Şüphesiz sadece girişimleriyle değil, ortaya koyduğu radikal görüşleri ve sosyal medya paylaşımlarıyla son yılların en dikkat çeken ve tartışılan ismi Elon Musk…
13 Ekim 2024’te Teksas’ta Starbase fırlatma rampasında yaşanan uzay tarihinin en görkemli olaylarından biri yaşanıyor, Musk’ ın yer kürenin her noktasına erişeceğini söylediği uydulardan birini fırlatan Dev roket motoru Dünya’ya dönüp "Mechazilla" kolları tarafından havada yakalanıyordu…
Devrim olarak tanımlanan geçmiştekilerden farklı fırlatmayla ilk kez bir uzay aracını yörüngeye taşıyan devasa roket motorunun Dünya'ya doğru geri düşerken inişini yavaşlatması ve hassas bir şekilde süzülerek Mechazilla adlı "çubuklardan oluşan kıskaçla yakalanmasıydı.
SpaceX'in kontrol odasında sevinç çığlıkları ve karşılıklı alkışlar arasında Elon Musk, milyonlarca sosyal medya takipçisine bunun "çok gezegenli bir yaşam yaratmaya doğru atılmış büyük bir adım" olduğunu söylüyordu…
Gerçekten de yeniden kullanılabilir bu roketin, yörüngeye, Ay'a ve bir gün Mars'a bir şeyler fırlatmanın maliyetlerini önemli ölçüde azaltacak çok önemli bir adım olduğu Musk’ a diş bileyen rakiplerince bile şapka çıkarılacak ve uzay tarihine geçecek gelişme olarak tanımlandı…
Fütüristik bir vizyona sahip, bazıları tarafından aykırı ve geleneksel olmayan bir dahi olarak nitelendirilen Musk, SpaceX başarısı sonrası Marvel Çizgi Roman Evreni' nin Demir Adamı olarak da bilinen Tony Stark ile kıyaslanmaya başlandı…
Musk bununla da kalmadı…
Sosyal Medya platformu Twitter’ i 45 milyar dolar gibi uçuk fiyata satın alıp adını da ‘X’ olarak değiştirirken olumlu olumsuz pek çok eleştiriye muhatap oldu…
ABD seçimlerini Trump’ ın kazanmasında en büyük rollerden birini üstlenirken de okların hedefi oldu…
Son günlerde ise Musk, küresel Borsaların en büyük halka arz operasyonuyla ekonomistlerin, piyasa oyuncularının tartışma konusu…
Sizler bu makaleyi okurken 12 Haziran’ da gerçekleşecek ve bugüne kadar yalnızca Musk ile seçkin bir grup zengin yatırımcının önemli fonların mazhar olduğu SpaceX hisselerinin bir bölümünün alım satımı gerçekleşmiş olacak…
Çok değil 5 yıl önce piyasa değeri 40 milyar dolar olarak ölçülen SpaceX’ in küçük bir payını şimdi Musk 1 trilyon 750 milyar dolar gibi uçuk değer üzerinden borsaya arz sürecini tamamlıyor…
Düne kadar sadece Musk ve elit bir kesimin ortak olabildiği ‘teknoloji efsanesinin’ kapıları, tarihin en büyük halka arzıyla artık sıradan insanlara ve küçük yatırımcılara da açılmış oluyor…
Ancak şimdi tüm küresel piyasa aktörü şu temel Soruya yanıt arıyor, gittikçe artan hararetle tartışmaktan geri durmuyor…
5 yılda değerini 40 milyar dolardan 1,75 trilyon dolara çıkaran SpaceX gerçekten geleceğe yapılan akıllıca bir yatırım mı, yoksa tarihin en büyük "Dot-Com" benzeri balonu mu?
Soru boşuna değil elbette; 1,75 trilyon dolar değer biçilen şirket, aynı zamanda "Zarar Eden" Bir Trilyon Dolarlık Dev konumunda…
Şirketin 2025’te 4,9 milyar dolar, 2026’nın ilk çeyreğinde ise 4,3 milyar dolar zarar ettiği gerçeği yanında onca paha biçilmez değer biçilirken, 29,1 milyar dolar kredi borcuyla baş başa olması da çelişkiler yumağının bir başka yanı…
Bu devasa zarara, kredi borçları yanında yönetimin "gelecekte kârlılığa ulaşamayabiliriz" itirafına rağmen biçilen değer gerçekten piyasa rasyonalitesine hayli ters bir tabloyu yansıtıyor…
Bir başka Borsa gerçeğine de dikkat çekiyor uzmanlar:
1980-2025 verilerine göre halka arz edilen şirketlerin ilk gün sıçrasalar bile sonraki 5 yılda emsallerinin gerisinde kaldığı gerçeği ve yatırımcıların iştahını kabartan ilk gün heyecan dalgasına karşın belirlenen hisse fiyatıyla yeni bir internet balonu patlaması (Dot-Com) endişesi….
