•
Bu bölüm, Çakmakoğlu'nun düşünce dünyasında eksik kalan çok önemli bir boyutu tamamlıyor: Ekonomi ve kalkınma vizyonu. Daha önce kültür, eğitim, dil ve güvenlik üzerine odaklanırken, bu metin onun aynı zamanda pratik bir ekonomi yöneticisi ve modernleşme mimarı olduğunu gösteriyor.
•
Sabahattin Çakmakoğlu’nun düşünce evreni, kültür ve kimlikle sınırlı değildir. 3 Ocak 1986’da Mersin Serbest Bölgesi’nin açılışında Başbakan Turgut Özal’ın huzurunda yaptığı bu konuşma, onun milliyetçilik anlayışının “ekonomik kalkınma, teknoloji transferi ve dış ticaret” gibi maddi temellerle nasıl bütünleştiğini göstermektedir. Metin, Vali Çakmakoğlu’nun, ülkenin makroekonomik politikalarını yerelde somutlaştıran, rakamlarla konuşan ve geleceğe dair ekonomik bir vizyon çizen “stratejist” yönünü de ortaya koymaktadır.
*
Çakmakoğlu, konuşmasına tarihî bir perspektifle başlamakta ve serbest bölge fikrinin Cumhuriyet tarihinde “çeşitli teşebbüslerle, fakat başarısızlıklarla sonuçlanmış” olduğunu belirtmektedir.
Bu başlangıç, başarının tesadüfi olmadığını, aksine “ciddi, tutarlı ve kararlı bir politika sonucunda” geldiğini vurgulamak içindir. Burada kilit kelime “realist bir göz”dür. Çakmakoğlu, dünyadaki modellerin incelenip, “bize benzeyen yönleri” alınarak, ancak “kendimize özel bir modelle” hareket edildiğini anlatmaktadır. Bu yaklaşım, onun daha önceki konuşmalarında gördüğümüz “teknolojiyi al, özünü koru” ve “millî bakış açısı” formülünün ekonomik politika alanındaki karşılığıdır. Evrensel bir ekonomik aracı (serbest bölge), milli ihtiyaç ve koşullara uyarlamak…
Çakmakoğlu, hitabetinde hamasi söylemlerden kaçınıp, projenin somut verileriyle konuşmaktadır. “763.000 metrekare” net alan, “3 milyar 200 milyon lira” harcama, “124 faaliyet ruhsatı alan firma”, “100 kiralama sözleşmesi”, “10.000 doğrudan istihdam” ve “50-60 bin dolaylı istihdam” kapasitesi gibi rakamları sıralamaktadır. Bu sayılar, onun konuşmasını bir “durum tespiti” veya “tanıtım broşürü” olmaktan çıkarıp, bir “hesap verilebilirlik ve performans beyanı” haline getirmektedir. Dinleyiciye (ve Başbakan’a), kaynağın nereye harcandığını, somut çıktının ne olduğunu göstermektedir. Bu, onun bürokrat kimliğinin getirdiği “sayısal somutluk ve hesap verebilirlik” ilkesinin bir tezahürüdür.
Araçlar ve Hedefler: Serbest Bölgeyi “Millî” Kılan Nedir?
Çakmakoğlu için Serbest Bölge, başlı başına bir ticaret alanı değil, “millî hedeflere ulaşmak için tasarlanmış stratejik bir araçtır”. Bu hedefleri net bir şekilde şöyle sıralamaktadır:
İhracatın Artırılması: Doğrudan dış ticaret dengesine katkı.
Teknoloji Transferi: “Asrın gelişen teknoloji transferinin daha kolaylıkla Türkiye’mize gelmesi”
Döviz Girdisi: “İstikrarlı bir döviz girdisi kaynağı” yaratmak.
İstihdam: On binlerce vatandaşa iş imkânı sağlamak.
Bütün bunlar onun modernleşme anlayışının ekonomik boyutudur.
Bu hedefler, Serbest Bölge’yi, içe kapanık bir ekonomik korumacılıktan, “dışa açık, ancak hedefleri milli olan bir kalkınma modelinin parçası haline getirmektedir.
Bu, 1980’lerin liberal açılım ruhuyla uyumlu, ancak Çakmakoğlu’nun dilinde her zaman olduğu gibi, “millî” bir çerçeveye oturtulmuştur.
