•
Sabahattin Çakmakoğlu'nun 13 Ocak 1988'de, Emniyet Genel Müdürlüğü Görevi’ne atanması dolayısıyla Mersin'den ayrılmadan hemen önce düzenlediği veda içerikli basın toplantısı, bu yazı serimizin en kapsamlı, en hesaplaşmacı ve en muhasebeci metnidir. Yaklaşık dört yıllık Mersin valiliğinin ardından, görev süresi boyunca birlikte çalıştığı basın mensuplarına veda ederken, aynı zamanda “bir dönemin muhasebesini” yapmaktadır. Konuşma: Bir veda, bir icraat raporu, bir hesap verme ve bir gelecek vizyonu olarak okunmalıdır.
Basına Veda Toplantısı
Çakmakoğlu, daha en başta bu toplantının niteliğini net biçimde tanımlamaktadır: Bu bir basın toplantısı değil, "Basına Veda Toplantısı"dır. Sohbet havasında geçmesini arzu ettiği bu buluşmada, geçmiş dört yılın muhasebesini yapmak, basın mensuplarıyla dertleşmek ister. Yeni görevine henüz başlamadığı için, konuşmanın sınırlarını da çizer: Geçmiş yıllarda kalmak kaydıyla, yeni görev dışında bir sohbet…
Basınla ilişkilerine dair samimi bir değerlendirme yapar: Her önemli toplantıda basın mensuplarının yanında olduğunu, onlara açık olmaya çalıştığını söyler. Genelde teşvik edici, yönlendirici yazılarının Mersin'deki mesleki hatıralarının en değerlileri arasında yer aldığını belirtir. Eleştirileri de makul karşıladığını, ancak yalan, yanlış ve eksik bilgiler olduğunda düzeltme ricasında bulunduğunu ekler. Bu ifadeleriyle onun “basınla kurduğu sağlıklı iletişimin” ve “demokratik yönetim anlayışının” bir göstergesidir.
Dört Yılın Muhasebesi: Merkezi Yatırımlar
Çakmakoğlu, dört yıllık valiliği döneminde gerçekleştirilen yatırımları üç ana başlık altında özetlemektedir: Merkezi idare yatırımları, belediye yatırımları ve İl Özel İdaresi yatırımları.
Merkezi idare yatırımları olarak saydıkları, Mersin'in kamu binaları ihtiyacını büyük ölçüde karşılamıştır:
• İl Jandarma Alay Komutanlığı
• Emniyet Müdürlüğü
• Vilayet Hükümet Konağı
• Vergi Dairesi
• Gümrük Muhafaza ve Gümrük Başmüdürlüğü
• Ulaştırma Bölge Müdürlüğü (Liman Akdeniz Bölge Müdürlüğü)
• Tekel Başmüdürlüğü binaları
• Meteoroloji Müdürlüğü (Akdeniz'in tamamının hava olaylarını takip edebilecek kapasitede modern bir tesis)
• Tarsus Hükümet Konağı
• Tarsus Barbaros Lisesi
• Erdemli Endüstri Meslek Lisesi.
Bu liste, Çakmakoğlu döneminde Mersin'in “kamu altyapısının ne denli güçlendirildiğini” gösteren somut bir icraat tablosudur.
Belediye Yatırımları ve Yönlendirme
İkinci olarak, “belediyelerin yatırımlarını yönlendirme” çalışmalarından söz eder. Kasaba belediyeleri, ilçe belediyeleri ve Mersin Belediyesi'nin projelerine katkıda bulunduğunu, hatırlatmalar yaptığını söyler. Akbelen, Güneykent gibi projelerde, şehrin ışıklandırılmasına kadar pek çok konuda meşgul olduklarını belirtir. Bu ifade, kendilerinin “yerel yönetimlerle iş birliğine” verdiği önemin de bir göstergesidir.
