•
196 Adımda Kendine Yaslanmak – Bir Yaşam Rehberi
Kunter Kurt’un “Kendine Yaslanan Dik Yürür”ü, okurunu bilgilendirmekle kalmıyor; adeta yeniden inşa ediyor. Kitap, 196 maddelik bir başvuru kaynağı olmasının ötesinde, insanın bedeninden zihnine, duygularından ilişkilerine kadar her alanına dokunan bir dönüşüm rehberi. Yazar, bu maddeleri sıralarken bir uzman titizliğiyle, bir dost samimiyetiyle, bir öğretmen kararlılığıyla hareket ediyor.
Daha ilk maddede okuru şaşırtıyor: “Duygusal değil, duygulu olabilmemiz lazım.” İnce bir ayrım gibi görünen bu cümle, aslında hayatımızın tam merkezine iniyor. Duygusallık bizi yanlış kararlara sürüklerken, duygulu olmak doğru kararlar aldırıyor. Peki nasıl? Kitabın devamında bu sorunun cevabı, adım adım, teknik olarak veriliyor. Başını dik tutmanın “şimdi”de kalmanın anahtarı olduğundan, dilini üst damağa yapıştırmanın olumsuz duyguları dondurabileceğinden, “açık duruş”un iki dakikada kortizolü azaltıp testosteronu artırdığına kadar birçok pratik bilgi, okurun adeta cebine konuyor…
Ama kitap bireysel farkındalıkla sınırlı değil. İlişkiler, iletişim, çocuk yetiştirme, stres yönetimi, beslenmenin psikoloji üzerindeki etkileri, hatta çiftlerin yatış pozisyonlarının anlamına kadar uzanan çok fazla zengin içerik, “Kendine Yaslanan Dik Yürür”ü adeta bir yaşam ansiklopedisine dönüştürüyor. Kunter Kurt, “İnsanları ikna edip evet dedirtmenin en etkili tekniklerinden biri, onları rahat bir yere oturtmaktan geçer,” derken satış psikolojisinin kapılarını aralıyor; “Erkek adam korkmaz, erkek adam ağlamaz koşullanmalarıyla büyütülen erkek çocukları, büyüdüklerinde korkuyu ve ağlama duygusunu öfke ve şiddet olarak dışa vururlar,” derken toplumsal cinsiyet kalıplarının yarattığı travmaları ifşa ediyor.
Kitabın en dikkat çekici yanlarından bir diğeri, yazarın Doğu ve Batı bilgeliğini aynı potada eritebilmesi. Nörobilimden aldığı verilerle, mindfulness tekniklerini, Ho’oponopono gibi kadim arınma yöntemlerini, hatta “ALLAH” kelimesinin harflerinin solunum sistemine etkisini anlatan Hollandalı bir psikoloğun araştırmasını aynı sayfalarda buluşturabiliyor. Bu sentez, kitabı evrensel bir değere taşıyor. Çünkü Kunter Kurt, insan olmanın ortak paydasında buluşuyor tüm bu bilgilerle. Onun için önemli olan, hangi kültürden gelirse gelsin, insanın kendine yaslanmasını sağlayacak her bilgi, bu kitabın sayfalarında yerini alıyor.
Yazarın daha önce yayınlanmış kitaplarına baktığımızda da bu bütünlüklü yaklaşımı görmek mümkün. “Duygu ve Davranışlarımızın Patronu Olmak” (14. baskı, 2020) ile başlayan yolculuk, “Hayatta ve Ayakta Kal” (2025) ve “Küllerinden Yangın Çıkaranlar” (5. baskı, 2014) ile devam ediyor. Her biri farklı bir boyuta ışık tutan bu kitaplar, Kunter Kurt’un eğitimci kimliğinin ve insana dokunma tutkusunun ürünleri. “Kendine Yaslanan Dik Yürür” ise bu serinin belki de en olgun, en kapsamlı halkası.
Kitabın bir diğer güçlü yanı, yazarın dilinin yalınlığı ve samimiyeti. Kunter Kurt, akademik bir dille okuru boğmuyor; bilgiyi yük olmaktan çıkarıp bir hatırlatıcıya dönüştürüyor. Her madde, her cümle, her örnek, hayatın tam içinden. “Televizyon bozulduğu zaman televizyona elimizle vurmamız, tükenmez kalem bittiği zaman ağzımıza alıp hohlamamız, pil bittiği zaman ısırıp ovalayıp buzdolabına koymamız… Yani genlerimizde bitmemek, tükenmemek var,” diyor yazar. Bu kadar basit, bu kadar insani, bu kadar “bizden” bir dille anlatılan bir gerçek, okurun zihninde çok daha kalıcı oluyor. İşte Kunter Kurt’un başarısı da burada: Karmaşık olanı basitleştirmek, derin olanı anlaşılır kılmak, bilgiyi hayatın içine çekmek.