Konuşmada dikkat çeken bir diğer nokta, projenin organizasyon yapısıdır. “Özel statülü ve özel teşebbüs ağırlıklı, kamudan da sermayesi olan” Mersin Serbest Bölge Anonim Şirketi’nden (MESBAŞ) bahseder. Bu, devletin doğrudan müdahalesi yerine, “kamu-özel iş birliğini öngören karma bir modeli” işaret etmektedir. Çakmakoğlu’nun bu yapıyı anlatış tarzı, onun devletçi-milliyetçi geleneğin, “piyasa dinamiklerini ve özel girişimi dışlamayan, yönlendiren ve onlarla ortak çalışan” bir versiyonuna yakın olduğunu düşündürür. Bu, aynı zamanda, eğitimde “hayırsever vatandaş” modelinde gördüğümüz “devlet-toplum iş birliği” mantığının, ekonomide “devlet-özel sektör iş birliği”ne evrilmiş halidir.
Sonuç:
MESBAŞ açılışındaki bu konuşma, Çakmakoğlu’nun düşünce sistemini bütünlemektedir. Ona göre:
Kültür ve Dil, milletin manevi ve kimliksel çekirdeğidir.
Millî Eğitim, bu çekirdeği koruyup geliştirecek nesilleri yetiştiren mekanizmadır.
Serbest Bölge ve Ekonomi ise, bu manevi temel üzerinde yükselecek, milletin maddi gücünü, refahını ve küresel etkisini artıracak” aletlerdir.
Mersin Serbest Bölgesi konuşması, Çakmakoğlu’nun bir “muhafazakâr” veya “kültürel milliyetçi” olmadığını; aynı zamanda “rakamlarla düşünen, uluslararası modelleri inceleyen, özel teşebbüsü teşvik eden ve somut kalkınma projelerini hayata geçiren modern bir “yapıcı milliyetçi” olduğunu göstermektedir. Onun milliyetçiliği, geçmişe özlem olmayıp, “geleceği inşa etme projesidir” ve bu inşanın hem kültürel hem de ekonomik planları vardır.
•
|13 Şubat 2026 | Bir Valinin İzinde: Sabahattin Çakmakoğlu’nu Anmak -XXXII-| Dünde Kalan Sözler- VII- | Yerelin Gücü: Mahalli İdareler, Konut ve Kırsalda Hayatı Tutmak |
Anasayfa
Yazarlar
Hilmi Dulkadir
Yazı Detayı
Bu yazı 15 kez okundu.
KÜLTÜR YAZILARI... Bir Valinin İzinde: Sabahattin Çakmakoğlu’nu Anmak -XXXI-| Dünde Kalan Sözler- VI- | Ekonominin Simgesi, Millî Hedeflerin Pratiği: Serbest Bölge| Hilmi DULKADİR | 8 Şubat 2026
•
Bu bölüm, Çakmakoğlu'nun düşünce dünyasında eksik kalan çok önemli bir boyutu tamamlıyor: Ekonomi ve kalkınma vizyonu. Daha önce kültür, eğitim, dil ve güvenlik üzerine odaklanırken, bu metin onun aynı zamanda pratik bir ekonomi yöneticisi ve modernleşme mimarı olduğunu gösteriyor.
•
Sabahattin Çakmakoğlu’nun düşünce evreni, kültür ve kimlikle sınırlı değildir. 3 Ocak 1986’da Mersin Serbest Bölgesi’nin açılışında Başbakan Turgut Özal’ın huzurunda yaptığı bu konuşma, onun milliyetçilik anlayışının “ekonomik kalkınma, teknoloji transferi ve dış ticaret” gibi maddi temellerle nasıl bütünleştiğini göstermektedir. Metin, Vali Çakmakoğlu’nun, ülkenin makroekonomik politikalarını yerelde somutlaştıran, rakamlarla konuşan ve geleceğe dair ekonomik bir vizyon çizen “stratejist” yönünü de ortaya koymaktadır.
*
Çakmakoğlu, konuşmasına tarihî bir perspektifle başlamakta ve serbest bölge fikrinin Cumhuriyet tarihinde “çeşitli teşebbüslerle, fakat başarısızlıklarla sonuçlanmış” olduğunu belirtmektedir.
Bu başlangıç, başarının tesadüfi olmadığını, aksine “ciddi, tutarlı ve kararlı bir politika sonucunda” geldiğini vurgulamak içindir. Burada kilit kelime “realist bir göz”dür. Çakmakoğlu, dünyadaki modellerin incelenip, “bize benzeyen yönleri” alınarak, ancak “kendimize özel bir modelle” hareket edildiğini anlatmaktadır. Bu yaklaşım, onun daha önceki konuşmalarında gördüğümüz “teknolojiyi al, özünü koru” ve “millî bakış açısı” formülünün ekonomik politika alanındaki karşılığıdır. Evrensel bir ekonomik aracı (serbest bölge), milli ihtiyaç ve koşullara uyarlamak…
Çakmakoğlu, hitabetinde hamasi söylemlerden kaçınıp, projenin somut verileriyle konuşmaktadır. “763.000 metrekare” net alan, “3 milyar 200 milyon lira” harcama, “124 faaliyet ruhsatı alan firma”, “100 kiralama sözleşmesi”, “10.000 doğrudan istihdam” ve “50-60 bin dolaylı istihdam” kapasitesi gibi rakamları sıralamaktadır. Bu sayılar, onun konuşmasını bir “durum tespiti” veya “tanıtım broşürü” olmaktan çıkarıp, bir “hesap verilebilirlik ve performans beyanı” haline getirmektedir. Dinleyiciye (ve Başbakan’a), kaynağın nereye harcandığını, somut çıktının ne olduğunu göstermektedir. Bu, onun bürokrat kimliğinin getirdiği “sayısal somutluk ve hesap verebilirlik” ilkesinin bir tezahürüdür.
