•
Keçinin İzinde: Mersin'de Geleneksel Hayvancılık Kültürü, Yörüklerin Hayvanlarla Kurduğu Kadim Dostluk ve Hayvansal Ürünlerin Değerlendirilmesi
•
İnsanlık tarihinin en eski dönemlerinden beri atlı-göçebe yaşam tarzına bağlı olarak doğa ile iç içe olan Türk toplulukları, günlük hayatlarını coğrafi şartlara göre şekillendirmişlerdir. Doğa ile barışık bir hayat süren bu topluluklar, çevrenin sunduğu imkânları en verimli şekilde kullanmış ve doğayı adeta bir "ana" kucağı olarak kabul etmiştir. Mersin ili ve ilçeleri, önü Akdeniz, arkası Toros dağları olan zengin bitki örtüsü ve yumuşak iklimiyle en eski dönemlerden günümüze kadar konargöçer Türklerin ilgisini çekmiş ve onlara yurtluk yapmıştır. Bu coğrafyada hayvancılık etrafında gelişen zengin kültürün en son ve en canlı temsilcileri ise Asya'dan Anadolu'ya uzanan bu hayatı asırlardır sürdüren Sarıkeçili Yörükleridir.
Sarıkeçili Yörükleri’nin yaşamı, yılın üç temel zaman dilimi üzerine kuruludur: Yazın yüksek yaylalarda geçirilen “Yazlak”, kışın Akdeniz sahilinde çadır ve sürülerle yaşanılan “Kışlak” ve bunlar arasındaki geçişi sağlayan “Güzlek” döngüsü. Kışlaklardan hareket eden Sarıkeçililer, yazlak için genellikle Seydişehir ve Beyşehir'e kadar uzanan uzun bir göç yolu izlerler. Dönüş yolculukları ise kısa mesafeli konuklamalarla ve araya giren güz mevsiminin doğayı dinlendirmesine imkân tanıyacak bir yavaşlıkla gerçekleşir.
Bilhassa kışlaklardan -sahilden yaylalara çıkarken -meşelerin yaprak açmamış olmasına özen gösterilir; çünkü açılan yeni sürgünlerin keçiler tarafından yenmesi ormanın gelişimini engeller. Sonbaharda kışlağa inerken ise sürülerin ormanın içinden geçmesi sağlanır. Keçilerin sonbaharda dökülmüş ağaç yapraklarını tırnaklarıyla ezmesi, orman tabanındaki yanıcı materyali azaltarak olası orman yangını riskini ciddi oranda düşürür. Bu durum, modern çağda Yörüklerin doğaya zarar verdiği yönündeki önyargıların aksine, geleneksel hayvancılığın ekolojik dengeye ne denli büyük bir katkı sunduğunu açıkça gözler önüne sermektedir.
Sarıkeçili yörüklerinde keçinin yeri hayati bir önem taşır; besledikleri temel hayvan keçidir ve geçimleri tamamen hayvansal ürünlere (et, süt, kıl dokumalar) bağlıdır (Dulkadir, 1997); (Ersavaş ve Özkanlı, 2018). Aşirette keçileri genellikle genç erkekler, oğlakları ise çocuklar güder. Çadıra yakın mesafelerde genç kız ve kadınların da keçileri otlattıkları görülmektedir. Doğanın yeşilliği arasında, özellikle genç kızlar ve kadınlar tarafından tercih edilen kırmızı renkli giysiler, Yörük obalarının doğa içindeki en belirgin ve estetik nişanesidir.
Sürülerin günlük bakım ve sağım döngüsü oldukça disiplinlidir: İlkbaharda keçi ağıla kuşluk vakti döner, öğleden sonra sağılır ve tekrar otlağa çıkarılır. Kışlakta ise sürü bütün gün yayılır. Eylül ve Ekim aylarında keçinin karnındaki yavruyu (oğlağı) iyi beslemesi ve etten düşmemesi için gece yarısından sonra sürü "ördürüm" adı verilen gece otlatmasına kaldırılır.
Yörüklerin mutfak kültürü ve beslenme alışkanlıkları da doğrudan bu göçebe hayvancılık temelinde şekillenmiştir (Ersavaş ve Özkanlı, 2018: 48). Elde edilen et ve süt ürünleri, farklı yemek çeşitlerinin doğmasını sağlarken, kıl keçisi etinin kalite kriterleri üzerine yapılan bilimsel çalışmalar da yöresel beslenmenin ve bölgesel floranın et kalitesi üzerindeki özgün etkisini doğrulamaktadır (Özkaya, 2015). Ancak modern dünyanın getirdiği yerleşik düzen baskısı ve otlak alanlarının daralması, bu kadim kültürü ve aktif konargöçerliği sürdüren tek grup olan Sarıkeçilileri tehdit etmektedir (Ersavaş ve Özkanlı, 2018).
Sonuç olarak; Sarıkeçililerin yazlaktan kışlağa, güzlekten sahilin mavi sularına uzanan bu sessiz ve dirençli yolculuğu, bir hayvancılık faaliyeti olmaktan ziyade, Anadolu'nun ekolojik hafızasıdır. Onların keçileriyle kurduğu bu kadim dostluk, doğayı tüketmeden onunla uyum içinde yaşamanın en somut dersini vermektedir.
Kaynakça
Dulkadir, H. (1997). İçel'de Son YörüklerSarıkeçililer. Yüksek Lisans Tezi. Kayseri: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Ersavaş, H., & Özkanlı, O. (2018). 20. Yüzyılda Orta Toroslardaki Yörüklerin Mutfak Kültürü. Aydın Gastronomy, 2(1), s. 39-49.
Özkaya, P. T. (2015). Farklı coğrafi bölgelerimizde yetiştirilen kıl keçilerinde et kalite kriterlerinin karşılaştırılmas. Yüksek Lisans tezi. Manisa: Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü.

