Hilmi Dulkadir
Köşe Yazarı
Hilmi Dulkadir
 

KÜLTÜR YAZILARI... BİR VALİNİN İZİNDE: SABAHATTİN ÇAKMAKOĞLU’NU ANMAK- XI- |30.11.2025|HİLMİ DULKADİR

• Sulardan İlçelere: Stratejik Yatırımlar ve İdari Düzenlemeler Merhum Sabahattin Çakmakoğlu, Mersin vilayetini anlatırken, karadaki gibi, sudaki zenginliklerin ve stratejik potansiyelin de altını çizmiştir. Vilayetin doğusundan batısına uzanan bir şeritte, Adana sınırındaki Seyhan Nehri'nden başlayıp, Tarsus'un “Berdan Irmağı”, “Deliçay”, Mersin'deki “Müftü Deresi”, “Erdemli Deresi”, “Alata Çayı ve nihayet Silifke'ye doğru Mut'tan inen “Göksu Irmağı” gibi birçok akarsu, bölgeye hayat ve güzellik katıyordu. Anamur'a doğru gidildiğinde ise “Sultan Suyu”, “Bozyazı” ve “Dragon Çayları” ile karşılaşılırdı. Bu akarsular arasında Dragon Çayı, özel bir öneme sahipti. Çakmakoğlu, bu çayın, o dönemde planlanan ve günümüzde hayata geçirilen "Kıbrıs'a Su Temin Projesi"nin zamanındaki kaynak seçeneklerinden biri olduğunu belirtir. Hatta, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından çayın denize döküldüğü yerde yapılan bir tesisle, ihtiyaç halinde su tankerleriyle Kıbrıs'a su taşınmasına o yıllarda başlanmıştı. Daha sonra deniz altından boru hatlarıyla içme suyu, elektrik ve telefon gibi altyapı hizmetlerinin iletileceği daha kapsamlı bir projenin mali kaynak arayışı içinde olduğu da kendilerine bildirilmişti. Dragon Çayı'nın zengin su varlığı, o yıllarda dahi bu büyük proje için uygun bir tercih olarak anlaşılmıştı. Kamu hizmetlerini vatandaşa daha yakın kılmak için, Çakmakoğlu döneminde önemli bir idari düzenlemeye daha gidildi. Anamur'un Aydıncık ve Bozyazı beldeleri, 1987 yılında iki ayrı ilçe teşkilatına kavuştu. Halkın ve yerel yöneticilerin arzuları doğrultusunda bu oluşumu destekleyen ve gerçekleşmesi için vilayet olarak teklifte bulunan Çakmakoğlu, bu süreçte dönemin Bozyazı Belediye Başkanı Ali Ayaz ile Aydıncık Belediye Başkanı Mustafa Köse’nin ilçe olmayı hak eden yöresel çalışmalarına ve başarılı hizmetlerine vurgu yapar. Cumhuriyet'in ilk yıllarında vilayet olan Silifke'ye de ayrı bir önem verilmişti. Burada sıradan olmayan ölçülerde güzel bir