Araçlar ve Hedefler: Serbest Bölgeyi “Millî” Kılan Nedir?
Çakmakoğlu için Serbest Bölge, başlı başına bir ticaret alanı değil, “millî hedeflere ulaşmak için tasarlanmış stratejik bir araçtır”. Bu hedefleri net bir şekilde şöyle sıralamaktadır:
İhracatın Artırılması: Doğrudan dış ticaret dengesine katkı.
Teknoloji Transferi: “Asrın gelişen teknoloji transferinin daha kolaylıkla Türkiye’mize gelmesi”
Döviz Girdisi: “İstikrarlı bir döviz girdisi kaynağı” yaratmak.
İstihdam: On binlerce vatandaşa iş imkânı sağlamak.
Bütün bunlar onun modernleşme anlayışının ekonomik boyutudur.
Bu hedefler, Serbest Bölge’yi, içe kapanık bir ekonomik korumacılıktan, “dışa açık, ancak hedefleri milli olan bir kalkınma modelinin parçası haline getirmektedir.
Bu, 1980’lerin liberal açılım ruhuyla uyumlu, ancak Çakmakoğlu’nun dilinde her zaman olduğu gibi, “millî” bir çerçeveye oturtulmuştur.
Konuşmada dikkat çeken bir diğer nokta, projenin organizasyon yapısıdır. “Özel statülü ve özel teşebbüs ağırlıklı, kamudan da sermayesi olan” Mersin Serbest Bölge Anonim Şirketi’nden (MESBAŞ) bahseder. Bu, devletin doğrudan müdahalesi yerine, “kamu-özel iş birliğini öngören karma bir modeli” işaret etmektedir. Çakmakoğlu’nun bu yapıyı anlatış tarzı, onun devletçi-milliyetçi geleneğin, “piyasa dinamiklerini ve özel girişimi dışlamayan, yönlendiren ve onlarla ortak çalışan” bir versiyonuna yakın olduğunu düşündürür. Bu, aynı zamanda, eğitimde “hayırsever vatandaş” modelinde gördüğümüz “devlet-toplum iş birliği” mantığının, ekonomide “devlet-özel sektör iş birliği”ne evrilmiş halidir.
Sonuç:
MESBAŞ açılışındaki bu konuşma, Çakmakoğlu’nun düşünce sistemini bütünlemektedir. Ona göre:
Kültür ve Dil, milletin manevi ve kimliksel çekirdeğidir.
Millî Eğitim, bu çekirdeği koruyup geliştirecek nesilleri yetiştiren mekanizmadır.
Serbest Bölge ve Ekonomi ise, bu manevi temel üzerinde yükselecek, milletin maddi gücünü, refahını ve küresel etkisini artıracak” aletlerdir.
Mersin Serbest Bölgesi konuşması, Çakmakoğlu’nun bir “muhafazakâr” veya “kültürel milliyetçi” olmadığını; aynı zamanda “rakamlarla düşünen, uluslararası modelleri inceleyen, özel teşebbüsü teşvik eden ve somut kalkınma projelerini hayata geçiren modern bir “yapıcı milliyetçi” olduğunu göstermektedir. Onun milliyetçiliği, geçmişe özlem olmayıp, “geleceği inşa etme projesidir” ve bu inşanın hem kültürel hem de ekonomik planları vardır.
•
|13 Şubat 2026 | Bir Valinin İzinde: Sabahattin Çakmakoğlu’nu Anmak -XXXII-| Dünde Kalan Sözler- VII- | Yerelin Gücü: Mahalli İdareler, Konut ve Kırsalda Hayatı Tutmak |
Ekleme
Tarihi: 09 Şubat 2026 -Pazartesi
KÜLTÜR YAZILARI... Bir Valinin İzinde: Sabahattin Çakmakoğlu’nu Anmak -XXXI-| Dünde Kalan Sözler- VI- | Ekonominin Simgesi, Millî Hedeflerin Pratiği: Serbest Bölge| Hilmi DULKADİR | 8 Şubat 2026
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.