Azerbaycan’ın bağımsızlık günü, yalnızca bir devletin doğumunu değil; Türk dünyasının ortak hafızasında yeniden filizlenen bir ideali hatırlatır. 1918’de kurulan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti, Doğu’nun ilk demokratik Türk cumhuriyeti olarak tarihe geçti. O gün atılan adım, bugün hâlâ yankılanan bir çağrının başlangıcıydı: özgürlük, birlik ve kardeşlik.
“Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!” sözü, yalnızca bir slogan değil; bir milletin iradesinin sembolüdür. Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesi, Hazar’ın dalgalarından Anadolu’nun dağlarına kadar uzanan bir köprüdür. Bu köprü, Turan ülküsünün en sağlam taşlarından biridir. Çünkü Azerbaycan’ın bağımsızlığı, Türk dünyasının geleceğine dair en güçlü işarettir.
Bugün Azerbaycan, sadece kendi halkının değil; bütün Türk milletinin gurur kaynağıdır. Karabağ’da kazanılan zafer, bağımsızlığın nasıl korunacağını ve kardeşliğin nasıl pekiştirileceğini bir kez daha göstermiştir. Bu zafer, Türk dünyasının ortak iradesinin ve dayanışmasının bir nişanesidir.
Bağımsızlık günü, geçmişin hatırlanması kadar geleceğin de inşasıdır. Türk dünyasının parlayan yıldızı Azerbaycan, kendi yolunu çizerken aynı zamanda Türk birliğinin yolunu da aydınlatmaktadır. Bu birlik, sadece coğrafi sınırların değil; gönül sınırlarının da birleşmesidir. Dilimiz, kültürümüz, tarihimiz ve ülkümüz, bu bağımsızlık bayrağının altında yeniden buluşmaktadır.
Yaşasın bağımsız Azerbaycan!
Yaşasın Türk’ün birliği!

