•
Serinin yedinci bölümünde, Mersin'in geleneksel el sanatlarını, insanın elleriyle toprakla, yünle, taşla kurduğu kadim ilişkiyi ele almıştık. Bu bölümde ise, belki de en kadim ilişkiye, insanın toprakla kurduğu en temel bağa, tarıma bakacağız. Hatta, onun da ötesine, her şeyin başlangıcına, tohuma... Çünkü tohum, bir bitkinin başlangıcı olmaktan çok bir kültürün, bir medeniyetin, bir geleceğin de taşıyıcısıdır.
Toprak Ana'nın Kalbi: Ata Tohumları
Mersin; bereketli ovaları, mikro klima özelliği gösteren vadileri ile binlerce yıldır tarımın kalbinin attığı bir coğrafyadır. Muz, kaysı, Susam, Üzüm, Narenciye ve daha türlü türlü Türkiye’ye açılan ürünleri... Her biri, bu toprakların armağanıdır. Ancak özünde, görünmeyen bir kahraman vardır: Ata Tohumları…
Ata tohumları demek, dedelerimizin, ninelerimizin yüzyıllar boyunca özenle sakladığı, her yıl yeniden ektiği, bir sonraki nesle miras bıraktığı tohumlardır.
Bu tohumlar, yetiştikleri coğrafyaya uyum sağlamıştır. Susuzluğa, hastalıklara karşı direnç gösterir, adeta toprağın kokusunu taşır, binlerce yıllık bir dönemin seçilmişleridir.
Mersin'in Tohum Hazineleri
Mersin'in farklı bölgelerinde, hâlâ ata tohumlarıyla üretim yapan çiftçilerimiz vardır. Onlar, modern tarımın dayattığı tek tip üretime direnerek, biyolojik çeşitliliğin bekçiliğini yapmaktadır.
Mut'un Kıl Biberi: Mut yöresine özgü bu biber, ince kabuğu, yoğun aroması ve acılığıyla bilinir. Kurutularak veya taze olarak tüketilen kıl biber, yüzyıllardır bu topraklarda yetiştirilmektedir.
Anamur Muzu: Seracılığın yaygınlaşmasıyla birlikte Anamur'da muz üretimi artsa da gerçek Anamur muzu, küçük boyutlu, aromatik ve mis kokulu olanıdır. Bu muz, seralarda yetişen ithal muz türlerinden çok farklıdır.
Silifke'nin Susamı: Susam, Silifke Ovası'nda yüzyıllardır yetiştirilen kadim bir üründür. Tahin, helva, susamlı ekmek... Silifke mutfağının vazgeçilmezidir. Ancak son yıllarda ithal susamın ucuzlamasıyla birlikte yerli susam üretimi azalmıştır. Teşvik edilmeli, destek sağlanmalıdır.
Tarsus'un Üzümü: Tarsus, kadim bir bağcılık kültürüne sahiptir. Yerel adıyla Şam üzümü, Parmak üzüm, Razaki, ayrıca (Küpe, 2021, s. 886)’in belirttiği üzere yörede “Cardinal, Tarsus Beyazı, Perlette gibi erkenci çeşitler iklimi normal seyreden yıllarda, haziran ayının ikinci yarısında; Uslu ve Early Cardinal ise ilk yarısında olgunlaşmaktadır.”
Hibrit Tohumlar ve Kaybolan Çeşitlilik
Ne yazık ki, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren "Yeşil Devrim" adı verilen süreçle birlikte, ata tohumlarının yerini hibrit tohumlar almaya başlamıştır. Yüksek verim vaadiyle sunulan bu tohumlar, aslında çiftçiyi her yıl yeni tohum almaya mahkûm eden, kimyasal gübre ve ilaç kullanımını zorunlu kılan, böylece suyu ve toprağı kirleten bir sistemin parçasıdır. Asıl büyük tehlikesi, (Bütüner, 2021)'in Dede Korkut hikâyeleri için söylediği gibi, bu tohumlar da "sürdürülebilir bir yaşam tarzının nasıl oluşturulacağına dair bilgileri nesilden nesle aktaran" birer kültürel miras iken maalesef bu mirastan alıkoymaktadır.
