarak da yargılanabilirler ve yargılanmaktan da kaçmıyorlar. Dolayısıyla başkanlarımızın yargılanacaklarsa bile tutuksuz olarak yargılanmaları büyük önem taşımaktadır” dedi.   Şevkin, Cumhurbaşkanı tarafından belediyelere yönelik kullanılan ‘silkeleyin’ ifadesinin ardından, CHP’li belediyeler üzerinde yoğun bir baskı sürecinin yaşandığını savundu. Belediyelerin yalnızca ekonomik açıdan değil, hukuki süreçler üzerinden de zorlandığını belirten Şevkin, adalet ve hukukun üstünlüğüne olan inancın korunması gerektiğini vurguladı. Şevkin, “Biz gidip biat eden belediye başkanlarına değil alnının akıyla bedel ödeyen belediye başkanlarımızın yanında olmaya her zaman devam edeceğiz” ifadeleri ile konuşmasını sonlandırdı.   Özbay: “Fon skandalını, yolsuzluğu ve yoksulluğu böyle örtemezsiniz” Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü ve Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Mersin Şube Başkanı Mustafa Özbay da bir konuşma yaptı. Belediyelere yönelik saldırıların amacının toplumu korkutmak olduğunu söyleyen Özbay, demokrasinin ve irade gaspını kabul etmediklerini söyledi. Mersin’in seçilmiş başkanlarının hukuksuzca gözaltına alındığını ve günler süren gözaltı süreçlerinin ardından tutuklandığını belirten Özbay, hiçbir suçlaması bulunmayan Akdeniz Belediyesi eş başkanlarının da görevlerine iade edilmediğine ve aynı zamanda Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’un da tutukluluğunun devam ettiğine dikkat çekti.   Türkiye’de tekçi siyasal düzen kurmak için demokratik siyasete müdahale edildiğini vurgulayan Özbay, “Umudumuzu büyüterek, birleşik mücadeleyi örgütlemekten başka çaremiz yoktur. Mersin halkı, Mersin sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri kendi siyasi iradelerine sahip çıkmak için buradalar. Değerli başkanlarımızın da kamu çalışanlarının da en kısa sürede aramıza katılarak görevlerinin başına döneceğine inanıyor ve hep birlikte irademize sahip çıkıyoruz” dedi. İktidara seslenen Özbay, “Buradan siyasi iktidara sesleniyoruz; çöktüğünüz illeri, ilçeleri, büyükşehir belediyelerini böyle kazanamazsınız. Halkın iradesini yok sayamazsınız. Milyarlarca doları bulan fon skandalını, rezaletini, yolsuzluğu ve yoksulluğu böyle örtemezsiniz. Gündemi değiştirip halkın iradesini gasp edemezsiniz” diyerek, tutuklu bulunan tüm belediye başkanlarına ve kamu emekçilerine selam yolladı.   Başkavak: “Bu operasyonlar fon hırsızlığının üstünü örtmek için yapıldı” Basın açıklamasında konuşan Emek Partisi (EMEP) İl Başkanı Sedat Başkavak, belediyelere yönelik operasyonlara ve iktidarın politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Operasyonların fon hırsızlığının üzerini örtmek amacıyla yapıldığını savunan Başkavak, “Bir haftadır ülkenin her tarafında bu operasyonların fon hırsızlığının, fon soygununun üstünü örtmek üzere yapıldığı konuşuluyor. Öyle bir düzen kurdular ki analar, babalar siyasette; evlatlar, yeğenler, kardeşler, komşular, akrabalar soygunda, hırsızlıkta, ticarette” dedi. Pandemi dönemindeki dezenfektan satışları, özel okullara kaynak aktarılması ve ormanların turizm şirketlerine tahsis edilmesi üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Başkavak, iktidarın kamu kaynaklarını belirli çevrelerin çıkarları için kullandığını ileri sürdü. DİSK’in açıklamasına atıfta bulunarak asgari ücretin dokuz ayda 7 bin lira değer kaybettiğini belirten Başkavak; emeklilerin yoksulluğa, gençlerin işsizliğe ve geleceksizliğe sürüklendiğini, kadınların ise hak kayıpları yaşadığını kaydetti.   Operasyonların muhalefeti yargı yoluyla şekillendirmeyi amaçladığını savunan Başkavak, “Bu operasyonlar hem muhalefeti yargı yoluyla dizayn ederken hem de bize bir mesaj veriyor. Diyorlar ki; ‘kimi seçerseniz seçin, biz geleceğiz belediyelere biz oturacağız, sizin kimi seçtiğinizin hiç önemi yok.’ Diyorlar ki; ‘sesini çıkaranı içeri atacağız.’ Buna boyun eğecek miyiz?” ifadelerini kullandı. Kurum temsilcilerine ve Mersin halkına ortak mücadele çağrısında bulunan Başkavak, demokrasi, özgürlük ve bağımsızlık için birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Başkavak, konuşmasını “Ya birleşerek bu iktidarı başımızdan göndereceğiz ve gerçekten demokratik, bağımsız bir ülkeyi birlikte kuracağız ya da bu karanlığın ortasında yok olacağız. Yok olmamak üzere, esir olmamak üzere birleşelim, mücadele edelim ve bütün bu yolsuzluk-hırsızlık düzenini birlikte değiştirelim diyoruz” sözleriyle tamamladı.   Antmen: “Bu mesele, hukuk meselesi değildir” SOL Parti adına konuşan Mehmet Antmen, Mersin’de belediye başkanlarına yönelik operasyonların yalnızca hukuki bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirirken, “Bu mesele, hukuk meselesi değildir. Bu mesele; ‘Gideceğiz, mahkemelerde kendimizi anlatacağız ve eğer hiçbir sıkıntımız, suçumuz yoksa oralardan beraat edeceğiz ve makamımıza geri döneceğiz’ beklentisi içerisine girmemizi asla ve asla kavuşturamayacak bir mesele. Çünkü 2017’den beri bir saray ve bir tek adam rejimi ile yönetiliyoruz. Kırıntı olarak belki ülkemizde olan demokrasinin tüm güçleri şimdi saraya bağlı. Birkaç muhalif basın dışında basın da saraya bağlı, hukuk da saraya bağlı, yasama zaten saraya bağlı. Bu açıdan bu operasyonlar; ‘Belediyeleri biz alalım, biz götürelim, biz hizmet edelim’ şeklinde değil. Resmen belediyelere çökme. Her belediye başkanından bir Cemil Tugay yaratma meselesidir” dedi.   Saray rejiminin; Seçer, Özyiğit ve Tuncer’e de baskı yaptıklarında Cemil Tugay gibi onları da aralarına alabileceklerini zannettiklerini ifade eden Antmen, “Özellikle sevgili Başkan Vahap Seçer 2 dönemdir burada. Vahap Seçer, hem halkını düşünen hem halkıyla birlikte bir şeyler yapmaya çalışan ve demokrasinin işlemesi konusunda elinden gelen çabayı gösteren bir Başkan. O’nun bir Cemil Tugay olmaması ve mücadeleyi sürdürebilmesi için Mersin ve Türkiye halkının Vahap Başkan’a da Abdullah Başkan’a da Ahmet Serkan Başkan’a da mutlaka ve mutlaka sahip çıkması gerekiyor. Ama bu sahip çıkma tek başına yetmez. Bu tek adam ve saray rejimi yok edilene kadar gerek sandıkta gerek sokakta olmak üzere her alanda tek adam rejimi ne zaman yenilir ancak o zaman ülkeye demokrasi gelebilir” diye belirtti.   CHP İl Başkanı Koral Ömür, tüm konuşmaların ardından hukuksuzca tutuklanan Vahap Seçer’in mesajını paylaşarak şu sözleri aktardı: “Sevgili vatandaşlarım, Bugün yalnızca şahsıma değil, 31 Mart’ta sandıkta ortaya çıkan Mersin halkının iradesine de ağır bir müdahalede bulunulmuştur. Mersin’in iradesine yapılan bu müdahaleyi kabul etmiyorum. Yaklaşık 2,5 milyon insanın yaşadığı bu kentin demokratik iradesi yok sayılamaz; Mersin’in geleceği, halkın özgür iradesinin dışında şekillendirilemez. Sizlerin iradesiyle üstlendiğim bu görevi, 2019 yılından bu yana büyük bir sorumluluk ve onurla taşıyorum. Bugün bulunduğum yer, Mersin’e olan sorumluluğumu da sizlere verdiğim sözü de değiştiremez. Biz hukuka, adalete ve milletimizin vicdanına inanıyoruz. Başımız dik, vicdanımız rahat. Haklılığımızı hukuk önünde sonuna kadar savunacağız. Hemşehrilerim şunu bilsin: Mersin sahipsiz değildir. Mersin Büyükşehir Belediyesi görevinin başındadır.”   Buluşma, gerçekleştirilen konuşmaların ardından sona erdi.
Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer hakkında verilen tutuklu yargılama kararının ardından, CHP Mersin İl Başkanlığı tarafından ‘Mersin Başkanlarına Sahip Çıkıyor’ çağrısı ile Özgür Çocuk Parkı’nda basın toplantısı düzenlendi. Alanı dolduran kalabalık, attıkları sloganlarla seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasına ve operasyonlara tepki gösterdi.

Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer hakkında verilen tutuklu yargılama kararının ardından, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin İl Başkanlığı tarafından ‘ Mersin Başkanlarına Sahip Çıkıyor’ çağrısı ile Özgür Çocuk Parkı’nda basın toplantısı düzenlendi. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın da katıldığı buluşmada alanı dolduran kalabalık, attıkları sloganlarla seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasına ve operasyonlara tepki gösterdi.

 

Ömür: “Başkanlarımız haksız ve hukuksuz uygulamalarla tutuklandılar”

Konuşmasına destek veren tüm Mersinlilere ve dayanışma içinde olan kurumlara teşekkür ederek başlayan CHP İl Başkanı Koral Ömür, yurttaşların iradesine sahip çıktığını vurguladı. Mersinlilerin seçtiklerinin yanında olduğunu ve daima yanında olmaya devam edeceğini ifade eden Ömür, hukuksuz bir süreç işletildiğinin altını çizdi. Başkanların gözaltı ve tutuklanma sürecine değinen Ömür, “Mersin’in gururu, rekor oyla kenti ikinci kez kazanan Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanımız Ahmet Serkan Tuncer, halkın seçtiği ve şehr-i emin dediğimiz insanlar perşembe günü sabahın 5’inde evlerinden gözaltına alındılar. Biz bu muameleye karşıyız. Bu insanlar çağrıldığında gelecek olan insanlardı. Belediye başkanlarımız dört gün nezarethanelerde tutuldu. Haksız ve hukuksuz uygulamalarla tutuklandılar” dedi.

 

“Vahap Başkanımızı alıncaya kadar bu mücadeleye devam edeceğiz”

Yargılamalara değil hukuksuzluğa karşı olduklarını dile getiren Ömür, adil yargılama ve hukuk devleti görmek istediklerini belirtti. Vahap Seçer’in 2 milyon nüfuslu Mersin’in iradesini temsil ettiğini söyleyen Ömür, “Vahap Başkan’ın haksız ve hukuksuz şekilde yargılanması, tutuklanması 2 milyon Mersinli’nin hakkının gaspı ve iradesinin yok sayılmasıdır. Mersin, Türkiye’nin barış ve huzurla yaşayan en örnek şehridir. Başkanımız da bu şehri Anamur’dan Tarsus’a adaletle ve eşitlikle yönetmiştir. Hizmetten başka bir şey düşünmemiştir. Ancak belediye başkanımıza iradeyi yok sayan bu muameleyi biz kabul etmiyoruz” diye konuştu. Hukuksuz süreç sona erinceye dek mücadele edeceklerini ve başkanların arkasında olacaklarını kaydeden Ömür, “Mersinlilerin içi rahat olsun. Vahap Başkanımızın tüm Mersin’e selamı var. Bu haksız muamelenin bir an önce sona ereceğine ve adalete inanıyor. Vahap Başkanımızı alıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