Kaymakam Evi yaptırılmıştı. Dönemin Kaymakamı Tevfik Karabalık'ın duyarlı hizmetleri ve istenenleri takip konusundaki başarılı çalışmaları, Silifke'nin eski vilayet olma konumuna yakışır, Göksu Irmağı'na yakın, gösterişli ve beğenilen bu evin yapılmasındaki tercihi şekillendirmişti. Silifke denilince, Çakmakoğlu'nun anlatımındaki samimi insani bağlar bir kez daha öne çıkar. Silifke'nin 70 km kuzeyindeki Sarıaydın köyünün, o dönemin çalışkan muhtarı Mahmut Arusan ile, köy içindeki küçük bir köprünün yapımıyla başlayan yakınlıkları, hala samimi ilgilerle devam etmekteydi. Çakmakoğlu, bu vesileyle Sarıaydınlıları selamlar. Silifke, doğal güzellikleri ile taşıdığı manevi değerlerle de öne çıkıyordu. Kıbrıs Barış Harekatı'nda şehit olan askerlerimizin anısına, Orman Teşkilatı'nca Gülnar yolu üzerinde 1976'da oluşturulmuş bir hatıra ormanı ve içinde 454 şehidin isminin yer aldığı sembolik mezarlardan oluşan "Kıbrıs Şehitler Anıtı" bulunuyordu. Bu anıt mezarlar, yapılan törenlerle birlikte, o yılların anlamını özetleyen dokunaklı bir mekân olarak Silifke'ye ayrı bir anlam katıyordu Çakmakoğlu, Silifke'de turizmin gelişimine öncülük etme düşüncesiyle, daha önce bahsettiği ikinci "İçişleri İdareciler Sitesi"ni buraya kazandırmıştı. Ayrıca, vilayet imkanlarıyla çarşı içinde, ticari ağırlıklı küçük bir tesis daha yapılarak yatırımlar desteklenmişti. Bölgenin ulaşım ve coğrafi dinamiğine de değinen Çakmakoğlu, Mut yöresinden doğan Göksu Irmağı'nın yeşillikler arasından Akdeniz'e ulaşan güzergahına dikkat çeker. Ayrıca, Silifke'den Karaman'a giderken, Toros Dağları'nın "Sertavul Geçidi" ile aşıldığını ve Göksu vadisinin, Pozantı üzerinden İç Anadolu'ya uzanan ana güzergahın yanında, Mersin bölgesi için ikinci bir alternatif geçiş kapısı olarak kabul gördüğünü ve kullanıldığını belirtir. Bu tespit, onun başlı başına idari değil, aynı zamanda bölgenin lojistik ve ticari potansiyelini de çok iyi kavrayan bir vizyona sahip olduğunu göstermektedir. • 05.12.2025 |BİR VALİNİN İZİNDE: SABAHATTİN ÇAKMAKOĞLU’NU ANMAK- XII- | Kültürün ve Geleceğin İnşası: Mut'dan Tarsus'a İz Bırakan Hizmetler
Ekleme Tarihi: 30 Kasım 2025 -Pazar