Daha da kritik soru; SpaceX Aslında bir Uzay şirketi değil mi?
Soru boşuna değil; SpaceX’ in omurgasını hatta tüm varlığını oluşturan Starlink iletişim ağına Uzay ve iletişim pazarındaki payı yüzde 20'yi bile bulmuyor. (yaklaşık 300 milyar dolar).
SpaceX, 28,5 trilyon büyüklüğe sahip olduğu iddia edilen uzay teknolojisi pastasından en büyük payı alma hedefi ile hisselerine değer biçiyor ancak söz konusu pazarın 26,5 trilyon doları aslında uzay değil, yapay zekâ sektörüne ait.
Şirket, bünyesindeki X (twitter) Yapay Zekâ ve uzay tabanlı devasa veri merkezleri vizyonuyla gerçekte uzay değil yapay zekâ şirketi olarak pazarlanıyor.
Bugüne kadar belli bir zümrenin ortak olduğu şirketin borsaya açılarak kapılarını herkese açacak olması ve aracı kurumlarda 2 bin dolarlık hesabı olanların bile hisse satın almasının önünün açılmasıyla halka arz edilecek payın yüzde 30'unun bireysel yatırımcılara ayrılacak olması olası bir riskte çok sayıda kişinin zarara uğraması demek…
Geniş tabana yayılacak bu çok sayıda ortağın finansal analiz yapma olanağına sahip olmadığı gerçeği aynı zamanda küçük yatırımcıların yaratacağı devasa fiyat dalgalanmaları riskini de içinde barındırıyor…
Göz ardı edilen hayati önemde bir başka gerçek ise şu:
Hisse almak için kuyruğa giren küçük yatırımcıların istisnalar dışında neredeyse tamamı, Halka arz edilen şirketi gerçekte kimin yönetmekte olduğundan habersiz…
SpaceX sözleşmesine göre şirketin A Sınıfı hisselerine 1 oy hakkı verilirken, Musk’ ın elindeki B Sınıfı hisselerin yönetimdeki söz hakkı bir hisseye karşı 2 oy hakkına sahip…
Böylece Musk, şirketin sadece yüzde 42'sine sahip olmasına rağmen oy gücünün yüzde 82'sinden fazlasını tek başına kontrol ediyor ve etmeye de devam edecek…
Kurduğu bu tek kişiden oluşan oligarşik imparatorluk sayesinde halkın on milyarlarca dolarlık birikimlerini toplayan Musk’ ı tüm hisse sahipleri bir araya gelse görevden alamayacak…
Büyük Emeklilik Fonları yöneticilerine göre bu düzeyde bir denetim muafiyetine modern Amerikan borsası tarihi boyunca rastlanmadı…
Trump' ın seçim kampanyasına 300 milyon dolar harcayarak tüm varlığıyla siyasetin emrine giren, koyduklarının yüzlerce katını aldığı devlet ihaleleriyle geri alan Musk, Macaristan seçimlerinden son günlerde Kuzey İrlanda olaylarına kadar dünya üzerinde ne kadar ülke varsa, iç işlerine müdahale etmekten çekinmiyor…
Bu ise dizginlenemez kişilik bozukluğu olarak ta görülmesi mümkün sorunlu ego ile yatırımcı çıkarlarının karşı karşıya gelmesi demek…
Musk’ ın Çin dalgasıyla durağanlaşan ve gelecek konusunda da kaygıların arttığı Tesla performansına rağmen "1 milyar insansı robot" vaadiyle hisseleri canlı tutmaya, vaat tüccarlığı yapmaya devam ediyor…
En kritik soruyla noktalayayım: SpaceX insanlığı yıldızlara taşıyacak yeni uzay yolu devrimi mi, yoksa hisse senedi piyasalarını yutmaya hazırlanan devasa bir Elon Musk patentli ego projesi mi?
Yanıtını çoğu zaman olduğu gibi zaman içinde ve bedeller ödeyerek öğrenecek çoğu insan…
SpaceX Geleceğin Yatırımı Mı, Elon Musk’ın Şişirdiği Balon Mu?