 

Kış: “Başkanlarımız her zaman olduğu gibi çok güçlüler ve dik duruyorlar”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Tarsus Cezaevi’nde bulunan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’i ziyaret ettiğini, 3 başkanın da Mersinlilere selamlarını iletti. Kış, yaptığı konuşmada başkanların moralinin yüksek olduğunu belirterek, “Çok büyük bir öfke ve kızgınlık içerisindeyim. Başkanlarımız her zaman olduğu gibi çok güçlüler ve dik duruyorlar. Çünkü kendileri, yaptıkları işin ne kadar halk odaklı olduğunu ve kentlerine ne kadar hizmet ettiklerini, siz Mersinli hemşehrilerim kadar iyi biliyorlar. Size 3 başkanımızın da kucak dolusu sevgi ve selamlarını getirdim” dedi.  

 

“ Belediye başkanlarımızın yeri cezaevi değildir”

Mersin’in, bu hukuksuz uygulamaya ve bir buçuk yıldır Türkiye’de yaşanan bu yönteme; Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’a yapılan operasyonla birlikte şahit olduğunu hatırlatan Kış, Başkan Turgut’un suçsuz bir şekilde serbest bırakılmasını beklerken, 1 Ekim sabahı daha büyük bir karanlığa uyandıklarını kaydetti. Kış, “Mersin’in geleceğine, hizmetleriyle hayatını adamış belediye başkanlarımızın yeri cezaevi değildir. Belediye başkanlarımızın yeri makamlarıdır, sahadır, sokaklardır” diye konuştu.

 

“Başkanlarınızı Mersin’e getirene kadar mücadele vereceğim”

Kış, başkanların kendisine Mersinlilere yönelik mesajlarını da aktardığından söz ederek, “Başkanlarımız dediler ki, ‘Biz iyiyiz. Mersinli hemşehrilerimize söyleyin, başlarını eğmesinler.’ Çünkü biliyorlar dışarıda koca bir Mersin var. Onlara inanan ve güvenen, iradesine sahip çıkan yüz binler var. 1 Ekim sabahı Mersin’in üzerine bir karanlık çöktü. 6 Ekim sabahı da o karanlık büyük bir hüzne dönüştü. Her birinizin gözündeki o gözyaşına tanık olan bir milletvekili olarak şu sözü veriyorum: Başkanlarınızı Mersin’e getirene kadar mücadele vereceğim” ifadelerine yer verdi.  

 

“Şehrin inancını ve sevgisini o dört duvara hapsedemezsiniz”

Kış, belediye başkanlarının tutuklanmasının kentteki destek ve dayanışmayı ortadan kaldırmayacağını vurgularken, “Vahap Başkanımızı ve değerli belediye başkanlarımızı tutuklamış olabilirler ama bir şeyi unutuyorlar; başkanlarımızı dört duvar arasına koyabilirsiniz ama işte burada bugün gördüğünüz gibi şehrin inancını ve sevgisini de o dört duvara hapsedemezsiniz” dedi. 3 belediye başkanının siyasi geçmişlerine ve belediye başkanlığı dönemlerindeki çalışmalarına da değinen Kış, “Bu kent başkanlarını çok iyi tanıyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer 2 dönem milletvekilliği, 2 dönem de belediye başkanlığını Türkiye’ye örnek ve rol model olacak şekilde yaptı. Başkanımız Mersin’i, herkesin imrendiği ve huzurun, mutluluğun olduğu bir kent haline getirdi. Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit bir dönem il başkanlığı yapmış ve başkanlığını hakkıyla yürüten ve günlerini halkına hizmetle geçiren bir belediye başkanımız. Mezitli Belediye Başkanımız Ahmet Başkan da örgütümüzün ilçe başkanlığını yapmış, partimizin ve Mersin’in mücadelesinde emek etmiş bir belediye başkanıdır” diye konuştu.

