•
Kapağını açtığımız bu kitap (Dünya, 2025), sizleri Irak Türkmen Edebiyatı'nın derinliklerine, Kerkük'ün sokaklarına, bir kadın hoyratçının yüreğine doğru yolculuğa çıkarıyor. Eseri yayına hazırlayan Ahmet Yanar, 2016 yılında Kerkük'te kaleme aldığı önsözde, bu yolculuğun nasıl başladığını şöyle anlatıyor:
"Kerkük'te bulunduğum süre içerisinde, Kerkük Sürekli Eğitim Merkezi'nde görev yapan genç meslektaşım İmat Semin Bayatlı Bey'le bir dizi çalışma yaptık. Bu çalışmalardan birisi de yıllarca yaşayarak söylediği dörtlük ve hoyratları, kendi kendine öğrendiği ağır aksak okuma yazması ile bulduğu her kâğıda kaydetmeye çalışan, çevresinde Mulla Dünya olarak tanınan Züleyha Tütüncü'nün dörtlük ve hoyratlarını bir araya getirme çalışması idi."
Yanar'ın ifadesiyle, İmat Semin Bayatlı, Züleyha Tütüncü'nün Arap alfabesiyle (Osmanlıca) yazdığı binlerce hoyrat ve dörtlük içerisinden 1430 tanesini Latin alfabesine çevirirken, kendileri de şairi evinde defalarca ziyaret ederek biyografisini hazırlamışlar. Önsözün en dokunaklı satırları ise Mulla Dünya'nın bir kitaba kavuşma hayaline aittir. Yanar, Züleyha Tütüncü'nün kendilerine şunları söylediğini aktarıyor:
"Bu günü men,
Bu gece bu günü men,
Ömrümün boyu boyu,
Beklirdim bu günü men."
Yanar, bu buluşmanın ardından duygularını şöyle ifade ediyor:
"Her ne kadar Türkmen şairlerimizin Türkiye'ye sitemleri olsa da Anadolu Türklüğünün can-ı gönülden Türkmen kardeşlerimizin yanında olduklarını ve onların yalnız olmadıklarını ifade ediyor." Ve Türkmen coğrafyasının hasret yüklü bir hoyratıyla noktalıyor:
"Apar meni,
Sensiz gam tapar meni,
Çölde bir kuzu kimin,
Kurt geli kapar meni."
"Türkmeneli Yiğitlerinin Çilekeş Annelerine" ithaf edilen bu esere, tarafımca Kerkük'ün kısa bir tarihçesi eklenmiş; sayfa sonunda ise Ahmet Yanar'ın diğer eserleri üzerine tematik bir döküm yer almıştır.
•
Mulla Dünya: Millî Hoyratçımızın Adı Üzerine Değerlendirme
Giriş:
Irak Türkmen Edebiyatı'nın derinliklerinden yükselen bu ses, Kerkük'ün taş sokaklarında yaşayan bir kadının yürek yangınını taşıyor... Mahallede herkesin Mulla Dünya diye bildiği Züleyha Tütüncü'yü tanıtan kitabın içindekiler kısmında, hoyratlarının ne kadar geniş bir yelpazede olduğu görülüyor: Aile, aşk, bağvan, dert, din, dostluk, felek, hasret, taşlama, Türkmeneli, yoksulluk... Adeta hayatın ta kendisi.
•
I. Şairin Coğrafyası: Kerkük
Kerkük'te Türk varlığı 7. yüzyıla uzanır. Asıl büyük göç, 1535-1919 arasında dört yüzyıl süren Osmanlı idaresinde gerçekleşti. Kanuni'nin Irakeyn Seferi (1534) ve IV. Murad'ın Bağdat seferleriyle (1638) bölge tamamen Osmanlı toprağı oldu. Anadolu'dan getirilen asker, tüccar ve memurlar Kerkük'e yerleştirildi. Fetihten sonra Kerkük, "Gökyurt" olarak anılmaya başlandı. Osmanlı döneminde sancak merkezi olan Kerkük, 1879'dan itibaren Musul Vilayeti'ne bağlandı.
Birinci Dünya Savaşı sonrası İngilizler, petrol zengini Kerkük'ü ele geçirdi. Misak-ı Milli sınırları içindeki bu topraklar Lozan'da çözülemeyip Milletler Cemiyeti'ne taşındı. 1926'da İngiliz mandasındaki Irak Krallığı'na bırakılan Kerkük, Anadolu'dan koparıldı.
Koparılışın ardından zulümler başladı. 1959 Kerkük Katliamı'nda üç gün üç gece süren olaylarda yüzlerce Türkmen katledildi, evler yakıldı. 1980'de Saddam yönetimi Türkmen liderleri idam etti. 1991'de Altunköprü'de, 1996'da Erbil'de katliamlar devam etti.
Tüm bu zulümlere rağmen Kerkük Türkmenleri, kimliklerini ve dillerini korudu. Bugün Kerkük, Türkmenlerin siyasi ve kültürel merkezi olmaya devam ediyor. Mulla Dünya'nın hoyratlarında işte bu bin yıllık direnişin, bu acıların ve bitmeyen vatan sevdasının yankılarını duyuyoruz.
•
II. Deyişler / Şiirler
Kerkük'ün Mulla Dünyası: Bir Kadının Yüreğinden Hoyratlar
Deyişlerini Ele Alacağımız Mulla Dünya Kimdir?
