DÜNYADA HER YIL MİLYONLARCA KİŞİYİ ETKİLİYOR: TÜBERKÜLOZDA ERKEN TANI KRİTİK

Sağlık (mersindesonhaber) - mersindesonhaber | 19.03.2026 - 19:38, Güncelleme: 19.03.2026 - 19:38 98 kez okundu.
 

DÜNYADA HER YIL MİLYONLARCA KİŞİYİ ETKİLİYOR: TÜBERKÜLOZDA ERKEN TANI KRİTİK

DoktorTakvimi uzmanlarından Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü kapsamında yaptığı açıklamalarda tüberkülozun bulaşma yolları, belirtileri ve tedavi sürecine ilişkin önemli bilgiler paylaştı; erken tanı ve düzenli tedavinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

“Mycobacterium tuberculosis” olarak adlandırılan basilin neden olduğu tüberkülozun iltihabi bir hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, “Tüberkülozun bulaşması için uzun süreli yakın temas gerekir. Basil içeren damlacıkların konuşma, öksürük ve hapşırık yoluyla ortama yayılması ve sağlıklı kişiler tarafından solunmasıyla bulaşır. En sık görülen belirtiler; öksürük (en sık semptom), balgam, ateş (özellikle geceleri artar), gece terlemesi, kilo kaybı ve iştahsızlıktır. Bu nedenle ‘ince hastalık’ olarak da adlandırılır” diyor. Tüberküloz tanısının, mikroskopik incelemede balgam yaymasında EZN (Eherlish-Ziehl-Neelsen) boyası ile Tüberküloz basilinin gösterilmesiyle konulduğunu belirten Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, TCT - PCR - IGST  testleri ve biyopsinin de özellikle akciğer dışı tüberküloz tanısında destekleyici olarak kullanılabildiğini ifade ediyor. Tedavi yarıda bırakılırsa direnç gelişebilir Tüberküloz tedavisine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, “Tüberküloz tedavisi ülkemizde dört farklı ilacın birlikte kullanımıyla uygulanır. İlk kez tanı konulan hastalarda tedavi, ilk 2 ay 4 ilaçla, sonraki 4 ayda ise 2 ilaçla olmak üzere toplam 6 ay sürer. Tedavi yarıda bırakılırsa hastalık devam eder, bulaştırıcılık sürer ve zaman içinde ilaçlara direnç gelişir” diyor. Çok ilaca dirençli tüberkülozun (ÇİD-TB), hem izoniazid (INH) hem de rifampisine (RIF) direnç gelişmesiyle ortaya çıktığını da ekliyor. Küresel tablo: Milyonlarca vaka, milyonlarca risk DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, hastalığın küresel boyutuna ilişkin şu bilgileri paylaşıyor: “Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 Dünya Tüberküloz Raporu’na göre, tüberküloz geçen yıl 1.2 milyondan fazla kişinin ölümüne ve tahmini 10.7 milyon kişinin hastalanmasına yol açtı. 2023-2024 yılları arasında dünya genelinde tüberküloz görülme sıklığı yaklaşık yüzde 2, tüberküloza bağlı ölümler ise yüzde 3 azaldı.” HIV ile birlikte risk artıyor Türkiye’de HIV/AIDS seyrinde görülen fırsatçı enfeksiyonlar arasında tüberkülozun önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, şu bilgileri veriyor: “HIV enfeksiyonu ve tüberküloz birbirini artıran bir etki gösterir. HIV, tüberkülozda enfeksiyondan hastalık gelişimini artırırken; tüberküloz da HIV’in yayılımını ve etkisini artırır. Tüberküloz tanısı alan hastalarda, hastanın rızasıyla HIV testi yapılır. HIV pozitifliği saptanan hastalar danışmanlık merkezlerine yönlendirilir. HIV tanısı alan her bireyde, akciğer ve akciğer dışı tüberküloz ile latent tüberküloz enfeksiyonu mutlaka araştırılmalıdır.” Erken tanı bulaşın önüne geçiyor Tüberkülozun yayılmasını önlemede erken tanı ve tedavinin kritik olduğunu vurgulayan DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Bulaşın en yoğun olduğu dönem tanı öncesidir. Bu nedenle tanı konulmamış hastalar önemli bulaş kaynağıdır. Temaslıların tespit edilmesi ve koruyucu tedavilerinin düzenlenmesi büyük önem taşır. Tanı konulan hastaların tedavilerini doğru süre ve dozda tamamlamaları gerekir. Ayrıca BCG aşısı uygulanmalı ve risk gruplarında gerekli taramalar yapılmalıdır.”
DoktorTakvimi uzmanlarından Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü kapsamında yaptığı açıklamalarda tüberkülozun bulaşma yolları, belirtileri ve tedavi sürecine ilişkin önemli bilgiler paylaştı; erken tanı ve düzenli tedavinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