 

“Masumiyet karinesi göz ardı edilerek belediye başkanlarımızın içeride tutulmasını kabul etmiyoruz”

Belediye başkanlarının tutukluluk durumuna ilişkin değerlendirmelerini de sürdüren ve henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını vurgulayan Kış, “Mustafa Turgut Başkanımız da dahil başkanlarımızın yeri cezaevi değildir. Henüz haklarında kesinleşmiş bir hüküm ve ceza yokken masumiyet karinesi göz ardı edilerek belediye başkanlarımızın içeride tutulmasını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. İsyanımız ve öfkemiz bunadır” ifadelerini kullandı.

 

“Fon vurgununu kapatmak için mi Mersin operasyonunu yaptınız?”

1 Ekim öncesinde Türkiye gündeminde fonlarla ilgili tartışmalar bulunduğunun altını çizen Kış, “1 Ekim’den önce Türkiye’de milyarlar, fonlar, paranın hangi hesaptan çıkıp, hangi hesaba gittiği konuşuluyordu. Bunların hiçbirinin hesabı sorulmazken Mersin’e operasyon yapıldı. Buradan soruyorum; fon vurgununu kapatmak için mi Mersin operasyonunu yaptınız? Fon vurgununu unutturmak için Vahap Seçer Başkanımızı manşet mi yaptınız? Biz bu soruları sormaktan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü mesele Mersin’in ve sandığın iradesidir” dedi. İktidarın, sandıkta alamadıkları makamları, haksız ve hukuksuz şekilde ele geçirmeye çalıştıklarına dikkat çeken Kış, “Bedel ödemeye hazır belediye başkanlarımıza sahip çıkalım ama kendisinden korkanlar koşa koşa gideceği adresi de çok iyi biliyor. Onlar bizden değildir, onlar bizim değildir. Bizler Mersinliler olarak bu hukuksuzluğa asla alışmayacağız. Vahap Başkanımızı ve yol arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız. Mersin, yapılacak ilk seçimde her zaman olduğu gibi iradesini yok sayanlara güçlü bir şekilde hesabını soracaktır. Vahap Seçer Başkanımız ve değerli yol arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşana kadar da bir adım geri atmayacağız, attırmayacağız” dedi.

 

Şevkin: “Tutuklu yargılama, hukuk devletinde kabul edilemez”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, 31 Mart 2024 seçimlerinde yüzde 46’lık bir oyla Adana halkının iradesiyle seçilen, ancak operasyonlar nedeniyle Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın hukuksuzca yargılandığını ve iktidarın aynı süreci yeniden yaşattığını söyledi. Mersin'de de aynı hukuksuzluğun yaşandığını ve belediye başkanları ile belediye emekçilerinin tutuklu yargılandığını söyleyen Şevkin, tüm belediye başkanlarının özgürlüğüne kavuşmalarını temenni etti. Şevkin, yürütülen operasyonların yalnızca muhalif belediyeler üzerinden olduğuna dikkat çekerek, “İnsanların baştan potansiyel suçluymuş gibi 4 gün gözaltında tutulması ve adeta suçlularmış gibi tutuklu bir şekilde yargılanmaları hukuk devletinde kabul edilebilecek bir şey değildir. Hukukun üstünlüğüne her zaman inanmak istiyoruz. Bu insanlar tutuksuz olarak da yargılanabilirler ve yargılanmaktan da kaçmıyorlar. Dolayısıyla başkanlarımızın yargılanacaklarsa bile tutuksuz olarak yargılanmaları büyük önem taşımaktadır” dedi.

 

Şevkin, Cumhurbaşkanı tarafından belediyelere yönelik kullanılan ‘silkeleyin’ ifadesinin ardından, CHP’li belediyeler üzerinde yoğun bir baskı sürecinin yaşandığını savundu. Belediyelerin yalnızca ekonomik açıdan değil, hukuki süreçler üzerinden de zorlandığını belirten Şevkin, adalet ve hukukun üstünlüğüne olan inancın korunması gerektiğini vurguladı. Şevkin, “Biz gidip biat eden belediye başkanlarına değil alnının akıyla bedel ödeyen belediye başkanlarımızın yanında olmaya her zaman devam edeceğiz” ifadeleri ile konuşmasını sonlandırdı.