İl Özel İdaresi: Rakamlarla Büyüme
Çakmakoğlu'nun en çok övündüğü alanlardan biri, “İl Özel İdaresi'nin bütçesini ve kapasitesini artırmasıdır”. 1984'te geldiğinde 520 milyon olan Özel İdare bütçesi, 1988'de 4 milyar 2 milyona çıkarılmış, ek bütçeyle birlikte 4 milyar 750 milyonluk bir iş yapma kapasitesine ulaşılmıştır. Bu gösterge, yaklaşık “dokuz katlık bir büyüme” demektir.
Bütçenin Nasıl Kullanıldığı
• Köy Hizmetleri:
Ortalama 1 milyar lira pay ayrılmış, beş büyük damperli kamyon alınmış, 400 milyon liralık yatırımla “asfalt şantiyesi” kurulmuştur. Çukurova bölgesinde hiçbir ilin özel idaresinde bulunmayan bu asfalt şantiyesi sayesinde, sadece 1987 yılında “196 km asfalt” yapılmış, köy asfaltı 345 km'den çıkarılarak yıllık 150 km asfalt yapabilecek duruma gelinmiştir.
• İçme Suları:
Susuz köyler için büyük projeler gerçekleştirilmiştir. Lamas Deresi'nden “179 üniteye su sağlayacak 14 milyarlık proje” yatırım programına aldırılmış, Tarsus'un susuz köyleri Eski Eminlik ve Kuşçular'a 20 km mesafeden su getirilmiştir. Bu projeler tamamlandığında, susuz köy sayısı 10-15'e inecektir.
• Turistik Tesisler:
Anamur'da soğuk hava deposu, Keşbüki Mağarası'nda kır kahvesi ve gazino, Kaş Yaylası'nda kır gazinosu, Narlıkuyu'da Dilek Mağarası'nda konaklama tesisleri ve çarşı, Cennet-Cehennem yakınında turistik tesis, Silifke Kapızlı'da 6 vilayetin ortak katkısıyla eğitim tesisi.
• Spor ve Sosyal Tesisler:
Mut'ta spor sahası, Silifke'de çarşı ve sosyal site, Erdemli'de Öğretmen Evi, Erdemli sahilinde 300-500 yataklı kongre oteli projesi (ihalesi yapılmış, temel atma safhasında), Mezitli'deki tesisin turizme açılması, "Gelin Tacı" adı verilen deniz restoran ve gazinosu projesi (Parmak İskele'nin ucunda, 500 milyon lira keşif bedeliyle ihale edilmiş).
• İş Hanları ve Lojmanlar:
Palmiye İşhanı (Bağkur'a devredilmiş, ancak Mersin'e bir eser kazandırılmıştır), Osmaniye Mahallesinde Özel İdare personeli için 60 konut, Plaj yolunda 17 dairelik lojman, Güneykent'ten 24 daire satın alma kararı. Göreve geldiğinde 8 daireli lojmanı olan Özel İdare, bu dönemde 81 daireye ulaşmıştır.
• Tarsus Şelale Oteli:
3 yıldızlı, 100 yataklı otel inşaatı devam etmektedir.
Tasarılar ve Yarım Kalanlar
Çakmakoğlu, bitenleri değil, “yarım kalanları ve tasarıları” da samimiyetle anlatmaktadır.
Zamanın yetmediği, proje safhasında kalan işler de vardır:
• 14 dönümlük arsaya spor kompleksi projesi (arsa temin edilmiş, Mersin İdman Yurdu'na 49 yıllığına devredilecekti).
• Üniversite vakfı kuruluşu (bitirilmek üzeredir).
• Kültür Sanat Vakfı kuruluşu (bitirilmek üzeredr).
• Havaalanı projesi.
• Fuar alanı projesi.
• Camili'deki kaplıca (şifalı su) projesi (tahliller tamamlanmış, ancak zaman yetmemiştir). Bu samimi itiraflar, Çakmakoğlu'nun “hesap verme duygusunun” ve “şeffaflığının” bir göstergesidir.
