Yeni siyasi ittifak arayışları
(Kemalist+Sosyalist+?)
Değerli dostlar, uzun süredir yazılarıma ara vermiştim. Yazmama kararlılığım devam etmektedir.
Fakat bugünlerde gündemde çok önemli bulduğum bir konu olduğu için görüşlerimi aktarmak ve sizi de bu tartışmaya davet etmek istedim.
Bir süredir Cumhuriyet gazetesinde “Kemalist-Sosyalist” ittifakının ülkemizin içinde bulunduğu zor durumdan çıkması için bir seçenek oluşturabileceği tartışması başlatıldı.
Baştan söyleyeyim: Bu fikri ve bunun çevresinde gelişen tartışmaları ve düşünce üretimini fevkalade doğru ve yararlı buluyorum.
Eksik bulduğum bir hususta ise itirazım var.
Bu ittifaka muhakkak milliyetçiler de dahil olmalı, arayış ve çalışmalar “Kemalist-Sosyalist-Milliyetçi” çerçevesinde derinleştirilmelidir.
Benim siyasi görüşüm ve ideolojim bellidir: Kemalist’im ve Altı Ok’a yürekten bağlıyım.
Bu görüşlerimi tavizsiz korurken, Kemalizm’in itici ve başat gücü olması gereken doğru bir siyasi ittifakın mutlak gerekliliğini de görüyorum.
Tartışmayı başlatanların iyi niyetinden katiyen şüphe duymam. Fakat burada kastedilenin gerçek anlamıyla sosyalistler olduğu, bölücülüğe yakın durmayı solculuk sayanların, bölücü partiye yanaşarak milletvekilliği “kapanların”, Cumhuriyet ve Atatürk karşıtlığını solculuk sananların, ikinci cumhuriyetçi safsata borazanı liboşumsuların, emperyalizmin dümen suyunda solculuk taslayanların “Sosyalist” kavramı içinde sayılamayacağını fikri ortaya atanların bildiğinden eminim.
Aynı şekilde, benim dahil olmasını önerdiğim “Milliyetçi” görüşe sahip olanların da Atatürk milliyetçiliği çizgisiyle ters düşmemiş olmaları temel şarttır. Bunun dışındaki aşırı görüşler ittifak çalışmalarına baştan zarar verir.
Israrla söylemek isterim ki kendisini milliyetçi olarak tanımlayanların “ırkçı, faşist” olarak yaftalanmaya ve marjinal olarak gösterilmeye çalışıldığı bu siyasi ortamda, samimi ve gerçek milliyetçilerle işbirliği hayati önemdedir.
Burada şöyle bir soru ortaya atılabilir: “Milliyetçilik, Altı Ok’un içindedir ve bu nedenle ayrıca zikretmeye ve milliyetçilerle ittifaka gerek yoktur.”
Bu son derece yanlış ve tehlikeli bir değerlendirmedir. “Milliyetçiler zaten doğal olarak Kemalist’tir” kolaycılığından ise uzak durulmalıdır. Milliyetçiler ana bileşen olarak böyle bir ittifakta mutlaka yer almalıdır.
Unutmamak lazımdır ki Jön Türk’lerden, İttihat Terakki’ye; Kuvvayi Milliye’den, ilk Meclis’teki I. Gruba ve nihayet Cumhuriyet’in ilanına ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurulmasına öncülük eden milliyetçilik akımıdır. Cumhuriyet’in ilk ve çok değerli kadroları inanmış milliyetçilerdir.
Ve yine unutmamak lazımdır ki eşsiz insan Mustafa Kemal Atatürk, Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura’nın milliyetçi fikirlerinden hem etkilenmiş hem de yararlanmıştır.
Bu konuda bir de son hatırlatma: Osmanlı yüzyıllar boyunca Arapları “kavmi necip” olarak yere göğe sığdıramazken, Türk’ler daima hakir görülmüş, ya tarlada çalışarak imparatorluğu beslemesi için ya da savaşta kanına ihtiyaç duyunca hatırlanmıştır.
İşte Atatürk ve Cumhuriyet kadroları böyle ezilmiş ve horlanmış bir halktan milliyetçilik itici gücüyle aziz Türk milletini diriltmiş, adeta yeniden yaratmıştır.
Dolayısıyla sakın ama sakın kimse Cumhuriyet’in harcında büyük katkısı olan milliyetçiliğe burun kıvırmasın.
Değerli dostlar, adına “Altılı Masa” denilen oluşumu da onu yaratan şahsı da (KK) pek çok olumsuz sıfatla anmak mümkündür ve de hakkımızdır.
O dönemlerde Türk siyasi hayatına korkunç büyük zararlar veren ve hâlihazırda vermeye devam eden ve edecek olan bu garabeti kıyasıya eleştirmiş, yakınlarımdan bile tepki görmüştüm.
Bu sert eleştirilerim ve görüş ayrılıklarım sonucunda, bir daha dönmemek üzere, siyasetten de kopmuştum.
Böyle bir felaketin o zaman yaşanmaması için KK denilen şahsın o masaya Cumhuriyet ve Kemalizm’le sorunu olmayan samimi milliyetçileri ve sosyalistleri davet etmesi gerekirdi. Bunu yapmadı. Hem de bilerek, isteyerek, planlayarak.
Tarih bu şahsa sayfalarında uygun bir biçimde yer verdi, hiç kuşkunuz olmasın!
Tarihten ders alınmalıdır. Akan bir suda iki defa yıkanılamayacağı gibi ikinci defa aynı hata yapılmamalıdır. Salt Kemalist-Sosyalist bir ittifak kurulması çalışmaları eğer içinde Milliyetçiler yer almazsa ileri aşamalarda giderilemeyecek olan büyük bir boşluk doğurur.
Herkesin bildiği tunç yasadır: Stratejide yapılan hata taktiklerle telafi edilemez. Bir kez daha strateji hatası yapılmamalıdır.
Değerli dostlar, bu tartışma şimdilik sınırla sayıda aydın tarafından yapılıyor. Bunun halka mal edilmesi gereklidir. Bu nedenle kendi aramızda tartışarak, Cumhuriyet gazetesinde veya başka mecralarda konuyu tartışan aydınlara telefon ya da mesajla ulaşarak bu konuyu geniş kitlelerle buluşturmaya çalışmalıyız düşüncesindeyim.
Selam, sevgi, saygılar.
Mehmet S. Nane
12 Ocak 2026