Şüphesiz sadece girişimleriyle değil, ortaya koyduğu radikal görüşleri ve sosyal medya paylaşımlarıyla son yılların en dikkat çeken ve tartışılan ismi Elon Musk…
13 Ekim 2024’te Teksas’ta Starbase fırlatma rampasında yaşanan uzay tarihinin en görkemli olaylarından biri yaşanıyor, Musk’ ın yer kürenin her noktasına erişeceğini söylediği uydulardan birini fırlatan Dev roket motoru Dünya’ya dönüp "Mechazilla" kolları tarafından havada yakalanıyordu…
Devrim olarak tanımlanan geçmiştekilerden farklı fırlatmayla ilk kez bir uzay aracını yörüngeye taşıyan devasa roket motorunun Dünya'ya doğru geri düşerken inişini yavaşlatması ve hassas bir şekilde süzülerek Mechazilla adlı "çubuklardan oluşan kıskaçla yakalanmasıydı.
SpaceX'in kontrol odasında sevinç çığlıkları ve karşılıklı alkışlar arasında Elon Musk, milyonlarca sosyal medya takipçisine bunun "çok gezegenli bir yaşam yaratmaya doğru atılmış büyük bir adım" olduğunu söylüyordu…
Gerçekten de yeniden kullanılabilir bu roketin, yörüngeye, Ay'a ve bir gün Mars'a bir şeyler fırlatmanın maliyetlerini önemli ölçüde azaltacak çok önemli bir adım olduğu Musk’ a diş bileyen rakiplerince bile şapka çıkarılacak ve uzay tarihine geçecek gelişme olarak tanımlandı…
Fütüristik bir vizyona sahip, bazıları tarafından aykırı ve geleneksel olmayan bir dahi olarak nitelendirilen Musk, SpaceX başarısı sonrası Marvel Çizgi Roman Evreni' nin Demir Adamı olarak da bilinen Tony Stark ile kıyaslanmaya başlandı…
Musk bununla da kalmadı…
Sosyal Medya platformu Twitter’ i 45 milyar dolar gibi uçuk fiyata satın alıp adını da ‘X’ olarak değiştirirken olumlu olumsuz pek çok eleştiriye muhatap oldu…
ABD seçimlerini Trump’ ın kazanmasında en büyük rollerden birini üstlenirken de okların hedefi oldu…
Son günlerde ise Musk, küresel Borsaların en büyük halka arz operasyonuyla ekonomistlerin, piyasa oyuncularının tartışma konusu…
Sizler bu makaleyi okurken 12 Haziran’ da gerçekleşecek ve bugüne kadar yalnızca Musk ile seçkin bir grup zengin yatırımcının önemli fonların mazhar olduğu SpaceX hisselerinin bir bölümünün alım satımı gerçekleşmiş olacak…
Çok değil 5 yıl önce piyasa değeri 40 milyar dolar olarak ölçülen SpaceX’ in küçük bir payını şimdi Musk 1 trilyon 750 milyar dolar gibi uçuk değer üzerinden borsaya arz sürecini tamamlıyor…
Düne kadar sadece Musk ve elit bir kesimin ortak olabildiği ‘teknoloji efsanesinin’ kapıları, tarihin en büyük halka arzıyla artık sıradan insanlara ve küçük yatırımcılara da açılmış oluyor…
Ancak şimdi tüm küresel piyasa aktörü şu temel Soruya yanıt arıyor, gittikçe artan hararetle tartışmaktan geri durmuyor…
5 yılda değerini 40 milyar dolardan 1,75 trilyon dolara çıkaran SpaceX gerçekten geleceğe yapılan akıllıca bir yatırım mı, yoksa tarihin en büyük "Dot-Com" benzeri balonu mu?
Soru boşuna değil elbette; 1,75 trilyon dolar değer biçilen şirket, aynı zamanda "Zarar Eden" Bir Trilyon Dolarlık Dev konumunda…
Şirketin 2025’te 4,9 milyar dolar, 2026’nın ilk çeyreğinde ise 4,3 milyar dolar zarar ettiği gerçeği yanında onca paha biçilmez değer biçilirken, 29,1 milyar dolar kredi borcuyla baş başa olması da çelişkiler yumağının bir başka yanı…
Bu devasa zarara, kredi borçları yanında yönetimin "gelecekte kârlılığa ulaşamayabiliriz" itirafına rağmen biçilen değer gerçekten piyasa rasyonalitesine hayli ters bir tabloyu yansıtıyor…
Bir başka Borsa gerçeğine de dikkat çekiyor uzmanlar:
1980-2025 verilerine göre halka arz edilen şirketlerin ilk gün sıçrasalar bile sonraki 5 yılda emsallerinin gerisinde kaldığı gerçeği ve yatırımcıların iştahını kabartan ilk gün heyecan dalgasına karşın belirlenen hisse fiyatıyla yeni bir internet balonu patlaması (Dot-Com) endişesi….