En Büyük Övünç: "Milleti Devlete Yaklaştırmak"
Çakmakoğlu, bütün bu fiziki yatırımların ötesinde, asıl övündüğü noktayı şöyle ifade etmektedir:
"Bu dört seneye yaklaşan süre içerisinde, insanımızı kamu kuruluşlarına ve devlete; milleti devlete yaklaştırıcı bir idare örneği vermeye çalıştık. Mütehakkim ve emredici, her şeyi ben bilirim görüntüsünden daima uzak, herkesin o konuda bir fikri olabileceği ve o fikrin de yapacak kişiler için faydası olabileceği esprisinden, idarecilik hayatımda çok faydalanmışımdır."
Bu sözler, onun yönetim felsefesinin özüdür: “Devlet-millet kaynaşması, katılımcılık, mütevazılık.”
Bu anlayışın hayata geçmesinde, birlikte çalıştığı arkadaşlarının rolünü de unutmamaktadır:
"Tabii bunun içerisinde, benimle işleri başında görev yapan arkadaşlarımızın rolünü de hiçbir zaman unutmamışımdır." Bu ifadesi, onun “ekip çalışmasına verdiği önemin” ve “kolektif başarı anlayışının” göstergesidir.
Basın Mensuplarına Veda ve Temenniler
Konuşmanın duygusal bölümünde, basın mensuplarına hitaben şunları söylemiştir:
"Hepinize teşekkür ediyorum. Hem gazetecilik basın hayatınızda başarılı bir çalışma sürdürmenizi, hem de özel hayatınızda çocuklarınızla, eşlerinizle beraber sağlık ve mutluluklar içerisinde bu ömrü yaşamanızı candan temenni ediyorum. Hepinizin gözlerinden öperim."
Yeni Görev: Emniyet Genel Müdürlüğü
Toplantının ilerleyen bölümünde, basın mensuplarının soruları üzerine “yeni görevine” dair de görüşlerini açıklamıştır:
Mersin polisinin yetersizliklerini bildiğini, bunları vali olarak söylediğini, şimdi Emniyet Genel Müdürü olarak telafi edeceğini, olduğu gibi görünmeye, göründüğü gibi olmaya devam edeceğini ifade etmiştir. Bu veciz sözler, kendilerinin dürüstlük ilkesi ve kişilik bütünlüğünün ifadesidir.
Polis eğitimi konusunda görüşlerini de ayrıntılandırmıştır. Polisin farklı görev alanlarında (idari işlemler, trafik, önleyici hizmetler, olaylara müdahale) farklı davranış biçimleri geliştirmesi gerektiğini anlatmış, özellikle “eğitilmiş polis” kavramını şöyle açıklamıştır: Trafik polisi ceza yazarken kibarlığı elden bırakmamalı, ama gerektiğinde olaylara müdahale ederken ölçülü biçimde yetkilerini kullanmalıdır.
İşkence konusuna da değinmiştir: "İşkencenin karşısındayız. Şayet varsa böyle bir müşahhas gösterilebilen, şu yaptı, şunu yaptı gibi bir olay bize intikal ettirildiği takdirde, süratle üzerine gidilir, önleriz. İnsanın insana ceza vermesi mümkün değildir. Bağımsız yargı organlarının buna karar vermesi lazım gelir." Bu ifadeleri, kendilerinin “hukuk devleti ilkesine bağlılığının” açık bir beyanıdır.
Sonuç:
Bir Veda ve Yeni Bir Başlangıç
Bu konuşma, Sabahattin Çakmakoğlu'nun Mersin valiliği döneminin “kapsamlı bir muhasebesi” ve aynı zamanda “yeni görevine dair bir ön değerlendirmedir.” Konunun ana hatları şöyle özetlenebilir:
• Basınla ilişkiler: Açık, şeffaf, eleştiriye açık, ancak yalan ve yanlış bilgiye karşı duyarlı bir ilişki biçimi.
• Merkezi yatırımlar: Kamu binaları, okullar, meteoroloji tesisi gibi pek çok proje tamamlanmış veya hızlandırılmıştır.