1946 yılında Kerkük'ün Begler Mahallesi'nde dünyaya gelen Züleyha Tütüncü'nün hikâyesi daha doğmadan başlamıştır. Annesi Fehime Hanım, peş peşe vefat eden çocuklarından sonra dünyaya gelecek evladına "Dünya" adını koyacağını ve bir daha evlat acısı yaşamak istemediğini söyler. Babası kızının adını nüfusa "Züleyha" olarak kaydettirse de anne, ölünceye kadar ona "Dünya" diye seslenir. Kitaptan edindiğimiz bilgiye göre, bugün Kerkük'te çoğu kimse Züleyha Tütüncü'yü tanımaz ama "Dünya" denilince herkes onu bilmektedir.
Küçük Züleyha, babası tarafından "kız çocuğu okutulur mu?" düşüncesiyle okula gönderilmez. Ancak o, dört yaşından itibaren okuma azmiyle yanıp tutuşur. Bugün tam okuyup yazamasa da kendine yetecek kadar bir kültüre sahiptir:
"Okuyum / Aç kitabı okuyum / Baş bırakım göğsüve / Bir bir derdim okuyum."
Mahalledeki Molla Zekiye'den Kur'an dersleri alır ve o günden sonra “Mulla Dünya” olarak anılır. Bugün dahi kadınlarla Kur'an sohbetlerine devam etmektedir:
"Allah'a var imanım / Yoluna verrem canım / İslam'am haktı dinim / Allah Kur'an imanım"
1965'te evlenir, iki çocuğu olur ama beş yıl sonra eşi vefat eder. İki çocukla dul kalan Mulla Dünya, hayata sımsıkı sarılır, terziliğe başlar ve Kerkük'ün sayılı kadın terzileri arasına girer. Yirmi altı yıl boyunca yüzlerce Türkmen kızına meslek öğretir:
"Terzi oğlu terziyem / Men pazarın gözüyem / Âlem işim beğeni / Men onlardan razıyam.”
Bütün bu acılara rağmen umudunu hiç kaybetmez:
"Her dediğimiz olacak / Kalbe neşe dolacak / Hayatın her mevsimi / Yeşil bahar olacak"
Kerkük Ağzı ve Mulla Dünya'nın Dili:
Kerkük Türk ağzı, Anadolu'nun doğusundaki ağızlarla akraba olmakla birlikte kendine has bir musikisi vardır. Mulla Dünya'nın dilinde bu musikiyi duyuyoruz. Mesela:
- Bala: Çocuk ("Men sene balam dedim"). / - Bağvan: Bağban, bahçıvan (Bağvanam bağ kurmuşam). / - Dağlamak: Kızgın demirle yakmak (Kalbimi dağladı). / - İgit: Yiğit (Mert igitler). / - Kimin: Gibi (Mum kimin yandım). / - Lal: Dilsiz (Men lalam). / - Nanca: Ne kadar (Nanca güzeldi). / - Nayçi: Niçin (Nayçi bele). / - Ürek: Kalp, yürek (Üregim yanar). / - Üskek: Yüksek (Başım üskek). / - Yad: Yabancı, düşman (Yadlar alır malımı). / - Yağlık: Mendil (Yağlığımı sildim).
Bu kelimeler, onun hoyratlarına ayrı bir tat, ayrı bir sıcaklık katmaktadır.
Gelenekten Gelen Sesler: Hoyrat, Deyiş ve Diğerleri…
Mulla Dünya'nın sanatını anlamak için aşağıdaki geleneksel türleri bilmek gerekiyor:
Hoyrat:
Kerkük denince akla ilk gelen türdür. Genellikle 7 heceli, dört dizeden oluşan, yoğun duygulu, acılı ve derin manilerdir. Mulla Dünya'nın hoyratları işte bu geleneğin en güzel örnekleridir:
"Apar meni / Sensiz gam tapar meni / Çölde bir kuzu kimin / Kurt geli kapar meni"
Deyiş (Deme):
Daha çok 11'li hece ölçüsüyle söylenen, bir konuyu, bir duyguyu anlatan şiirlerdir. Mulla Dünya'nın deyişlerinde Kerkük sevgisi, hasret ve dilekler dile gelir.
Geraylı:
Koşma tarzının Kerkük'teki karşılığıdır. Aşk, doğa, ayrılık gibi konuları işler.
Mani: Dört dizeden oluşan, 7 heceli, daha çok aşk, sevgi gibi konuları işleyen ürünlerdir.
