Hayatın karmaşası içinde hepimiz bir şekilde yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Kimimiz rüzgâra göre yön değiştiriyor, kimimiz ise sadece önündeki birkaç adımı görerek ilerliyor. Ancak gözden kaçırdığımız çok temel bir gerçek var: Kendini eğitmediğin zaman, zifir bir karanlıkta yürüyorsun demektir.
Peki, nedir bu zifir karanlık?
Fiziksel bir ışıksızlıktan bahsetmiyoruz elbet. Bu, zihnin ve ruhun karanlığıdır. Kendini eğitmeyen insan, sadece başkalarının yaktığı fenerlerin ışığına muhtaç kalır. O fenerlerin neyi, ne kadar ve nasıl aydınlattığı ise tamamen feneri tutanın insafına bağlıdır. Kendi meşalesini yakamayan bir insan, hayat boyu manipülasyonların, önyargıların ve dogmaların gölgesinde el yordamıyla ilerlemek zorunda kalır.
"Eğitim" Sadece Bir Diploma Değildir
Çoğu zaman düştüğümüz en büyük hata, kendini eğitmeyi sadece okul sıralarına, alınan diplomalara ya da kariyer basamaklarına indirgemektir. Oysa gerçek eğitim, insanın kendi cehaletiyle yüzleşme cesaretidir.
-
Soru sorma becerisidir: Bize sunulan "gerçekleri" sorgulamadan kabul etmemektir.
-
Meraktır: Dünyanın, insanların ve en önemlisi de kendimizin derinliklerine inme arzusudur.
-
Esnekliktir: Yeni bir bilgi karşısında eski ve köhneleşmiş düşüncelerimizi çöpe atabilme olgunluğudur.
Kendini eğitmeyi bırakan insan, kaç yaşında olursa olsun yaşlanmıştır. Zira öğrenmeyi durdurduğumuz an, zihnimizin duvarlarını kalınlaştırır ve kendimizi o zifir karanlığa hapsederiz.
Kendi Işığını Yaratmak
Karanlıkta yürümek korkutucudur. Nereye basacağınızı bilemezsiniz, önünüze çıkan engelleri ancak onlara çarptığınızda fark edersiniz. Kendini eğitmek ise o zifiri karanlığa bir kibrit çakmakla başlar. Okunan her kitap, kazanılan her yeni perspektif, dinlenen her farklı fikir o cılız ışığı gür bir meşaleye dönüştürür.
"Dünyayı değiştirmek istiyorsan, önce kendini eğitmelisin." Çünkü değişen ve aydınlanan her birey, çevresindeki karanlığı da biraz olsun dağıtır.
Yolunuzu başkalarının çizdiği sınırlarla değil, kendi aklınızın ve bilginizin ışığıyla çizmek istiyorsanız, kendinizi eğitmeyi asla bırakmayın. Unutmayın, o karanlık sokakta kaybolmak bir kader değil, sadece kendi meşalemizi yakmayı reddetmenin bir sonucudur.
Bugün kendinize bir iyilik yapın ve o meşaleyi yakın. Yolunuz açık, ışığınız bol olsun.