• Belediye yatırımları: Yerel yönetimler yönlendirilmiş, şehrin gelişimine katkı sağlanmıştır.
• İl Özel İdaresi: Bütçe dokuz kat artırılmış, asfalt şantiyesi kurulmuş, köy yolları ve içme suları için büyük projeler gerçekleştirilmiş, turistik tesisler, spor tesisleri, iş hanları, lojmanlar yapılmıştır.
• Yarım kalanlar: Spor kompleksi, üniversite vakfı, kültür vakfı, havaalanı, fuar, kaplıca gibi projeler tasarı halinde bırakılmıştır.
• Yönetim felsefesi: "Milleti devlete yaklaştırmak", "mütehakkim ve emredici olmamak", "herkesin fikrinden faydalanmak".
• Yeni görev: “Emniyet Genel Müdürü olarak “olduğu gibi görünmeye, göründüğü gibi olmaya" devam edecek, polis eğitimine önem verecek, işkenceye karşı kararlı bir duruş sergileyecektir.
Çakmakoğlu'nun "Olduğum gibi görünmeye, göründüğüm gibi olmaya devam edeceğim" sözü, onun “kişilik bütünlüğünün” ve “dürüstlük ilkesinin” özlü ifadesidir.
Mersin'de dört yıl boyunca sergilediği bu duruş, yeni görevinde de devam edeceğini göstermektedir.
•
|19 Nisan 2026 |Bir Valinin İzinde: Sabahattin Çakmakoğlu’nu Anmak -XXXXXI-| Dünde Kalan Sözler- XXVI- | Genel Değerlendirme ve Sonuç |
Anasayfa
Yazarlar
Hilmi Dulkadir
Yazı Detayı
Bu yazı 18 kez okundu.
KÜLTÜR YAZILARI... 17 Nisan 2026 |Bir Valinin İzinde: Sabahattin Çakmakoğlu’nu Anmak -XXXXX-| Dünde Kalan Sözler- XXV- | Veda Konuşması | Hilmi DULKADİR
•
Sabahattin Çakmakoğlu'nun 13 Ocak 1988'de, Emniyet Genel Müdürlüğü Görevi’ne atanması dolayısıyla Mersin'den ayrılmadan hemen önce düzenlediği veda içerikli basın toplantısı, bu yazı serimizin en kapsamlı, en hesaplaşmacı ve en muhasebeci metnidir. Yaklaşık dört yıllık Mersin valiliğinin ardından, görev süresi boyunca birlikte çalıştığı basın mensuplarına veda ederken, aynı zamanda “bir dönemin muhasebesini” yapmaktadır. Konuşma: Bir veda, bir icraat raporu, bir hesap verme ve bir gelecek vizyonu olarak okunmalıdır.
Basına Veda Toplantısı
Çakmakoğlu, daha en başta bu toplantının niteliğini net biçimde tanımlamaktadır: Bu bir basın toplantısı değil, "Basına Veda Toplantısı"dır. Sohbet havasında geçmesini arzu ettiği bu buluşmada, geçmiş dört yılın muhasebesini yapmak, basın mensuplarıyla dertleşmek ister. Yeni görevine henüz başlamadığı için, konuşmanın sınırlarını da çizer: Geçmiş yıllarda kalmak kaydıyla, yeni görev dışında bir sohbet…
Basınla ilişkilerine dair samimi bir değerlendirme yapar: Her önemli toplantıda basın mensuplarının yanında olduğunu, onlara açık olmaya çalıştığını söyler. Genelde teşvik edici, yönlendirici yazılarının Mersin'deki mesleki hatıralarının en değerlileri arasında yer aldığını belirtir. Eleştirileri de makul karşıladığını, ancak yalan, yanlış ve eksik bilgiler olduğunda düzeltme ricasında bulunduğunu ekler. Bu ifadeleriyle onun “basınla kurduğu sağlıklı iletişimin” ve “demokratik yönetim anlayışının” bir göstergesidir.