Aile, Aşk, Dert, Hasret: Bir Ömrün Hoyratları
Mulla Dünya, kaybettiği evlatları, kardeşleri, eşi için yanmaktadır:
"Kardaş kimin / Gül kimin kardaş kimin / Baba nene yar yavru / Olmazlar kardaş kimin"
"Neneden / Kuşa verdi nene den / Ölüm ayırdı bizi / Tok olmadım neneden"
Aşkı da hoyratlaştırır, hasreti de:
"Mende dedim / Sordular mende dedim / Dediler Tahir Zühre / Sevmişem men de dedim /
Dediler Leyla Mecnun / Dağdayam men de dedim / Dediler Arzu Kamber / Şikatım men de dedim /
Dediler Aslı Kerem / Kül oldum men de dedim / Dediler Ferhat Şirin / Kavuşmam men de dedim"
Dert Onun Ayrılmaz Yoldaşıdır:
"Gamsız dilden ay çıkmaz / Rezillerden pay çıkmaz / Ahlakı ne degişi / Can çıksa huy çıkmaz"
Türkmeneli Sevdası: Kerkük’ten Tuz’a, Erbil’den Tela Fer’e
Mulla Dünya, Kerkük'le sınırlı kalmaz, bütün Türkmeneli'ni bağrına basar. Hoyratlarında adeta bir Türkmeneli haritası çıkarır:
"Bayat Taze Bulava / Mert Türkalan Yahyava / Türkmeneli sağ olsun / Bunlar derdime deva"
"Kerkük menim başımdı / Tuz ekmeğim aşımdı / Karatepe Bayat'tan / Çok aziz yoldaşımdı /
Telafer Erbil Köprü / Canciğer kardaşımdı / Leylan Kümbetler Tavuk / Onlar temel taşımdı"
"Hanekin'in bağları / Altundı bulağları / Kapıları cevherdi / İpekten yatakları"
"Kümbetler'in Kümbet'i / Yurdu sever milleti / Genci toplansa yapar / Bir ayda memleketi"
Kerkük Onun İçin Bir Sevgilidir, Bir Candır, Bir Ömürlük Davadır
"Kerkük adın / Severem Kerkük adın / Ölsem mezar taşıma / Yazsınlar Kerkük adın /
Kalbim açsav göresen / Yazmışam Kerkük adın / Gece gündüz dilimde / Diyarem Kerkük adın /
İlk yavrumun adını / Koyaram Kerkük adın"
Kerkük Sevgisi O Kadar Büyüktür ki Adeta Her Şeyde Kerkük'ü Görür:
"Kerkük dedim / Sevgilim Kerkük dedim / Sordular güzel kimdi / En güzel Kerkük dedim /
Sordular yurdum adın / Kerkük'tü Kerkük dedim / Dünyayı ışık eden / Kerkük'tü Kerkük dedim"
"Kerkük menim cennetim / Türkmen menim milletim / Bayrakta yıldız diyer / Kurduğ altı devletim"
"Kerkük'üm can Kerkük'üm / Sene kurban Kerkük'üm / Seni ellere vermem / Ederem kan Kerkük'üm"
Dil Sevgisi:
"Bir Allah Bir de Dilim" Mulla Dünya İçin Türkçe, İman Gibi Kutsaldır:
"Bir dilim / Bir haketim bir dilim / Dünyadaki sevgilim / Bir Allah bir de dilim"
"Dilim düşsün / Kes kavun dilim düşsün / Namerde mert diyersem / Erisin dilim düşsün"
"Öz dilim / Öz duranım öz dilim / Olursam parça parça / Terk etmerem öz dilim"
"Dilim kesin / Dudağım dilim kesin / Desem Türkmen degilem / Türkmenler dilim kesin"
Bayrak Sevdası: Ay Yıldıza Kurban:
Türk Bayrağı Onun İçin En Kutsal Semboldür:
"Ay yıldızdan / Güzeldi ay yıldızdan / Kurbanam o bayrağa / Nakışı ay yıldızdan"
"Altı yıldız bayrağım / Mis kokuru toprağım / Gece gündüz beklerem / Sönmesin bu çırağım"
Türkiye ve Atatürk Özlemi:
Mulla Dünya'da güçlü bir Anadolu sevgisi vardır. Türkiye'nin bir gün mutlaka kendilerini kucaklayacağına inanır:
"Gam yüklenip dalmıza / Öd katılıp balımıza / Türkiye senden gayrı / Kim ulaşı halımıza"
Atatürk'e Olan Hayranlığı Her Hoyratında Dile Gelir:
"Kemal için / Marifet kemal için / Bütün âlem hayrandı / Mustafa Kemal için"
"Kemal'den / Ahlak ilim kemalden / Türk tarihi parladı / Türk atası Kemal'den"
Kemal'i / Marifeti kemali / Cannan fazla severiğ / Türk Mustafa Kemal'i"
"Kemal'i var / Aklı çok kemali var / Türk'ün başı yüksekti / Mustafa Kemal'i var"
"Kemal'i var / Aklı var kemali var / Tarih boyu güveni / Türklerin Kemal'i var"
Ankara Onun Gönlünde Ayrı Bir Yere Sahiptir:
"Ankara'dı / Paytahtı Ankara'dı / Talihim rengin diyim / Karadan ankara'dı" /
"Ankara'nı / Severem Ankara'nı / Talihim renk seçende / Begendi ankaranı"
Birlik Çağrısı: "Sünni Şiya Demiyeğin"
Mulla Dünya, Dinî Ayrılıkların Türkmenleri Bölmesine Karşı Çıkar
"Sünni Şiya demiyeğin / Gönlümüz bir edeğin / Hasan Hüseyn Hatırıçin / Hiç tefrika etmiyeğin"
Türkmenlerin Birliği İçin Irak Türkmen Cephesi'ni Destekler:
"Cephe gül / Türkmen güldü Cephe gül / Irak gül bahçesiydi / Kerkük Türkmen Cephe gül"
Mertlik ve Namertlik: Onun Hoyratlarında Mertlik Yüceltilir, Namertlik Yerilir.