Daha da kritik soru; SpaceX Aslında bir Uzay şirketi değil mi?
Soru boşuna değil; SpaceX’ in omurgasını hatta tüm varlığını oluşturan Starlink iletişim ağına Uzay ve iletişim pazarındaki payı yüzde 20'yi bile bulmuyor. (yaklaşık 300 milyar dolar).
SpaceX, 28,5 trilyon büyüklüğe sahip olduğu iddia edilen uzay teknolojisi pastasından en büyük payı alma hedefi ile hisselerine değer biçiyor ancak söz konusu pazarın 26,5 trilyon doları aslında uzay değil, yapay zekâ sektörüne ait.
Şirket, bünyesindeki X (twitter) Yapay Zekâ ve uzay tabanlı devasa veri merkezleri vizyonuyla gerçekte uzay değil yapay zekâ şirketi olarak pazarlanıyor.
Bugüne kadar belli bir zümrenin ortak olduğu şirketin borsaya açılarak kapılarını herkese açacak olması ve aracı kurumlarda 2 bin dolarlık hesabı olanların bile hisse satın almasının önünün açılmasıyla halka arz edilecek payın yüzde 30'unun bireysel yatırımcılara ayrılacak olması olası bir riskte çok sayıda kişinin zarara uğraması demek…
Geniş tabana yayılacak bu çok sayıda ortağın finansal analiz yapma olanağına sahip olmadığı gerçeği aynı zamanda küçük yatırımcıların yaratacağı devasa fiyat dalgalanmaları riskini de içinde barındırıyor…
Göz ardı edilen hayati önemde bir başka gerçek ise şu:
Hisse almak için kuyruğa giren küçük yatırımcıların istisnalar dışında neredeyse tamamı, Halka arz edilen şirketi gerçekte kimin yönetmekte olduğundan habersiz…
SpaceX sözleşmesine göre şirketin A Sınıfı hisselerine 1 oy hakkı verilirken, Musk’ ın elindeki B Sınıfı hisselerin yönetimdeki söz hakkı bir hisseye karşı 2 oy hakkına sahip…
Böylece Musk, şirketin sadece yüzde 42'sine sahip olmasına rağmen oy gücünün yüzde 82'sinden fazlasını tek başına kontrol ediyor ve etmeye de devam edecek…
Kurduğu bu tek kişiden oluşan oligarşik imparatorluk sayesinde halkın on milyarlarca dolarlık birikimlerini toplayan Musk’ ı tüm hisse sahipleri bir araya gelse görevden alamayacak…
Büyük Emeklilik Fonları yöneticilerine göre bu düzeyde bir denetim muafiyetine modern Amerikan borsası tarihi boyunca rastlanmadı…
Trump' ın seçim kampanyasına 300 milyon dolar harcayarak tüm varlığıyla siyasetin emrine giren, koyduklarının yüzlerce katını aldığı devlet ihaleleriyle geri alan Musk, Macaristan seçimlerinden son günlerde Kuzey İrlanda olaylarına kadar dünya üzerinde ne kadar ülke varsa, iç işlerine müdahale etmekten çekinmiyor…
Bu ise dizginlenemez kişilik bozukluğu olarak ta görülmesi mümkün sorunlu ego ile yatırımcı çıkarlarının karşı karşıya gelmesi demek…
Musk’ ın Çin dalgasıyla durağanlaşan ve gelecek konusunda da kaygıların arttığı Tesla performansına rağmen "1 milyar insansı robot" vaadiyle hisseleri canlı tutmaya, vaat tüccarlığı yapmaya devam ediyor…
En kritik soruyla noktalayayım: SpaceX insanlığı yıldızlara taşıyacak yeni uzay yolu devrimi mi, yoksa hisse senedi piyasalarını yutmaya hazırlanan devasa bir Elon Musk patentli ego projesi mi?
Yanıtını çoğu zaman olduğu gibi zaman içinde ve bedeller ödeyerek öğrenecek çoğu insan…
SpaceX Geleceğin Yatırımı Mı, Elon Musk’ın Şişirdiği Balon Mu?