 

Özbay: “Fon skandalını, yolsuzluğu ve yoksulluğu böyle örtemezsiniz”

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü ve Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Mersin Şube Başkanı Mustafa Özbay da bir konuşma yaptı. Belediyelere yönelik saldırıların amacının toplumu korkutmak olduğunu söyleyen Özbay, demokrasinin ve irade gaspını kabul etmediklerini söyledi. Mersin’in seçilmiş başkanlarının hukuksuzca gözaltına alındığını ve günler süren gözaltı süreçlerinin ardından tutuklandığını belirten Özbay, hiçbir suçlaması bulunmayan Akdeniz Belediyesi eş başkanlarının da görevlerine iade edilmediğine ve aynı zamanda Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’un da tutukluluğunun devam ettiğine dikkat çekti.

 

Türkiye’de tekçi siyasal düzen kurmak için demokratik siyasete müdahale edildiğini vurgulayan Özbay, “Umudumuzu büyüterek, birleşik mücadeleyi örgütlemekten başka çaremiz yoktur. Mersin halkı, Mersin sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri kendi siyasi iradelerine sahip çıkmak için buradalar. Değerli başkanlarımızın da kamu çalışanlarının da en kısa sürede aramıza katılarak görevlerinin başına döneceğine inanıyor ve hep birlikte irademize sahip çıkıyoruz” dedi. İktidara seslenen Özbay, “Buradan siyasi iktidara sesleniyoruz; çöktüğünüz illeri, ilçeleri, büyükşehir belediyelerini böyle kazanamazsınız. Halkın iradesini yok sayamazsınız. Milyarlarca doları bulan fon skandalını, rezaletini, yolsuzluğu ve yoksulluğu böyle örtemezsiniz. Gündemi değiştirip halkın iradesini gasp edemezsiniz” diyerek, tutuklu bulunan tüm belediye başkanlarına ve kamu emekçilerine selam yolladı.

 

Başkavak: “Bu operasyonlar fon hırsızlığının üstünü örtmek için yapıldı”

Basın açıklamasında konuşan Emek Partisi (EMEP) İl Başkanı Sedat Başkavak, belediyelere yönelik operasyonlara ve iktidarın politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Operasyonların fon hırsızlığının üzerini örtmek amacıyla yapıldığını savunan Başkavak, “Bir haftadır ülkenin her tarafında bu operasyonların fon hırsızlığının, fon soygununun üstünü örtmek üzere yapıldığı konuşuluyor. Öyle bir düzen kurdular ki analar, babalar siyasette; evlatlar, yeğenler, kardeşler, komşular, akrabalar soygunda, hırsızlıkta, ticarette” dedi. Pandemi dönemindeki dezenfektan satışları, özel okullara kaynak aktarılması ve ormanların turizm şirketlerine tahsis edilmesi üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Başkavak, iktidarın kamu kaynaklarını belirli çevrelerin çıkarları için kullandığını ileri sürdü. DİSK’in açıklamasına atıfta bulunarak asgari ücretin dokuz ayda 7 bin lira değer kaybettiğini belirten Başkavak; emeklilerin yoksulluğa, gençlerin işsizliğe ve geleceksizliğe sürüklendiğini, kadınların ise hak kayıpları yaşadığını kaydetti.

 

Operasyonların muhalefeti yargı yoluyla şekillendirmeyi amaçladığını savunan Başkavak, “Bu operasyonlar hem muhalefeti yargı yoluyla dizayn ederken hem de bize bir mesaj veriyor. Diyorlar ki; ‘kimi seçerseniz seçin, biz geleceğiz belediyelere biz oturacağız, sizin kimi seçtiğinizin hiç önemi yok.’ Diyorlar ki; ‘sesini çıkaranı içeri atacağız.’ Buna boyun eğecek miyiz?” ifadelerini kullandı. Kurum temsilcilerine ve Mersin halkına ortak mücadele çağrısında bulunan Başkavak, demokrasi, özgürlük ve bağımsızlık için birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Başkavak, konuşmasını “Ya birleşerek bu iktidarı başımızdan göndereceğiz ve gerçekten demokratik, bağımsız bir ülkeyi birlikte kuracağız ya da bu karanlığın ortasında yok olacağız. Yok olmamak üzere, esir olmamak üzere birleşelim, mücadele edelim ve bütün bu yolsuzluk-hırsızlık düzenini birlikte değiştirelim diyoruz” sözleriyle tamamladı.