"Mert balası / Mert olu mert balası / Yazık namert evinde / Yaşırı mert balası"
"Dilim düşsün / Kes kavun dilim düşsün / Namerde mert diyersem / Erisin dilim düşsün"
Sanatın Ölümsüzlüğü: Mulla Dünya, Şairin Ölümsüzlüğünü Şiirde Bulur.
"Çulhanın bezi kalı / Şairin izi kalı / Şair ölse ardınnan / Şiiriyle sözü kalı"
"Şairin şanı kalı / Torpakta canı kalı / Şair ölse de yaşar / Dilde destanı kalı"
Son Söz:
Mulla Dünya, bugün Kerkük'te mazbut bir hayat sürmektedir. 13 yaşında başladığı hoyrat yolculuğunda beş binin üzerinde dörtlük ve hoyrat söylemiştir. O, bir şair; aynı zamanda bir molla, bir terzi, bir anne, bir bacı, bir Kerkük sevdalısıdır.
Onun hoyratlarında Kerkük'ün taşları, Tuz'un ekmeği, Telafer'in acısı, Erbil'in kalesi, Köprü'nün şanı dile gelir. O, Türkiye'ye hasret, Atatürk'e hayran, bayrağa âşık bir Türkmen kadınıdır.
Mulla Dünya, hoyratlarıyla ölümsüzleşmiştir. Çünkü:
"Şair ölse de yaşar / Dilde destanı kalı"
•
III. ESERİ YAYINA HAZIRLAYAN: AHMET YANAR
Ahmet Yanar, 1957 yılında Hatay'ın Hassa ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Hatay, Adıyaman ve Ankara'da tamamladıktan sonra 1978'de Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nden mezun oldu. 1990 yılında ise Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı'nı bitirdi.
Uzun yıllar Uşak, Kahramanmaraş ve Mersin'de edebiyat öğretmeni olarak görev yapan Yanar, 2010 yılında emekliye ayrıldı.
Emekliliğinin ardından 2012-2014 yılları arasında Irak Türkmeneli/Kerkük'te Türkçe ve edebiyat eğitmenliği yaparak mesleki tecrübelerini uluslararası bir boyuta taşıdı. Halen memleketi Hatay'da yaşamaktadır.
Ahmet Yanar'ın Eser Dünyasına Tematik Bir Bakış:
Hayvan Motifli Atasözleri ve Deyimlerimiz, (Erdemli/ 1997)/ Şoförün Dünyası/ Oto Sözleri Antolojisi, (Erdemli/ 2003) / Cumhuriyetin 80. Yılında Erdemli, (Erdemli/ 2004) / Erdemli Şairleri/ Antoloji, (Erdemli/ 2006) / Erdemli Şehitleri ve Gâzileri, (Erdemli/ 2006) / Dünden Bugüne Erdemli (Erdemli/ 2007) / Erdemli’ye Dair, (Erdemli/ 2009) / Silifke Ovacıklı Âşık Abdil, (Erdemli/ 2010) / Toroslarda Yörükler/ Erdemli ve Silifke Çevresi, (Mersin/ 2010) / Erdemli’den İzler, (Erdemli/ 2010) / Erdemli Şairlerinden Erdem Eli’ne Şiirler, (Erdemli/ 2010) / Kuğunun Vedası/ Soner Ali Yılmaz, (Erdemli/ 2011) / Çayhanlı Âşık Cumali, (Erdemli/ 2011) / Sevda Kokusu/ Yol ve Çınar Hikâyeleri, (Mersin/ 2012) / Bitmeyen Deniz Hoyratlar, (Kerkük/ 2013) / Sagular Şairi Ömer Sabır Türkmenoğlu, (Kerkük/ 2015) / Güneşi Bekleyen Adam Ekrem Tuzlu, (Kerkük/ 2016) / Türkmen Şair Hasan Kevser, (Kerkük/ 2016) / Ömrünün Sonbaharı Uzun Mehmet, (Mersin/ 2017) / Irak Türkmen Edebiyatında Çağdaş Hoyratçılar, (Ank./ 2019) / Yörük Kocası Uzun Mehmet’in Son Bohçası, (Ankara/ 2021) / Çayhanlı Âşık Cumali/ Hayatı ve Şiirleri, (Ankara/ 2021) / Hayvan Motifli Atasözleri ve Deyimlerimiz, Genişletilmiş İkinci Baskı, (İstanbul/ 2023)/ Kerküklü Hanım Hoyratçı Mulla Dünya, (İstanbul/ 2024)
Ahmet Yanar’ın Baskıya Hazır Kitapları: Atasözleri ve Deyimlerimizde Kadınlar / Kerkük Güzellemesi / Yörük Hocası Uzun Mehmet.
•
Kaynakça
Dünya, M. Z. (2025). Çağdaş Türk Edebiyatı Hanım Hoyratçı MUALLA DÜNYA. (A. Yanar, Dü., & İ. S. Bayatlı, Çev.) Parana Yayınları: 238
Anasayfa
Yazarlar
Hilmi Dulkadir
Yazı Detayı
Bu yazı 184 kez okundu.