Şüphesiz sadece girişimleriyle değil, ortaya koyduğu radikal görüşleri ve sosyal medya paylaşımlarıyla son yılların en dikkat çeken ve tartışılan ismi Elon Musk…
13 Ekim 2024’te Teksas’ta Starbase fırlatma rampasında yaşanan uzay tarihinin en görkemli olaylarından biri yaşanıyor, Musk’ ın yer kürenin her noktasına erişeceğini söylediği uydulardan birini fırlatan Dev roket motoru Dünya’ya dönüp "Mechazilla" kolları tarafından havada yakalanıyordu…
Devrim olarak tanımlanan geçmiştekilerden farklı fırlatmayla ilk kez bir uzay aracını yörüngeye taşıyan devasa roket motorunun Dünya'ya doğru geri düşerken inişini yavaşlatması ve hassas bir şekilde süzülerek Mechazilla adlı "çubuklardan oluşan kıskaçla yakalanmasıydı.
SpaceX'in kontrol odasında sevinç çığlıkları ve karşılıklı alkışlar arasında Elon Musk, milyonlarca sosyal medya takipçisine bunun "çok gezegenli bir yaşam yaratmaya doğru atılmış büyük bir adım" olduğunu söylüyordu…
Gerçekten de yeniden kullanılabilir bu roketin, yörüngeye, Ay'a ve bir gün Mars'a bir şeyler fırlatmanın maliyetlerini önemli ölçüde azaltacak çok önemli bir adım olduğu Musk’ a diş bileyen rakiplerince bile şapka çıkarılacak ve uzay tarihine geçecek gelişme olarak tanımlandı…
Fütüristik bir vizyona sahip, bazıları tarafından aykırı ve geleneksel olmayan bir dahi olarak nitelendirilen Musk, SpaceX başarısı sonrası Marvel Çizgi Roman Evreni' nin Demir Adamı olarak da bilinen Tony Stark ile kıyaslanmaya başlandı…
Musk bununla da kalmadı…
Sosyal Medya platformu Twitter’ i 45 milyar dolar gibi uçuk fiyata satın alıp adını da ‘X’ olarak değiştirirken olumlu olumsuz pek çok eleştiriye muhatap oldu…
ABD seçimlerini Trump’ ın kazanmasında en büyük rollerden birini üstlenirken de okların hedefi oldu…
Son günlerde ise Musk, küresel Borsaların en büyük halka arz operasyonuyla ekonomistlerin, piyasa oyuncularının tartışma konusu…
Sizler bu makaleyi okurken 12 Haziran’ da gerçekleşecek ve bugüne kadar yalnızca Musk ile seçkin bir grup zengin yatırımcının önemli fonların mazhar olduğu SpaceX hisselerinin bir bölümünün alım satımı gerçekleşmiş olacak…
Çok değil 5 yıl önce piyasa değeri 40 milyar dolar olarak ölçülen SpaceX’ in küçük bir payını şimdi Musk 1 trilyon 750 milyar dolar gibi uçuk değer üzerinden borsaya arz sürecini tamamlıyor…
Düne kadar sadece Musk ve elit bir kesimin ortak olabildiği ‘teknoloji efsanesinin’ kapıları, tarihin en büyük halka arzıyla artık sıradan insanlara ve küçük yatırımcılara da açılmış oluyor…
Ancak şimdi tüm küresel piyasa aktörü şu temel Soruya yanıt arıyor, gittikçe artan hararetle tartışmaktan geri durmuyor…
5 yılda değerini 40 milyar dolardan 1,75 trilyon dolara çıkaran SpaceX gerçekten geleceğe yapılan akıllıca bir yatırım mı, yoksa tarihin en büyük "Dot-Com" benzeri balonu mu?
Soru boşuna değil elbette; 1,75 trilyon dolar değer biçilen şirket, aynı zamanda "Zarar Eden" Bir Trilyon Dolarlık Dev konumunda…
Şirketin 2025’te 4,9 milyar dolar, 2026’nın ilk çeyreğinde ise 4,3 milyar dolar zarar ettiği gerçeği yanında onca paha biçilmez değer biçilirken, 29,1 milyar dolar kredi borcuyla baş başa olması da çelişkiler yumağının bir başka yanı…
Bu devasa zarara, kredi borçları yanında yönetimin "gelecekte kârlılığa ulaşamayabiliriz" itirafına rağmen biçilen değer gerçekten piyasa rasyonalitesine hayli ters bir tabloyu yansıtıyor…
Bir başka Borsa gerçeğine de dikkat çekiyor uzmanlar:
1980-2025 verilerine göre halka arz edilen şirketlerin ilk gün sıçrasalar bile sonraki 5 yılda emsallerinin gerisinde kaldığı gerçeği ve yatırımcıların iştahını kabartan ilk gün heyecan dalgasına karşın belirlenen hisse fiyatıyla yeni bir internet balonu patlaması (Dot-Com) endişesi….