Dört Yılın Muhasebesi: Merkezi Yatırımlar
Çakmakoğlu, dört yıllık valiliği döneminde gerçekleştirilen yatırımları üç ana başlık altında özetlemektedir: Merkezi idare yatırımları, belediye yatırımları ve İl Özel İdaresi yatırımları.
Merkezi idare yatırımları olarak saydıkları, Mersin'in kamu binaları ihtiyacını büyük ölçüde karşılamıştır:
• İl Jandarma Alay Komutanlığı
• Emniyet Müdürlüğü
• Vilayet Hükümet Konağı
• Vergi Dairesi
• Gümrük Muhafaza ve Gümrük Başmüdürlüğü
• Ulaştırma Bölge Müdürlüğü (Liman Akdeniz Bölge Müdürlüğü)
• Tekel Başmüdürlüğü binaları
• Meteoroloji Müdürlüğü (Akdeniz'in tamamının hava olaylarını takip edebilecek kapasitede modern bir tesis)
• Tarsus Hükümet Konağı
• Tarsus Barbaros Lisesi
• Erdemli Endüstri Meslek Lisesi.
Bu liste, Çakmakoğlu döneminde Mersin'in “kamu altyapısının ne denli güçlendirildiğini” gösteren somut bir icraat tablosudur.
Belediye Yatırımları ve Yönlendirme
İkinci olarak, “belediyelerin yatırımlarını yönlendirme” çalışmalarından söz eder. Kasaba belediyeleri, ilçe belediyeleri ve Mersin Belediyesi'nin projelerine katkıda bulunduğunu, hatırlatmalar yaptığını söyler. Akbelen, Güneykent gibi projelerde, şehrin ışıklandırılmasına kadar pek çok konuda meşgul olduklarını belirtir. Bu ifade, kendilerinin “yerel yönetimlerle iş birliğine” verdiği önemin de bir göstergesidir.
İl Özel İdaresi: Rakamlarla Büyüme
Çakmakoğlu'nun en çok övündüğü alanlardan biri, “İl Özel İdaresi'nin bütçesini ve kapasitesini artırmasıdır”. 1984'te geldiğinde 520 milyon olan Özel İdare bütçesi, 1988'de 4 milyar 2 milyona çıkarılmış, ek bütçeyle birlikte 4 milyar 750 milyonluk bir iş yapma kapasitesine ulaşılmıştır. Bu gösterge, yaklaşık “dokuz katlık bir büyüme” demektir.
Bütçenin Nasıl Kullanıldığı
• Köy Hizmetleri:
Ortalama 1 milyar lira pay ayrılmış, beş büyük damperli kamyon alınmış, 400 milyon liralık yatırımla “asfalt şantiyesi” kurulmuştur. Çukurova bölgesinde hiçbir ilin özel idaresinde bulunmayan bu asfalt şantiyesi sayesinde, sadece 1987 yılında “196 km asfalt” yapılmış, köy asfaltı 345 km'den çıkarılarak yıllık 150 km asfalt yapabilecek duruma gelinmiştir.
• İçme Suları:
Susuz köyler için büyük projeler gerçekleştirilmiştir. Lamas Deresi'nden “179 üniteye su sağlayacak 14 milyarlık proje” yatırım programına aldırılmış, Tarsus'un susuz köyleri Eski Eminlik ve Kuşçular'a 20 km mesafeden su getirilmiştir. Bu projeler tamamlandığında, susuz köy sayısı 10-15'e inecektir.
• Turistik Tesisler:
Anamur'da soğuk hava deposu, Keşbüki Mağarası'nda kır kahvesi ve gazino, Kaş Yaylası'nda kır gazinosu, Narlıkuyu'da Dilek Mağarası'nda konaklama tesisleri ve çarşı, Cennet-Cehennem yakınında turistik tesis, Silifke Kapızlı'da 6 vilayetin ortak katkısıyla eğitim tesisi.