KÜLTÜR YAZILARI... KAPAĞI AÇILAN KİTAP-XXIX | Çağdaş Irak Türkmen Edebiyatı- Kerküklü Hanım Hoyratçı- Mualla DÜNYA (Züleyha TÜTÜNCÜ) | Yayına Haz. Ahmet YANAR | Tür: Şiir | Ss.309 | Tanıtım: Hilmi DULKADİR | 28 Şubat 2026
•
Kapağını açtığımız bu kitap (Dünya, 2025), sizleri Irak Türkmen Edebiyatı'nın derinliklerine, Kerkük'ün sokaklarına, bir kadın hoyratçının yüreğine doğru yolculuğa çıkarıyor. Eseri yayına hazırlayan Ahmet Yanar, 2016 yılında Kerkük'te kaleme aldığı önsözde, bu yolculuğun nasıl başladığını şöyle anlatıyor:
"Kerkük'te bulunduğum süre içerisinde, Kerkük Sürekli Eğitim Merkezi'nde görev yapan genç meslektaşım İmat Semin Bayatlı Bey'le bir dizi çalışma yaptık. Bu çalışmalardan birisi de yıllarca yaşayarak söylediği dörtlük ve hoyratları, kendi kendine öğrendiği ağır aksak okuma yazması ile bulduğu her kâğıda kaydetmeye çalışan, çevresinde Mulla Dünya olarak tanınan Züleyha Tütüncü'nün dörtlük ve hoyratlarını bir araya getirme çalışması idi."
Yanar'ın ifadesiyle, İmat Semin Bayatlı, Züleyha Tütüncü'nün Arap alfabesiyle (Osmanlıca) yazdığı binlerce hoyrat ve dörtlük içerisinden 1430 tanesini Latin alfabesine çevirirken, kendileri de şairi evinde defalarca ziyaret ederek biyografisini hazırlamışlar. Önsözün en dokunaklı satırları ise Mulla Dünya'nın bir kitaba kavuşma hayaline aittir. Yanar, Züleyha Tütüncü'nün kendilerine şunları söylediğini aktarıyor:
"Bu günü men,
Bu gece bu günü men,
Ömrümün boyu boyu,
Beklirdim bu günü men."
Yanar, bu buluşmanın ardından duygularını şöyle ifade ediyor:
"Her ne kadar Türkmen şairlerimizin Türkiye'ye sitemleri olsa da Anadolu Türklüğünün can-ı gönülden Türkmen kardeşlerimizin yanında olduklarını ve onların yalnız olmadıklarını ifade ediyor." Ve Türkmen coğrafyasının hasret yüklü bir hoyratıyla noktalıyor:
"Apar meni,
Sensiz gam tapar meni,
Çölde bir kuzu kimin,
Kurt geli kapar meni."
"Türkmeneli Yiğitlerinin Çilekeş Annelerine" ithaf edilen bu esere, tarafımca Kerkük'ün kısa bir tarihçesi eklenmiş; sayfa sonunda ise Ahmet Yanar'ın diğer eserleri üzerine tematik bir döküm yer almıştır.
•
Mulla Dünya: Millî Hoyratçımızın Adı Üzerine Değerlendirme
Giriş:
Irak Türkmen Edebiyatı'nın derinliklerinden yükselen bu ses, Kerkük'ün taş sokaklarında yaşayan bir kadının yürek yangınını taşıyor... Mahallede herkesin Mulla Dünya diye bildiği Züleyha Tütüncü'yü tanıtan kitabın içindekiler kısmında, hoyratlarının ne kadar geniş bir yelpazede olduğu görülüyor: Aile, aşk, bağvan, dert, din, dostluk, felek, hasret, taşlama, Türkmeneli, yoksulluk... Adeta hayatın ta kendisi.
•
I. Şairin Coğrafyası: Kerkük
Kerkük'te Türk varlığı 7. yüzyıla uzanır. Asıl büyük göç, 1535-1919 arasında dört yüzyıl süren Osmanlı idaresinde gerçekleşti. Kanuni'nin Irakeyn Seferi (1534) ve IV. Murad'ın Bağdat seferleriyle (1638) bölge tamamen Osmanlı toprağı oldu. Anadolu'dan getirilen asker, tüccar ve memurlar Kerkük'e yerleştirildi. Fetihten sonra Kerkük, "Gökyurt" olarak anılmaya başlandı. Osmanlı döneminde sancak merkezi olan Kerkük, 1879'dan itibaren Musul Vilayeti'ne bağlandı.
Birinci Dünya Savaşı sonrası İngilizler, petrol zengini Kerkük'ü ele geçirdi. Misak-ı Milli sınırları içindeki bu topraklar Lozan'da çözülemeyip Milletler Cemiyeti'ne taşındı. 1926'da İngiliz mandasındaki Irak Krallığı'na bırakılan Kerkük, Anadolu'dan koparıldı.
Koparılışın ardından zulümler başladı. 1959 Kerkük Katliamı'nda üç gün üç gece süren olaylarda yüzlerce Türkmen katledildi, evler yakıldı. 1980'de Saddam yönetimi Türkmen liderleri idam etti. 1991'de Altunköprü'de, 1996'da Erbil'de katliamlar devam etti.
Tüm bu zulümlere rağmen Kerkük Türkmenleri, kimliklerini ve dillerini korudu. Bugün Kerkük, Türkmenlerin siyasi ve kültürel merkezi olmaya devam ediyor. Mulla Dünya'nın hoyratlarında işte bu bin yıllık direnişin, bu acıların ve bitmeyen vatan sevdasının yankılarını duyuyoruz.
•
II. Deyişler / Şiirler
Kerkük'ün Mulla Dünyası: Bir Kadının Yüreğinden Hoyratlar
Deyişlerini Ele Alacağımız Mulla Dünya Kimdir?