Daha da kritik soru; SpaceX Aslında bir Uzay şirketi değil mi?
Soru boşuna değil; SpaceX’ in omurgasını hatta tüm varlığını oluşturan Starlink iletişim ağına Uzay ve iletişim pazarındaki payı yüzde 20'yi bile bulmuyor. (yaklaşık 300 milyar dolar).
SpaceX, 28,5 trilyon büyüklüğe sahip olduğu iddia edilen uzay teknolojisi pastasından en büyük payı alma hedefi ile hisselerine değer biçiyor ancak söz konusu pazarın 26,5 trilyon doları aslında uzay değil, yapay zekâ sektörüne ait.
Şirket, bünyesindeki X (twitter) Yapay Zekâ ve uzay tabanlı devasa veri merkezleri vizyonuyla gerçekte uzay değil yapay zekâ şirketi olarak pazarlanıyor.
Bugüne kadar belli bir zümrenin ortak olduğu şirketin borsaya açılarak kapılarını herkese açacak olması ve aracı kurumlarda 2 bin dolarlık hesabı olanların bile hisse satın almasının önünün açılmasıyla halka arz edilecek payın yüzde 30'unun bireysel yatırımcılara ayrılacak olması olası bir riskte çok sayıda kişinin zarara uğraması demek…
Geniş tabana yayılacak bu çok sayıda ortağın finansal analiz yapma olanağına sahip olmadığı gerçeği aynı zamanda küçük yatırımcıların yaratacağı devasa fiyat dalgalanmaları riskini de içinde barındırıyor…
Göz ardı edilen hayati önemde bir başka gerçek ise şu:
Hisse almak için kuyruğa giren küçük yatırımcıların istisnalar dışında neredeyse tamamı, Halka arz edilen şirketi gerçekte kimin yönetmekte olduğundan habersiz…
SpaceX sözleşmesine göre şirketin A Sınıfı hisselerine 1 oy hakkı verilirken, Musk’ ın elindeki B Sınıfı hisselerin yönetimdeki söz hakkı bir hisseye karşı 2 oy hakkına sahip…
Böylece Musk, şirketin sadece yüzde 42'sine sahip olmasına rağmen oy gücünün yüzde 82'sinden fazlasını tek başına kontrol ediyor ve etmeye de devam edecek…
Kurduğu bu tek kişiden oluşan oligarşik imparatorluk sayesinde halkın on milyarlarca dolarlık birikimlerini toplayan Musk’ ı tüm hisse sahipleri bir araya gelse görevden alamayacak…
Büyük Emeklilik Fonları yöneticilerine göre bu düzeyde bir denetim muafiyetine modern Amerikan borsası tarihi boyunca rastlanmadı…
Trump' ın seçim kampanyasına 300 milyon dolar harcayarak tüm varlığıyla siyasetin emrine giren, koyduklarının yüzlerce katını aldığı devlet ihaleleriyle geri alan Musk, Macaristan seçimlerinden son günlerde Kuzey İrlanda olaylarına kadar dünya üzerinde ne kadar ülke varsa, iç işlerine müdahale etmekten çekinmiyor…
Bu ise dizginlenemez kişilik bozukluğu olarak ta görülmesi mümkün sorunlu ego ile yatırımcı çıkarlarının karşı karşıya gelmesi demek…
Musk’ ın Çin dalgasıyla durağanlaşan ve gelecek konusunda da kaygıların arttığı Tesla performansına rağmen "1 milyar insansı robot" vaadiyle hisseleri canlı tutmaya, vaat tüccarlığı yapmaya devam ediyor…
En kritik soruyla noktalayayım: SpaceX insanlığı yıldızlara taşıyacak yeni uzay yolu devrimi mi, yoksa hisse senedi piyasalarını yutmaya hazırlanan devasa bir Elon Musk patentli ego projesi mi?
Yanıtını çoğu zaman olduğu gibi zaman içinde ve bedeller ödeyerek öğrenecek çoğu insan…