Ata Tohumlarının Geleceği
Kaybolmasından korktuğumuz ata tohumlarla ilgili elbette iyi yönde gelişmeler de gözlenmektedir. “Türkiye’de de 2017 yılından beri Mirasımız Yerel Tohum ve Ata Tohum projeleri kapsamında üreticilerden yerli tohumlar toplanmakta, tarım işletmelerinde tescillenmekte, çoğaltılmakta, ekilmekte ve üretilen ürünler kooperatif marketlerde satışa sunulmaktadır (Sefer, 2024, s. 886).
Sürdürülebilir Tarım ve Gelecek
Ata tohumları, sürdürülebilir tarımın temel taşlarından biridir; kimyasal gübre ve ilaca ihtiyaç duymadan, yerel koşullara uyum sağlayarak ürün verebilir. Bu da hem çevre dostu bir tarımı mümkün kılar hem de çiftçiyi dışa bağımlılıktan kurtarır. (Kalyoncu & Taş, 2022, s. 50), bu konuda şu önemli tespiti yapmaktadır: "Aslında çevre tahribatının sonucu küresel ölçekte yaşanan sorunlar bağlamında ata tohumlarının önemi bir kez daha anlaşılmıştır. Bu tohumlar, yalnızca geçmişin mirası değil, aynı zamanda geleceğin de güvencesidir."
Mersin'de sürdürülebilir tarım uygulamaları giderek yaygınlaşmaktadır. Organik tarım yapan çiftçiler, ata tohumlarıyla üretim yaparak hem toprağı korumakta hem de sağlıklı gıda üretmektedir. Toroslar'ın eteklerindeki küçük bahçelerde, yaylalardaki organik meyve bahçelerinde, bu kadim bilgelik yeniden yeşermektedir. (Ayaz, 2016)'ın vurguladığı gibi, modern insanın yeniden uzlaşma yoluna gitmek durumunda olduğu bu çağda, ata tohumları bize bu uzlaşmanın yolunu gösterebilir. Toprakla, tohuma, doğayla yeniden dost olmanın yolunu da...
Sonuç Yerine
Mersin'in bereketli topraklarında, binlerce yıldır ata tohumları yeşermiş, büyümüş, hasat olmuş ve yeniden toprakla buluşmuştur. Bu döngü, Mersin çiftçilerinin bir tarım pratiği olmaktan çok, aynı zamanda bir yaşam felsefesidir. Tohuma saygı, toprağa saygıdır; toprağa saygı, geleceğe saygıdır.
Günümüzde iklim krizi, gıda güvenliği, biyolojik çeşitliliğin azalması gibi sorunlarla boğuşurken, ata tohumları bize kaybettiğimiz dengeyi yeniden bulmanın yolunu göstermektedir. Belki de çözüm, daha fazla üretmekte değil, daha bilinçli üretmekte; daha hızlı büyümekte değil, doğanın ritmine saygı duymakta; tohumu bir meta olarak görmekte değil, onu kutsal bir emanet olarak kabul etmekte saklıdır.
•
Kaynakça
Ayaz, B. (2016). Geçmişten Bugüne Türklerde Çevre Bilinci Üzerine Bir Değerlendirme. M. Aça, & M. Aça (Dü.), Uluslararası Türk Dünyası Kültür Araştırmaları Sempozyumu Bildirileri içinde (s. 91-100). Trabzon: Kültür Bilimleri Akademisi Ltd. Şti.
Bütüner, Ş. (2021, Kasım-Aralık). Çevre Bilinci Oluşturmada Türk Mitolojisinin Rolü: Dede Korkut Hikâyelerine Ekoeleştirel Bir Yaklaşım. Türk Dünyası Araştırmaları(255), s. 433-448.
Kalyoncu, H., & Taş, K. (2022). Türk Kültüründe Çevre Algısı ve İslam’ın Türk Toplumunun Çevre Anlayışına Etkileri. tabula rasa Felsefe ve Teoloji dergisi(39), s. 43-51.
M., K. (2021). Mersin İli Bağcılığının Genel Durumu ve Erkenci Üzüm Yetiştiriciliği. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 1(1), s. 55-66. 04 2026 tarihinde https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2860644 adresinden alındı
Sefer, B. K. (2024). Gıda Krizi ve Ata Tohumlar: TİGEM Tarım İşletmeleri, Tohum Dernekleri ve Çiftçiler Arası Sosyo-Politik ve Ekonomik Etkileşimler. Mülkiye Dergisi, 48(4), s. 886-919. 04 2026 tarihinde alındı