1946 yılında Kerkük'ün Begler Mahallesi'nde dünyaya gelen Züleyha Tütüncü'nün hikâyesi daha doğmadan başlamıştır. Annesi Fehime Hanım, peş peşe vefat eden çocuklarından sonra dünyaya gelecek evladına "Dünya" adını koyacağını ve bir daha evlat acısı yaşamak istemediğini söyler. Babası kızının adını nüfusa "Züleyha" olarak kaydettirse de anne, ölünceye kadar ona "Dünya" diye seslenir. Kitaptan edindiğimiz bilgiye göre, bugün Kerkük'te çoğu kimse Züleyha Tütüncü'yü tanımaz ama "Dünya" denilince herkes onu bilmektedir.
Küçük Züleyha, babası tarafından "kız çocuğu okutulur mu?" düşüncesiyle okula gönderilmez. Ancak o, dört yaşından itibaren okuma azmiyle yanıp tutuşur. Bugün tam okuyup yazamasa da kendine yetecek kadar bir kültüre sahiptir:
"Okuyum / Aç kitabı okuyum / Baş bırakım göğsüve / Bir bir derdim okuyum."
Mahalledeki Molla Zekiye'den Kur'an dersleri alır ve o günden sonra “Mulla Dünya” olarak anılır. Bugün dahi kadınlarla Kur'an sohbetlerine devam etmektedir:
"Allah'a var imanım / Yoluna verrem canım / İslam'am haktı dinim / Allah Kur'an imanım"
1965'te evlenir, iki çocuğu olur ama beş yıl sonra eşi vefat eder. İki çocukla dul kalan Mulla Dünya, hayata sımsıkı sarılır, terziliğe başlar ve Kerkük'ün sayılı kadın terzileri arasına girer. Yirmi altı yıl boyunca yüzlerce Türkmen kızına meslek öğretir:
"Terzi oğlu terziyem / Men pazarın gözüyem / Âlem işim beğeni / Men onlardan razıyam.”
Bütün bu acılara rağmen umudunu hiç kaybetmez:
"Her dediğimiz olacak / Kalbe neşe dolacak / Hayatın her mevsimi / Yeşil bahar olacak"
Kerkük Ağzı ve Mulla Dünya'nın Dili:
Kerkük Türk ağzı, Anadolu'nun doğusundaki ağızlarla akraba olmakla birlikte kendine has bir musikisi vardır. Mulla Dünya'nın dilinde bu musikiyi duyuyoruz. Mesela:
- Bala: Çocuk ("Men sene balam dedim"). / - Bağvan: Bağban, bahçıvan (Bağvanam bağ kurmuşam). / - Dağlamak: Kızgın demirle yakmak (Kalbimi dağladı). / - İgit: Yiğit (Mert igitler). / - Kimin: Gibi (Mum kimin yandım). / - Lal: Dilsiz (Men lalam). / - Nanca: Ne kadar (Nanca güzeldi). / - Nayçi: Niçin (Nayçi bele). / - Ürek: Kalp, yürek (Üregim yanar). / - Üskek: Yüksek (Başım üskek). / - Yad: Yabancı, düşman (Yadlar alır malımı). / - Yağlık: Mendil (Yağlığımı sildim).
Bu kelimeler, onun hoyratlarına ayrı bir tat, ayrı bir sıcaklık katmaktadır.
Gelenekten Gelen Sesler: Hoyrat, Deyiş ve Diğerleri…
Mulla Dünya'nın sanatını anlamak için aşağıdaki geleneksel türleri bilmek gerekiyor:
Hoyrat:
Kerkük denince akla ilk gelen türdür. Genellikle 7 heceli, dört dizeden oluşan, yoğun duygulu, acılı ve derin manilerdir. Mulla Dünya'nın hoyratları işte bu geleneğin en güzel örnekleridir:
"Apar meni / Sensiz gam tapar meni / Çölde bir kuzu kimin / Kurt geli kapar meni"
Deyiş (Deme):
Daha çok 11'li hece ölçüsüyle söylenen, bir konuyu, bir duyguyu anlatan şiirlerdir. Mulla Dünya'nın deyişlerinde Kerkük sevgisi, hasret ve dilekler dile gelir.
Geraylı:
Koşma tarzının Kerkük'teki karşılığıdır. Aşk, doğa, ayrılık gibi konuları işler.
Mani: Dört dizeden oluşan, 7 heceli, daha çok aşk, sevgi gibi konuları işleyen ürünlerdir.