Günümüz dünyasında, her şeyin hızla tüketildiği, insanın kendine bile vakit ayıramadığı bir çağda, “Kendine Yaslanan Dik Yürür” bir duruş çağrısı. “Dünyaya yenilmek için gelmedik, mücadele için geldik,” diyor Kunter Kurt. Ve bu mücadelenin en doğal, en insani, en uygulanabilir yöntemlerini sunuyor okuruna. Parmak ısırtan cümleler, uygulandıkça hayatı değiştiren teknikler, insan ruhunun derinliklerine inen tespitler…
Bu kitap, okunduktan sonra rafa kaldırılacak bir eser değil; hayatın zorlu anlarında başvurulacak, altı çizili satırlarına defalarca dönülecek bir yol arkadaşı.
“Kendine Yaslanan Dik Yürür”, kitabı, adının hakkını veriyor:
Kendine yaslanmayı öğreten, dik yürümeyi hatırlatan, unutulan o öz gücü yeniden keşfettiren bir başyapıt…
Kunter Kurt’un kaleminden çıkan bu eser, sanki bir kitap değil; kendine uzun süredir uğramayan herkes için bir randevu, bir çağrı, bir başlangıç.
Okuru bol olsun…
Yazarımız hakkında daha geniş bilgi için bkz.: https://destekmedyagrubu.com/kunter-kurt/
Anasayfa
Yazarlar
Hilmi Dulkadir
Yazı Detayı
Bu yazı 124 kez okundu.
KÜLTÜR YAZILARI... Kapağı Açılan Kitap-XXXI | Kendine Yaslanan Dik Yürür – II. Bölüm-| Yazar: Kunter Kunt | Tür: Kişisel Gelişim / Popüler Psikoloji / Farkındalık (Bilinçlendirme) | Ss.159 | Tanıtım: Hilmi Dulkadir | 4 Nisan 2026
•
196 Adımda Kendine Yaslanmak – Bir Yaşam Rehberi
Kunter Kurt’un “Kendine Yaslanan Dik Yürür”ü, okurunu bilgilendirmekle kalmıyor; adeta yeniden inşa ediyor. Kitap, 196 maddelik bir başvuru kaynağı olmasının ötesinde, insanın bedeninden zihnine, duygularından ilişkilerine kadar her alanına dokunan bir dönüşüm rehberi. Yazar, bu maddeleri sıralarken bir uzman titizliğiyle, bir dost samimiyetiyle, bir öğretmen kararlılığıyla hareket ediyor.
Daha ilk maddede okuru şaşırtıyor: “Duygusal değil, duygulu olabilmemiz lazım.” İnce bir ayrım gibi görünen bu cümle, aslında hayatımızın tam merkezine iniyor. Duygusallık bizi yanlış kararlara sürüklerken, duygulu olmak doğru kararlar aldırıyor. Peki nasıl? Kitabın devamında bu sorunun cevabı, adım adım, teknik olarak veriliyor. Başını dik tutmanın “şimdi”de kalmanın anahtarı olduğundan, dilini üst damağa yapıştırmanın olumsuz duyguları dondurabileceğinden, “açık duruş”un iki dakikada kortizolü azaltıp testosteronu artırdığına kadar birçok pratik bilgi, okurun adeta cebine konuyor…
Ama kitap bireysel farkındalıkla sınırlı değil. İlişkiler, iletişim, çocuk yetiştirme, stres yönetimi, beslenmenin psikoloji üzerindeki etkileri, hatta çiftlerin yatış pozisyonlarının anlamına kadar uzanan çok fazla zengin içerik, “Kendine Yaslanan Dik Yürür”ü adeta bir yaşam ansiklopedisine dönüştürüyor. Kunter Kurt, “İnsanları ikna edip evet dedirtmenin en etkili tekniklerinden biri, onları rahat bir yere oturtmaktan geçer,” derken satış psikolojisinin kapılarını aralıyor; “Erkek adam korkmaz, erkek adam ağlamaz koşullanmalarıyla büyütülen erkek çocukları, büyüdüklerinde korkuyu ve ağlama duygusunu öfke ve şiddet olarak dışa vururlar,” derken toplumsal cinsiyet kalıplarının yarattığı travmaları ifşa ediyor.