KÜLTÜR YAZILARI... BİR VALİNİN İZİNDE: SABAHATTİN ÇAKMAKOĞLU’NU ANMAK- XI- |30.11.2025|HİLMİ DULKADİR



Sulardan İlçelere: Stratejik Yatırımlar ve İdari Düzenlemeler
Merhum Sabahattin Çakmakoğlu, Mersin vilayetini anlatırken, karadaki gibi, sudaki zenginliklerin ve stratejik potansiyelin de altını çizmiştir. Vilayetin doğusundan batısına uzanan bir şeritte, Adana sınırındaki Seyhan Nehri'nden başlayıp, Tarsus'un “Berdan Irmağı”, “Deliçay”, Mersin'deki “Müftü Deresi”, “Erdemli Deresi”, “Alata Çayı ve nihayet Silifke'ye doğru Mut'tan inen “Göksu Irmağı” gibi birçok akarsu, bölgeye hayat ve güzellik katıyordu. Anamur'a doğru gidildiğinde ise “Sultan Suyu”, “Bozyazı” ve “Dragon Çayları” ile karşılaşılırdı.
Bu akarsular arasında Dragon Çayı, özel bir öneme sahipti. Çakmakoğlu, bu çayın, o dönemde planlanan ve günümüzde hayata geçirilen "Kıbrıs'a Su Temin Projesi"nin zamanındaki kaynak seçeneklerinden biri olduğunu belirtir. Hatta, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından çayın denize döküldüğü yerde yapılan bir tesisle, ihtiyaç halinde su tankerleriyle Kıbrıs'a su taşınmasına o yıllarda başlanmıştı.
Daha sonra deniz altından boru hatlarıyla içme suyu, elektrik ve telefon gibi altyapı hizmetlerinin iletileceği daha kapsamlı bir projenin mali kaynak arayışı içinde olduğu da kendilerine bildirilmişti. Dragon Çayı'nın zengin su varlığı, o yıllarda dahi bu büyük proje için uygun bir tercih olarak anlaşılmıştı.
Kamu hizmetlerini vatandaşa daha yakın kılmak için, Çakmakoğlu döneminde önemli bir idari düzenlemeye daha gidildi. Anamur'un Aydıncık ve Bozyazı beldeleri, 1987 yılında iki ayrı ilçe teşkilatına kavuştu. Halkın ve yerel yöneticilerin arzuları doğrultusunda bu oluşumu destekleyen ve gerçekleşmesi için vilayet olarak teklifte bulunan Çakmakoğlu, bu süreçte dönemin Bozyazı Belediye Başkanı Ali Ayaz ile Aydıncık Belediye Başkanı Mustafa Köse’nin ilçe olmayı hak eden yöresel çalışmalarına ve başarılı hizmetlerine vurgu yapar.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında vilayet olan Silifke'ye de ayrı bir önem verilmişti. Burada sıradan olmayan ölçülerde güzel bir Kaymakam Evi yaptırılmıştı. Dönemin Kaymakamı Tevfik Karabalık'ın duyarlı hizmetleri ve istenenleri takip konusundaki başarılı çalışmaları, Silifke'nin eski vilayet olma konumuna yakışır, Göksu Irmağı'na yakın, gösterişli ve beğenilen bu evin yapılmasındaki tercihi şekillendirmişti.
Silifke denilince, Çakmakoğlu'nun anlatımındaki samimi insani bağlar bir kez daha öne çıkar. Silifke'nin 70 km kuzeyindeki Sarıaydın köyünün, o dönemin çalışkan muhtarı Mahmut Arusan ile, köy içindeki küçük bir köprünün yapımıyla başlayan yakınlıkları, hala samimi ilgilerle devam etmekteydi. Çakmakoğlu, bu vesileyle Sarıaydınlıları selamlar.
Silifke, doğal güzellikleri ile taşıdığı manevi değerlerle de öne çıkıyordu. Kıbrıs Barış Harekatı'nda şehit olan askerlerimizin anısına, Orman Teşkilatı'nca Gülnar yolu üzerinde 1976'da oluşturulmuş bir hatıra ormanı ve içinde 454 şehidin isminin yer aldığı sembolik mezarlardan oluşan "Kıbrıs Şehitler Anıtı" bulunuyordu. Bu anıt mezarlar, yapılan törenlerle birlikte, o yılların anlamını özetleyen dokunaklı bir mekân olarak Silifke'ye ayrı bir anlam katıyordu
Çakmakoğlu, Silifke'de turizmin gelişimine öncülük etme düşüncesiyle, daha önce bahsettiği ikinci "İçişleri İdareciler Sitesi"ni buraya kazandırmıştı. Ayrıca, vilayet imkanlarıyla çarşı içinde, ticari ağırlıklı küçük bir tesis daha yapılarak yatırımlar desteklenmişti.
Bölgenin ulaşım ve coğrafi dinamiğine de değinen Çakmakoğlu, Mut yöresinden doğan Göksu Irmağı'nın yeşillikler arasından Akdeniz'e ulaşan güzergahına dikkat çeker. Ayrıca, Silifke'den Karaman'a giderken, Toros Dağları'nın "Sertavul Geçidi" ile aşıldığını ve Göksu vadisinin, Pozantı üzerinden İç Anadolu'ya uzanan ana güzergahın yanında, Mersin bölgesi için ikinci bir alternatif geçiş kapısı olarak kabul gördüğünü ve kullanıldığını belirtir. Bu tespit, onun başlı başına idari değil, aynı zamanda bölgenin lojistik ve ticari potansiyelini de çok iyi kavrayan bir vizyona sahip olduğunu göstermektedir.

05.12.2025 |BİR VALİNİN İZİNDE: SABAHATTİN ÇAKMAKOĞLU’NU ANMAK- XII- | Kültürün ve Geleceğin İnşası: Mut'dan Tarsus'a İz Bırakan Hizmetler

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mersindesonhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.