 

Antmen: “Bu mesele, hukuk meselesi değildir”

SOL Parti adına konuşan Mehmet Antmen, Mersin’de belediye başkanlarına yönelik operasyonların yalnızca hukuki bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirirken, “Bu mesele, hukuk meselesi değildir. Bu mesele; ‘Gideceğiz, mahkemelerde kendimizi anlatacağız ve eğer hiçbir sıkıntımız, suçumuz yoksa oralardan beraat edeceğiz ve makamımıza geri döneceğiz’ beklentisi içerisine girmemizi asla ve asla kavuşturamayacak bir mesele. Çünkü 2017’den beri bir saray ve bir tek adam rejimi ile yönetiliyoruz. Kırıntı olarak belki ülkemizde olan demokrasinin tüm güçleri şimdi saraya bağlı. Birkaç muhalif basın dışında basın da saraya bağlı, hukuk da saraya bağlı, yasama zaten saraya bağlı. Bu açıdan bu operasyonlar; ‘Belediyeleri biz alalım, biz götürelim, biz hizmet edelim’ şeklinde değil. Resmen belediyelere çökme. Her belediye başkanından bir Cemil Tugay yaratma meselesidir” dedi.

 

Saray rejiminin; Seçer, Özyiğit ve Tuncer’e de baskı yaptıklarında Cemil Tugay gibi onları da aralarına alabileceklerini zannettiklerini ifade eden Antmen, “Özellikle sevgili Başkan Vahap Seçer 2 dönemdir burada. Vahap Seçer, hem halkını düşünen hem halkıyla birlikte bir şeyler yapmaya çalışan ve demokrasinin işlemesi konusunda elinden gelen çabayı gösteren bir Başkan. O’nun bir Cemil Tugay olmaması ve mücadeleyi sürdürebilmesi için Mersin ve Türkiye halkının Vahap Başkan’a da Abdullah Başkan’a da Ahmet Serkan Başkan’a da mutlaka ve mutlaka sahip çıkması gerekiyor. Ama bu sahip çıkma tek başına yetmez. Bu tek adam ve saray rejimi yok edilene kadar gerek sandıkta gerek sokakta olmak üzere her alanda tek adam rejimi ne zaman yenilir ancak o zaman ülkeye demokrasi gelebilir” diye belirtti.

 

CHP İl Başkanı Koral Ömür, tüm konuşmaların ardından hukuksuzca tutuklanan Vahap Seçer’in mesajını paylaşarak şu sözleri aktardı:

“Sevgili vatandaşlarım,

Bugün yalnızca şahsıma değil, 31 Mart’ta sandıkta ortaya çıkan Mersin halkının iradesine de ağır bir müdahalede bulunulmuştur. Mersin’in iradesine yapılan bu müdahaleyi kabul etmiyorum. Yaklaşık 2,5 milyon insanın yaşadığı bu kentin demokratik iradesi yok sayılamaz; Mersin’in geleceği, halkın özgür iradesinin dışında şekillendirilemez. Sizlerin iradesiyle üstlendiğim bu görevi, 2019 yılından bu yana büyük bir sorumluluk ve onurla taşıyorum. Bugün bulunduğum yer, Mersin’e olan sorumluluğumu da sizlere verdiğim sözü de değiştiremez. Biz hukuka, adalete ve milletimizin vicdanına inanıyoruz. Başımız dik, vicdanımız rahat. Haklılığımızı hukuk önünde sonuna kadar savunacağız. Hemşehrilerim şunu bilsin:

Mersin sahipsiz değildir. Mersin Büyükşehir Belediyesi görevinin başındadır.”

 

Buluşma, gerçekleştirilen konuşmaların ardından sona erdi.

Mersin HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mersindesonhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.