Aile, Aşk, Dert, Hasret: Bir Ömrün Hoyratları
Mulla Dünya, kaybettiği evlatları, kardeşleri, eşi için yanmaktadır:
"Kardaş kimin / Gül kimin kardaş kimin / Baba nene yar yavru / Olmazlar kardaş kimin"
"Neneden / Kuşa verdi nene den / Ölüm ayırdı bizi / Tok olmadım neneden"
Aşkı da hoyratlaştırır, hasreti de:
"Mende dedim / Sordular mende dedim / Dediler Tahir Zühre / Sevmişem men de dedim /
Dediler Leyla Mecnun / Dağdayam men de dedim / Dediler Arzu Kamber / Şikatım men de dedim /
Dediler Aslı Kerem / Kül oldum men de dedim / Dediler Ferhat Şirin / Kavuşmam men de dedim"
Dert Onun Ayrılmaz Yoldaşıdır:
"Gamsız dilden ay çıkmaz / Rezillerden pay çıkmaz / Ahlakı ne degişi / Can çıksa huy çıkmaz"
Türkmeneli Sevdası: Kerkük’ten Tuz’a, Erbil’den Tela Fer’e
Mulla Dünya, Kerkük'le sınırlı kalmaz, bütün Türkmeneli'ni bağrına basar. Hoyratlarında adeta bir Türkmeneli haritası çıkarır:
"Bayat Taze Bulava / Mert Türkalan Yahyava / Türkmeneli sağ olsun / Bunlar derdime deva"
"Kerkük menim başımdı / Tuz ekmeğim aşımdı / Karatepe Bayat'tan / Çok aziz yoldaşımdı /
Telafer Erbil Köprü / Canciğer kardaşımdı / Leylan Kümbetler Tavuk / Onlar temel taşımdı"
"Hanekin'in bağları / Altundı bulağları / Kapıları cevherdi / İpekten yatakları"
"Kümbetler'in Kümbet'i / Yurdu sever milleti / Genci toplansa yapar / Bir ayda memleketi"
Kerkük Onun İçin Bir Sevgilidir, Bir Candır, Bir Ömürlük Davadır
"Kerkük adın / Severem Kerkük adın / Ölsem mezar taşıma / Yazsınlar Kerkük adın /
Kalbim açsav göresen / Yazmışam Kerkük adın / Gece gündüz dilimde / Diyarem Kerkük adın /
İlk yavrumun adını / Koyaram Kerkük adın"
Kerkük Sevgisi O Kadar Büyüktür ki Adeta Her Şeyde Kerkük'ü Görür:
"Kerkük dedim / Sevgilim Kerkük dedim / Sordular güzel kimdi / En güzel Kerkük dedim /
Sordular yurdum adın / Kerkük'tü Kerkük dedim / Dünyayı ışık eden / Kerkük'tü Kerkük dedim"
"Kerkük menim cennetim / Türkmen menim milletim / Bayrakta yıldız diyer / Kurduğ altı devletim"
"Kerkük'üm can Kerkük'üm / Sene kurban Kerkük'üm / Seni ellere vermem / Ederem kan Kerkük'üm"
Dil Sevgisi:
"Bir Allah Bir de Dilim" Mulla Dünya İçin Türkçe, İman Gibi Kutsaldır:
"Bir dilim / Bir haketim bir dilim / Dünyadaki sevgilim / Bir Allah bir de dilim"
"Dilim düşsün / Kes kavun dilim düşsün / Namerde mert diyersem / Erisin dilim düşsün"
"Öz dilim / Öz duranım öz dilim / Olursam parça parça / Terk etmerem öz dilim"
"Dilim kesin / Dudağım dilim kesin / Desem Türkmen degilem / Türkmenler dilim kesin"
Bayrak Sevdası: Ay Yıldıza Kurban:
Türk Bayrağı Onun İçin En Kutsal Semboldür:
"Ay yıldızdan / Güzeldi ay yıldızdan / Kurbanam o bayrağa / Nakışı ay yıldızdan"
"Altı yıldız bayrağım / Mis kokuru toprağım / Gece gündüz beklerem / Sönmesin bu çırağım"
Türkiye ve Atatürk Özlemi:
Mulla Dünya'da güçlü bir Anadolu sevgisi vardır. Türkiye'nin bir gün mutlaka kendilerini kucaklayacağına inanır:
"Gam yüklenip dalmıza / Öd katılıp balımıza / Türkiye senden gayrı / Kim ulaşı halımıza"
Atatürk'e Olan Hayranlığı Her Hoyratında Dile Gelir:
"Kemal için / Marifet kemal için / Bütün âlem hayrandı / Mustafa Kemal için"
"Kemal'den / Ahlak ilim kemalden / Türk tarihi parladı / Türk atası Kemal'den"
Kemal'i / Marifeti kemali / Cannan fazla severiğ / Türk Mustafa Kemal'i"
"Kemal'i var / Aklı çok kemali var / Türk'ün başı yüksekti / Mustafa Kemal'i var"
"Kemal'i var / Aklı var kemali var / Tarih boyu güveni / Türklerin Kemal'i var"
Ankara Onun Gönlünde Ayrı Bir Yere Sahiptir:
"Ankara'dı / Paytahtı Ankara'dı / Talihim rengin diyim / Karadan ankara'dı" /
"Ankara'nı / Severem Ankara'nı / Talihim renk seçende / Begendi ankaranı"
Birlik Çağrısı: "Sünni Şiya Demiyeğin"
Mulla Dünya, Dinî Ayrılıkların Türkmenleri Bölmesine Karşı Çıkar
"Sünni Şiya demiyeğin / Gönlümüz bir edeğin / Hasan Hüseyn Hatırıçin / Hiç tefrika etmiyeğin"
Türkmenlerin Birliği İçin Irak Türkmen Cephesi'ni Destekler:
"Cephe gül / Türkmen güldü Cephe gül / Irak gül bahçesiydi / Kerkük Türkmen Cephe gül"
Mertlik ve Namertlik: Onun Hoyratlarında Mertlik Yüceltilir, Namertlik Yerilir.