• Spor ve Sosyal Tesisler:
Mut'ta spor sahası, Silifke'de çarşı ve sosyal site, Erdemli'de Öğretmen Evi, Erdemli sahilinde 300-500 yataklı kongre oteli projesi (ihalesi yapılmış, temel atma safhasında), Mezitli'deki tesisin turizme açılması, "Gelin Tacı" adı verilen deniz restoran ve gazinosu projesi (Parmak İskele'nin ucunda, 500 milyon lira keşif bedeliyle ihale edilmiş).
• İş Hanları ve Lojmanlar:
Palmiye İşhanı (Bağkur'a devredilmiş, ancak Mersin'e bir eser kazandırılmıştır), Osmaniye Mahallesinde Özel İdare personeli için 60 konut, Plaj yolunda 17 dairelik lojman, Güneykent'ten 24 daire satın alma kararı. Göreve geldiğinde 8 daireli lojmanı olan Özel İdare, bu dönemde 81 daireye ulaşmıştır.
• Tarsus Şelale Oteli:
3 yıldızlı, 100 yataklı otel inşaatı devam etmektedir.
Tasarılar ve Yarım Kalanlar
Çakmakoğlu, bitenleri değil, “yarım kalanları ve tasarıları” da samimiyetle anlatmaktadır.
Zamanın yetmediği, proje safhasında kalan işler de vardır:
• 14 dönümlük arsaya spor kompleksi projesi (arsa temin edilmiş, Mersin İdman Yurdu'na 49 yıllığına devredilecekti).
• Üniversite vakfı kuruluşu (bitirilmek üzeredir).
• Kültür Sanat Vakfı kuruluşu (bitirilmek üzeredr).
• Havaalanı projesi.
• Fuar alanı projesi.
• Camili'deki kaplıca (şifalı su) projesi (tahliller tamamlanmış, ancak zaman yetmemiştir). Bu samimi itiraflar, Çakmakoğlu'nun “hesap verme duygusunun” ve “şeffaflığının” bir göstergesidir.
En Büyük Övünç: "Milleti Devlete Yaklaştırmak"
Çakmakoğlu, bütün bu fiziki yatırımların ötesinde, asıl övündüğü noktayı şöyle ifade etmektedir:
"Bu dört seneye yaklaşan süre içerisinde, insanımızı kamu kuruluşlarına ve devlete; milleti devlete yaklaştırıcı bir idare örneği vermeye çalıştık. Mütehakkim ve emredici, her şeyi ben bilirim görüntüsünden daima uzak, herkesin o konuda bir fikri olabileceği ve o fikrin de yapacak kişiler için faydası olabileceği esprisinden, idarecilik hayatımda çok faydalanmışımdır."
Bu sözler, onun yönetim felsefesinin özüdür: “Devlet-millet kaynaşması, katılımcılık, mütevazılık.”
Bu anlayışın hayata geçmesinde, birlikte çalıştığı arkadaşlarının rolünü de unutmamaktadır:
"Tabii bunun içerisinde, benimle işleri başında görev yapan arkadaşlarımızın rolünü de hiçbir zaman unutmamışımdır." Bu ifadesi, onun “ekip çalışmasına verdiği önemin” ve “kolektif başarı anlayışının” göstergesidir.
Basın Mensuplarına Veda ve Temenniler
Konuşmanın duygusal bölümünde, basın mensuplarına hitaben şunları söylemiştir:
"Hepinize teşekkür ediyorum. Hem gazetecilik basın hayatınızda başarılı bir çalışma sürdürmenizi, hem de özel hayatınızda çocuklarınızla, eşlerinizle beraber sağlık ve mutluluklar içerisinde bu ömrü yaşamanızı candan temenni ediyorum. Hepinizin gözlerinden öperim."
Yeni Görev: Emniyet Genel Müdürlüğü
Toplantının ilerleyen bölümünde, basın mensuplarının soruları üzerine “yeni görevine” dair de görüşlerini açıklamıştır:
Mersin polisinin yetersizliklerini bildiğini, bunları vali olarak söylediğini, şimdi Emniyet Genel Müdürü olarak telafi edeceğini, olduğu gibi görünmeye, göründüğü gibi olmaya devam edeceğini ifade etmiştir. Bu veciz sözler, kendilerinin dürüstlük ilkesi ve kişilik bütünlüğünün ifadesidir.