“Mycobacterium tuberculosis” olarak adlandırılan basilin neden olduğu tüberkülozun iltihabi bir hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, “Tüberkülozun bulaşması için uzun süreli yakın temas gerekir. Basil içeren damlacıkların konuşma, öksürük ve hapşırık yoluyla ortama yayılması ve sağlıklı kişiler tarafından solunmasıyla bulaşır. En sık görülen belirtiler; öksürük (en sık semptom), balgam, ateş (özellikle geceleri artar), gece terlemesi, kilo kaybı ve iştahsızlıktır. Bu nedenle ‘ince hastalık’ olarak da adlandırılır” diyor.

Tüberküloz tanısının, mikroskopik incelemede balgam yaymasında EZN (Eherlish-Ziehl-Neelsen) boyası ile Tüberküloz basilinin gösterilmesiyle konulduğunu belirten Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, TCT - PCR - IGST  testleri ve biyopsinin de özellikle akciğer dışı tüberküloz tanısında destekleyici olarak kullanılabildiğini ifade ediyor.

Tedavi yarıda bırakılırsa direnç gelişebilir

Tüberküloz tedavisine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, “Tüberküloz tedavisi ülkemizde dört farklı ilacın birlikte kullanımıyla uygulanır. İlk kez tanı konulan hastalarda tedavi, ilk 2 ay 4 ilaçla, sonraki 4 ayda ise 2 ilaçla olmak üzere toplam 6 ay sürer. Tedavi yarıda bırakılırsa hastalık devam eder, bulaştırıcılık sürer ve zaman içinde ilaçlara direnç gelişir” diyor.

Çok ilaca dirençli tüberkülozun (ÇİD-TB), hem izoniazid (INH) hem de rifampisine (RIF) direnç gelişmesiyle ortaya çıktığını da ekliyor.

Küresel tablo: Milyonlarca vaka, milyonlarca risk

DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, hastalığın küresel boyutuna ilişkin şu bilgileri paylaşıyor: “Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 Dünya Tüberküloz Raporu’na göre, tüberküloz geçen yıl 1.2 milyondan fazla kişinin ölümüne ve tahmini 10.7 milyon kişinin hastalanmasına yol açtı. 2023-2024 yılları arasında dünya genelinde tüberküloz görülme sıklığı yaklaşık yüzde 2, tüberküloza bağlı ölümler ise yüzde 3 azaldı.”

HIV ile birlikte risk artıyor

Türkiye’de HIV/AIDS seyrinde görülen fırsatçı enfeksiyonlar arasında tüberkülozun önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, şu bilgileri veriyor: “HIV enfeksiyonu ve tüberküloz birbirini artıran bir etki gösterir. HIV, tüberkülozda enfeksiyondan hastalık gelişimini artırırken; tüberküloz da HIV’in yayılımını ve etkisini artırır. Tüberküloz tanısı alan hastalarda, hastanın rızasıyla HIV testi yapılır. HIV pozitifliği saptanan hastalar danışmanlık merkezlerine yönlendirilir. HIV tanısı alan her bireyde, akciğer ve akciğer dışı tüberküloz ile latent tüberküloz enfeksiyonu mutlaka araştırılmalıdır.”

Erken tanı bulaşın önüne geçiyor

Tüberkülozun yayılmasını önlemede erken tanı ve tedavinin kritik olduğunu vurgulayan DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Zeliha Arslan Ulukan, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Bulaşın en yoğun olduğu dönem tanı öncesidir. Bu nedenle tanı konulmamış hastalar önemli bulaş kaynağıdır. Temaslıların tespit edilmesi ve koruyucu tedavilerinin düzenlenmesi büyük önem taşır. Tanı konulan hastaların tedavilerini doğru süre ve dozda tamamlamaları gerekir. Ayrıca BCG aşısı uygulanmalı ve risk gruplarında gerekli taramalar yapılmalıdır.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mersindesonhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.