Kitabın en dikkat çekici yanlarından bir diğeri, yazarın Doğu ve Batı bilgeliğini aynı potada eritebilmesi. Nörobilimden aldığı verilerle, mindfulness tekniklerini, Ho’oponopono gibi kadim arınma yöntemlerini, hatta “ALLAH” kelimesinin harflerinin solunum sistemine etkisini anlatan Hollandalı bir psikoloğun araştırmasını aynı sayfalarda buluşturabiliyor. Bu sentez, kitabı evrensel bir değere taşıyor. Çünkü Kunter Kurt, insan olmanın ortak paydasında buluşuyor tüm bu bilgilerle. Onun için önemli olan, hangi kültürden gelirse gelsin, insanın kendine yaslanmasını sağlayacak her bilgi, bu kitabın sayfalarında yerini alıyor.
Yazarın daha önce yayınlanmış kitaplarına baktığımızda da bu bütünlüklü yaklaşımı görmek mümkün. “Duygu ve Davranışlarımızın Patronu Olmak” (14. baskı, 2020) ile başlayan yolculuk, “Hayatta ve Ayakta Kal” (2025) ve “Küllerinden Yangın Çıkaranlar” (5. baskı, 2014) ile devam ediyor. Her biri farklı bir boyuta ışık tutan bu kitaplar, Kunter Kurt’un eğitimci kimliğinin ve insana dokunma tutkusunun ürünleri. “Kendine Yaslanan Dik Yürür” ise bu serinin belki de en olgun, en kapsamlı halkası.
Kitabın bir diğer güçlü yanı, yazarın dilinin yalınlığı ve samimiyeti. Kunter Kurt, akademik bir dille okuru boğmuyor; bilgiyi yük olmaktan çıkarıp bir hatırlatıcıya dönüştürüyor. Her madde, her cümle, her örnek, hayatın tam içinden. “Televizyon bozulduğu zaman televizyona elimizle vurmamız, tükenmez kalem bittiği zaman ağzımıza alıp hohlamamız, pil bittiği zaman ısırıp ovalayıp buzdolabına koymamız… Yani genlerimizde bitmemek, tükenmemek var,” diyor yazar. Bu kadar basit, bu kadar insani, bu kadar “bizden” bir dille anlatılan bir gerçek, okurun zihninde çok daha kalıcı oluyor. İşte Kunter Kurt’un başarısı da burada: Karmaşık olanı basitleştirmek, derin olanı anlaşılır kılmak, bilgiyi hayatın içine çekmek.
Günümüz dünyasında, her şeyin hızla tüketildiği, insanın kendine bile vakit ayıramadığı bir çağda, “Kendine Yaslanan Dik Yürür” bir duruş çağrısı. “Dünyaya yenilmek için gelmedik, mücadele için geldik,” diyor Kunter Kurt. Ve bu mücadelenin en doğal, en insani, en uygulanabilir yöntemlerini sunuyor okuruna. Parmak ısırtan cümleler, uygulandıkça hayatı değiştiren teknikler, insan ruhunun derinliklerine inen tespitler…
Bu kitap, okunduktan sonra rafa kaldırılacak bir eser değil; hayatın zorlu anlarında başvurulacak, altı çizili satırlarına defalarca dönülecek bir yol arkadaşı.
“Kendine Yaslanan Dik Yürür”, kitabı, adının hakkını veriyor:
Kendine yaslanmayı öğreten, dik yürümeyi hatırlatan, unutulan o öz gücü yeniden keşfettiren bir başyapıt…
Kunter Kurt’un kaleminden çıkan bu eser, sanki bir kitap değil; kendine uzun süredir uğramayan herkes için bir randevu, bir çağrı, bir başlangıç.
Okuru bol olsun…
Yazarımız hakkında daha geniş bilgi için bkz.: https://destekmedyagrubu.com/kunter-kurt/
Ekleme
Tarihi: 05 Nisan 2026 -Pazar
KÜLTÜR YAZILARI... Kapağı Açılan Kitap-XXXI | Kendine Yaslanan Dik Yürür – II. Bölüm-| Yazar: Kunter Kunt | Tür: Kişisel Gelişim / Popüler Psikoloji / Farkındalık (Bilinçlendirme) | Ss.159 | Tanıtım: Hilmi Dulkadir | 4 Nisan 2026
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.