"Mert balası / Mert olu mert balası / Yazık namert evinde / Yaşırı mert balası"
"Dilim düşsün / Kes kavun dilim düşsün / Namerde mert diyersem / Erisin dilim düşsün"
Sanatın Ölümsüzlüğü: Mulla Dünya, Şairin Ölümsüzlüğünü Şiirde Bulur.
"Çulhanın bezi kalı / Şairin izi kalı / Şair ölse ardınnan / Şiiriyle sözü kalı"
"Şairin şanı kalı / Torpakta canı kalı / Şair ölse de yaşar / Dilde destanı kalı"
Son Söz:
Mulla Dünya, bugün Kerkük'te mazbut bir hayat sürmektedir. 13 yaşında başladığı hoyrat yolculuğunda beş binin üzerinde dörtlük ve hoyrat söylemiştir. O, bir şair; aynı zamanda bir molla, bir terzi, bir anne, bir bacı, bir Kerkük sevdalısıdır.
Onun hoyratlarında Kerkük'ün taşları, Tuz'un ekmeği, Telafer'in acısı, Erbil'in kalesi, Köprü'nün şanı dile gelir. O, Türkiye'ye hasret, Atatürk'e hayran, bayrağa âşık bir Türkmen kadınıdır.
Mulla Dünya, hoyratlarıyla ölümsüzleşmiştir. Çünkü:
"Şair ölse de yaşar / Dilde destanı kalı"
•
III. ESERİ YAYINA HAZIRLAYAN: AHMET YANAR
Ahmet Yanar, 1957 yılında Hatay'ın Hassa ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Hatay, Adıyaman ve Ankara'da tamamladıktan sonra 1978'de Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nden mezun oldu. 1990 yılında ise Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı'nı bitirdi.
Uzun yıllar Uşak, Kahramanmaraş ve Mersin'de edebiyat öğretmeni olarak görev yapan Yanar, 2010 yılında emekliye ayrıldı.
Emekliliğinin ardından 2012-2014 yılları arasında Irak Türkmeneli/Kerkük'te Türkçe ve edebiyat eğitmenliği yaparak mesleki tecrübelerini uluslararası bir boyuta taşıdı. Halen memleketi Hatay'da yaşamaktadır.
Ahmet Yanar'ın Eser Dünyasına Tematik Bir Bakış:
Hayvan Motifli Atasözleri ve Deyimlerimiz, (Erdemli/ 1997)/ Şoförün Dünyası/ Oto Sözleri Antolojisi, (Erdemli/ 2003) / Cumhuriyetin 80. Yılında Erdemli, (Erdemli/ 2004) / Erdemli Şairleri/ Antoloji, (Erdemli/ 2006) / Erdemli Şehitleri ve Gâzileri, (Erdemli/ 2006) / Dünden Bugüne Erdemli (Erdemli/ 2007) / Erdemli’ye Dair, (Erdemli/ 2009) / Silifke Ovacıklı Âşık Abdil, (Erdemli/ 2010) / Toroslarda Yörükler/ Erdemli ve Silifke Çevresi, (Mersin/ 2010) / Erdemli’den İzler, (Erdemli/ 2010) / Erdemli Şairlerinden Erdem Eli’ne Şiirler, (Erdemli/ 2010) / Kuğunun Vedası/ Soner Ali Yılmaz, (Erdemli/ 2011) / Çayhanlı Âşık Cumali, (Erdemli/ 2011) / Sevda Kokusu/ Yol ve Çınar Hikâyeleri, (Mersin/ 2012) / Bitmeyen Deniz Hoyratlar, (Kerkük/ 2013) / Sagular Şairi Ömer Sabır Türkmenoğlu, (Kerkük/ 2015) / Güneşi Bekleyen Adam Ekrem Tuzlu, (Kerkük/ 2016) / Türkmen Şair Hasan Kevser, (Kerkük/ 2016) / Ömrünün Sonbaharı Uzun Mehmet, (Mersin/ 2017) / Irak Türkmen Edebiyatında Çağdaş Hoyratçılar, (Ank./ 2019) / Yörük Kocası Uzun Mehmet’in Son Bohçası, (Ankara/ 2021) / Çayhanlı Âşık Cumali/ Hayatı ve Şiirleri, (Ankara/ 2021) / Hayvan Motifli Atasözleri ve Deyimlerimiz, Genişletilmiş İkinci Baskı, (İstanbul/ 2023)/ Kerküklü Hanım Hoyratçı Mulla Dünya, (İstanbul/ 2024)
Ahmet Yanar’ın Baskıya Hazır Kitapları: Atasözleri ve Deyimlerimizde Kadınlar / Kerkük Güzellemesi / Yörük Hocası Uzun Mehmet.
•
Kaynakça
Dünya, M. Z. (2025). Çağdaş Türk Edebiyatı Hanım Hoyratçı MUALLA DÜNYA. (A. Yanar, Dü., & İ. S. Bayatlı, Çev.) Parana Yayınları: 238
Ekleme
Tarihi: 01 Mart 2026 -Pazar
KÜLTÜR YAZILARI... KAPAĞI AÇILAN KİTAP-XXIX | Çağdaş Irak Türkmen Edebiyatı- Kerküklü Hanım Hoyratçı- Mualla DÜNYA (Züleyha TÜTÜNCÜ) | Yayına Haz. Ahmet YANAR | Tür: Şiir | Ss.309 | Tanıtım: Hilmi DULKADİR | 28 Şubat 2026
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.