Polis eğitimi konusunda görüşlerini de ayrıntılandırmıştır. Polisin farklı görev alanlarında (idari işlemler, trafik, önleyici hizmetler, olaylara müdahale) farklı davranış biçimleri geliştirmesi gerektiğini anlatmış, özellikle “eğitilmiş polis” kavramını şöyle açıklamıştır: Trafik polisi ceza yazarken kibarlığı elden bırakmamalı, ama gerektiğinde olaylara müdahale ederken ölçülü biçimde yetkilerini kullanmalıdır.
İşkence konusuna da değinmiştir: "İşkencenin karşısındayız. Şayet varsa böyle bir müşahhas gösterilebilen, şu yaptı, şunu yaptı gibi bir olay bize intikal ettirildiği takdirde, süratle üzerine gidilir, önleriz. İnsanın insana ceza vermesi mümkün değildir. Bağımsız yargı organlarının buna karar vermesi lazım gelir." Bu ifadeleri, kendilerinin “hukuk devleti ilkesine bağlılığının” açık bir beyanıdır.
Sonuç:
Bir Veda ve Yeni Bir Başlangıç
Bu konuşma, Sabahattin Çakmakoğlu'nun Mersin valiliği döneminin “kapsamlı bir muhasebesi” ve aynı zamanda “yeni görevine dair bir ön değerlendirmedir.” Konunun ana hatları şöyle özetlenebilir:
• Basınla ilişkiler: Açık, şeffaf, eleştiriye açık, ancak yalan ve yanlış bilgiye karşı duyarlı bir ilişki biçimi.
• Merkezi yatırımlar: Kamu binaları, okullar, meteoroloji tesisi gibi pek çok proje tamamlanmış veya hızlandırılmıştır.
• Belediye yatırımları: Yerel yönetimler yönlendirilmiş, şehrin gelişimine katkı sağlanmıştır.
• İl Özel İdaresi: Bütçe dokuz kat artırılmış, asfalt şantiyesi kurulmuş, köy yolları ve içme suları için büyük projeler gerçekleştirilmiş, turistik tesisler, spor tesisleri, iş hanları, lojmanlar yapılmıştır.
• Yarım kalanlar: Spor kompleksi, üniversite vakfı, kültür vakfı, havaalanı, fuar, kaplıca gibi projeler tasarı halinde bırakılmıştır.
• Yönetim felsefesi: "Milleti devlete yaklaştırmak", "mütehakkim ve emredici olmamak", "herkesin fikrinden faydalanmak".
• Yeni görev: “Emniyet Genel Müdürü olarak “olduğu gibi görünmeye, göründüğü gibi olmaya" devam edecek, polis eğitimine önem verecek, işkenceye karşı kararlı bir duruş sergileyecektir.
Çakmakoğlu'nun "Olduğum gibi görünmeye, göründüğüm gibi olmaya devam edeceğim" sözü, onun “kişilik bütünlüğünün” ve “dürüstlük ilkesinin” özlü ifadesidir.
Mersin'de dört yıl boyunca sergilediği bu duruş, yeni görevinde de devam edeceğini göstermektedir.
•
|19 Nisan 2026 |Bir Valinin İzinde: Sabahattin Çakmakoğlu’nu Anmak -XXXXXI-| Dünde Kalan Sözler- XXVI- | Genel Değerlendirme ve Sonuç |
Ekleme
Tarihi: 17 Nisan 2026 -Cuma
KÜLTÜR YAZILARI... 17 Nisan 2026 |Bir Valinin İzinde: Sabahattin Çakmakoğlu’nu Anmak -XXXXX-| Dünde Kalan Sözler- XXV- | Veda Konuşması | Hilmi DULKADİR
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.